9 Mart 2016 Çarşamba

Bionic 880, medikal dünyasına tanıtılacak

Medikal sektörünün buluşma noktası olan Expomed 24-27 Mart tarihleri arasında kapılarının TÜYAP'ta açacak. EDT Sağlık, Türkiye ve gelişmekte olan Avrasya bölgesindeki sağlık sektörünün karar vericileri ile tedarikçilerini tek çatı altında toplayan lider fuar Expomed'e Biyofoton cihazlarıyla katılacak.
Biyofizikçi Med. Dr. F. Popp’un biyofoton teorisiyle biyofizikte çığır açmış bir çalışma ürünün olan Bionic 880, 3 akupunktur yolu üzerinden (iğne, elektro ve lazer) işlev görüyor. Tedavide iğneler yerine yumuşak ışıklar kullanan Bionic 880 biyofoton cihazı, mikrop transferini ve organ delinme risklerini ortadan kaldırarak bu yöntemlerle aynı sonuçlara ulaşmayı başardı.
Işık olmadan hayatın mümkün olmadığından yola çıkan Biyofizikçi Med. Dr. F. Popp’a göre vücut hücrelerimizde de ışık mevcuttur. Organlarda ve hücrelerde herhangi bir hasarın meydana gelmesinden önce hücre düzeyinde foton ışınların azaldığı bilgisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu tedavi yönteminde hücreler, biyofoton yani foton biçimindeki ışınların etkisiyle yenileniyor. Hormonların düzenlenmesi ve hücrelerin uyarımı için biyofotonların iyileştirici gücünden faydalanan Bionic 880’nin yaydığı biyofotonlar deri tarafından emilir ve vücut içerisine çoğalır ve düzensiz olarak yayılır. Yayılan bu biyofotonlar birbirinden farklı hormonları düzenlemek ve üretimini dengelemek adına sırasıyla sinir sistemi, omurilikten sonra beyne ulaşır. Bu yolla biyofotonlar, endorfin, seratonin ve kortizın gibi vücutta önem derecesi yüksek hormonları düzenleyebilmektedir.
Tüm dünyadan onlarca firmaya ve binlerce ziyaretçiye kapılarını TÜYAP’ta açacak olan Expomed’te tanıtılacak, Bionic 880’nin kilo verme, kronik ağrıları azaltma, vücutta rahatlama, kan dolaşımı ve sindirim sistemleri üzerinde olumlu etkileri gözlemlenmiştir. Bionic 880 biyofoton tedavisi vücutta hormonları olması gereken seviyede tutmaya yardımcıdır. Hırslanma sırasında vücut bölümlerinin bastırılmasıyla endorfin üretimini geri çeker. Stres durumunda adrenalin ve noradrenalin yanında kortizol de önemli rol oynar. Şok ve stres durumunda kortizol üretimi yükselir. Aynı zamanda biyofoton ışıklarının uyardığı vücutta kortizol seviyesini azalttığı gözlemlenmiştir.








1 Mart 2016 Salı

Ağrıya kökten çözüm: Mora ağrı terapisi


Yapılan iş, stres ve daha birçok neden ağrı kesicileri günlük hayatımızın vazgeçilmesi haline getirdi. Çalışma hayatı, stres, günlük koşturmaca derken bel, boyun, baş ağrıları listenin başlarına yazabiliriz. Bu ağrıları ortadan kaldırmak için ağrı kesicilere başvururuz fakat ağrı kesiciler ağrının kaynağını ortadan kaldırmayarak, bir süreliğine söz konusu ağrıyı duymamamız için hissizlik yaratır.

Sigara, alkol, alerji, diyabet ve ödem sorunları gibi farklı başlıklarda başarısı birçok kez kanıtlanmış Mora Terapi ağrı tedavisinde de başarılı sonuçlar elde etmiştir. Temelde vücuttaki normal olmayan işleyişi normal ve sağlıklı haline getirmek olan Mora Terapi ağrıya bir neden değil de sonuç olarak yaklaşarak, ağrıya neden olan sorunu ortadan kaldırmaya yönelik adım atar. Birbirinin ayna yansıması gibi iki farklı frekansın birbirini yok edeceği bilginden yola çıkan Mora Terapi ağrıya neden olan sorunu ortadan kaldırarak ağrının kesilmesini sağlıyor.

Minimum 6 seansta sonuç veren Mora ağrı tedavisi, insan vücuduna bütünsel yaklaşarak sorunu meridyen mantığı ile çözmeyi hedefliyor. İnsan vücudundan geçtiği varsayılan dikey çizgilerin yani meridyenlerin aynı doğrultudaki organlar ile bağlantısı olduğu ve bu bağlantılara ulaşarak tedavi etme yöntemi olan meridyen tedavisinde; diz ağrısı aslında aynı meridyen üzerinde yer alan midedeki soruna işaret ediyor olabilir. Bütünsel tıp olarak nitelendirdiğimiz Mora Terapinin her seansı kişiye özel uygulanıyor. Yan etkisi olmayan yani kişinin şikayetçi olduğu sorunu ortadan kaldırırken başka bir soruna yol açmayan terapi öncesi bol bol su içmek gerekiyor. Mora Terapi, vücuttaki suyla aktif hale gelen elektromanyetik frekanslar ile hücreleri eski sağlıklı haline geri döndürür. Mora ağrı terapisi esnasında rahatlama hali ve mevcut şikayetlerde azalma gözlemlenir. İlerleyen tedavi seansları sırasında nadir de olsa ağrıda artış, ağrı bölgesinde hafif karıncalanma hissedilir. Bunlar tedavinin başarılı bir şekilde devam ettiğine, o bölgenin iyileştiğine işarettir.


21 Şubat 2016 Pazar

Alerjik hastalıklardan, kilo kontrolüne bir mucize

Epey soğuk geçen bir kışın ardından oldukça yorulduk ve hepimiz baharın hayalini kurar olduk. Kış aylarını geri bırakmaya hazırlandığımız bu günlerde alerjisi olan pek çok kişi için düşündürücü günler yaklaşmakta. Ne yazık ki baharın yaklaşması alerjisi olan kişiler için hayatı zindan eden bir durum. Alerjiyi kısaca vücudumuzun, aslında zararlı olmayan bazı maddelere veya hava şartlarına tepki vermesi olarak açıklayabiliriz. Bahar aylarındaki nükseden alerjilerin en bilineni ise polen alerjisidir.

Kilo kontrolünden, sigara ve alkol bağımlılığına ve bağırsak florası temizliğine kadar geniş yelpazede başarısı pek çok test ile kanıtlamış Mora Terapi’nin alerjik hastalıklarda da etkili olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı  Dr. Mustafa Çalık, astım ve diğer alerjik hastalıklara sahip kişilerin Mora Terapi ile 5-7 seans arasında iyileşebileceğini vurguladı. Tamamlayıcı tıp yöntemi Mora Terapi ile alerjik reaksiyonlara neden olan maddeyle birlikte ağır metal yükü ve elektromanyetik yük gibi diğer toksik yüklerinde temizlendiğini vurgulayan Dr. Çalık bu işlemlerden sonra kişinin vücudundaki birikmiş alerjen yükünün temizlendiğini kaydetti.

Mora Terapi’nin her yaş grubu için uygulanabileceğini ifade eden Dr. Çalık, “Bu konudaki yaklaşık 6 yıllık deneyimim ışığında Mora Terapi’nin 7-35 yaş arasındaki hastalarımda 5-7 seanslık standart alerji tedavisi %75- 80’in üzerinde olumlu sonuçlar verdiğini söyleyebilirim. Yapılan  işlemlerle hastanın semptomları ya tamamen ortadan kalkmakta ya da antialerjikantiastmatik ilaç gereksinimi belirgin oranda azalmaktadır” diye konuştu.

“Özellikle polen alerjisinde mümkün olduğu kadar geniş bir spektrumda polen tozunu tedaviye dâhil etmek gerekir” diyen Dr. Çalık, “Hastayla iyi bir iletişim kurup tedavi için bahçeden veya ormandan gerekli alerjen tozlar temin edilebilir” dedi. Mora Terapi’nin geniş tedavi edici yelpazesine de değinen Dr. Çalık, kilo kontrolü tedavisindeki başarısı hakkında şöyle konuştu:

“Mora Terapi, hastalıkların holistik bir perspektifle değerlendirildiği genel olarak maddelerin frekanslarının veya onlara ait elektromanyetik titreşimlerin tanı ve tedavi amacıyla kullanıldığı en gelişmiş biyorezonans yöntemidir. Bu yöntemle kilo vermek ve kilo kontrolü sağlamak mümkün. Söz konusu elektromanyetik frekanslar yardımıyla metabolizdaki rafineri karbonhidrat bağımlılığı silinerek hastanın yeme isteği azaltılır. Aynı zamanda insülin direnci azaltılarak sağlıklı şekilde verilen kiloları korumayı da kolaylaştırılır. Yeme alışkanlığında bu iyileşme kişinin yaşam kalitesini de artırır. Fakat Mora terapi ile yapılan tedavi hangi soruna yönelik olursa olsun bol uygulamalar esnasında bol bol su tüketilmelidir. Bu vücudun temizlenmesine katkı sağlayacaktır.


9 Şubat 2016 Salı

Aynada kendini seyreden sonsuz güzellik için: Mora Beauty

Zaman geçip çağlar değişse de kadınlar için değişmeyen nadir olgulardan biridir güzellik anlayışı. Destanlara şiirler konu olan güzelliği kimi şair “Aynada kendini seyreden sonsuzluk” olarak tarifler kimi yazar ise “Çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtü” olarak. Bu örtüyü ya da sonsuzluğu korumak için kullanılan pek çok yöntemin kapısı genelde pahalı ve uzun süren tedavilere çıkar. Verilen maddi ve manevi özveriye karşılık çoğunlukla bu yöntemlerin sonucu beklentinin altında kalır.

Günümüzde bilimsel araştırmaların hızlanması ve teknolojinin gelişmesiyle kadınların güzelliklerini korumaları var olan minik kusurlarını yok etmeleri mümkün hale geldi. Güzelliği bir bütün olarak ele aldığımızda; selülit, yüz, boyun ve dekolte kırışıkları, saç, tırnak ve göz alanlarındaki kusurların aslında tek ve yan etkisiz bir çözümü var. En son biorezonans teknolojiye ve akıllı yazılımın ultra modern kullanımına sahip Mora Terapi cihazlarından Mora Beauty Wellnes ile sıraladığımız tüm bu sorunlara ve daha nicelerine çözüm bulmak hayal değil.

Teknolojisi, etkinliği ve güvenirliğiyle güven veren Alman teknolojinse sahip Mora Beauty fiziksel ve ruhsal anlamda rahatlamanıza yardımcı oluyor. Beslenme, kilo kontrolü, detoks işlemlerinde kişiye rahatlama sunarak; stres gidermeye, alkol ve sigara bağımlılıklarından kurtulmaya da imkan sunan Mora Beauty Wellnes farklı alanlarda kullanılan 4 özel yazılım modüllerini tek tek ve birlikte kullanma seçeneği sunuyor.

Mevcut güzelliğini korumak ya da doğal güzelliğini geri kazanmak isteyen herkese seslenen cihazın temel amacı kişilerin kendini rahat ve mutlu hissetmesi. Bağ dokuları ve genel görünümde canlandırıcı, uyarıcı ve rahatlatıcı uygulamalarıyla kişinin kendini iyi hissetmesini sağlayan Mora Beauty Wellnes’nin etkinliği terapiler, gönüllüler ve profesyonel uygulayıcılar tarafından onaylanmıştır. SPA etkisi taşıyan biorezonans yöntemiyle kısa sürede fark edilecek etki gözlemeyi mümkün kılıyor.  Tüm tedavilerinin merkezinde kişilerin kendilerini iyi hissetmesi fikri olan Mora terapi yönteminin son teknolojisi Mora Beauty Wellnes, biorezonans teknolojisinin gelişmesinden bu yana yeni standartlar belirleyerek yenilikçi bir dönüm noktası oluşturuyor.

En yüksek standartlar göz önüne alınarak üretilen Mora Beauty Wellnes güvenli, hızlı ve delege edilebilen kullanımın yanı sıra tam ağ entegrasyonu, patentli 2 kanallı teknoloji ve güncellemeleri internet üzerinden gerçekleştirme imkanına sahip. Modern tasarımı ve basit kurulumuyla kullanıcıya ve profesyonele büyük kolaylık sağlıyor. Bu güne kadar bu tedaviyle karşılaştırabilecek kadar hassas, sürdürülebilir ve etkili bir tedavi yönteminin olmadığı söyleyebiliriz.




29 Ocak 2016 Cuma

Çocuğunuzun duygu durumunu Bach Çiçekleriyle düzeltebilirsiniz


Çocukların korkuları ve öfkeli halleri anne ve babaları endişelenmelerine yol açarak kendilerini kötü hissetmelerine neden oluyor. Her annen baba çocuğunu bu durumlardan uzaklaştırmak, sakin ve huzurlu bir hayat sürdürmesi için çaba harcıyor. Bu durumlar yaklaşan tehlikeye nedeniyle kişide kaçma isteği uyandıran korku, nesne ve durumlara karşı anlamsız ve sürekli korku olan fobi ve öfke kontrol becerisinin düşük olduğu çocuklarda daha sık görülüyor.

Kötü çocukluk çağı yaşantıları, aile içi şiddet, ailede şiddetli geçimsizlik ve kavgalar çocuğun saldırganlaşmasına ve beyninin öfkeyi makul gösterir tarzda şekillenmesine sebep oluyor. Enerjileri fazla gelen okul öncesi dönemdeki birçok çocuk sinirlendiğinde, kızdığında ya da yerinde duramayacak kadar enerji dolu olduğunda etrafındaki kişilerle ya da nesnelerle şiddeti kullanarak iletişim kurmayı deniyorlar.

Çocuklardaki fobik korku, sinirlilik ve agresif hal genellikle bir travma sonrası oluşur. Alınan rol modellerinin (Anne, baba, kardeş, öğretmen vs) uygun davranışlar sergilememesi de çocukların yaşadığı bu olumsuz duygu durumlarına sebep olur. 38 farklı çiçek kürünün tanımlanmış 38 duygu durumu için kullanıldığı Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi; çocuklardaki fobik korku, sinirlilik ve agresyon halinin ortadan kaldırılmasını sağlıyor.

Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı çalışmalar sonucu geliştirilen Bach Çiçekleri Terapisi’nin duygu durumlarının düzeltmede oldukça etkili. Elektronik frekans bilgisinin kullanılmasıyla doğal ve yan etkisiz olarak gerçekleşen terapi sonrası çocuklardaki söz konusu korkuların ortadan kalktığı gözlemlenmektedir. Çocuğun enerji alanındaki korkuya, sinirliliğe ya da agresif olmaya yol açan duygu tıkanıklıklarını açan Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, söz konusu durumlara yol açan frekansları temizliyor. Enerji durumunda dengelenme sağlayarak çocuklarda kayda değer sakin ve mutlu bir hal sağlar.

Çocukluk döneminde edinilen alışkanlıkların ve davranışların hayatımıza yön verdiğinin bilincinde olan anne babalar herhangi bir yan etkisi bulunmayan ve doğal yollarla gerçekleşen Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi ile çocuklarına sakin ve huzurlu bir gelecek sunuyor.


24 Ocak 2016 Pazar

Çiçeklerden gelen rahatlama: Bach Çiçekleri Terapisi


21. yüzyıldaki yaşamın modernleşmesi, teknolojinin gelişmesi yaşamımızı kolaylaştırdığı gibi kaçınılmaz stresleri de yanında getirdi. Kentleşme oranının yüzde 78’i bulduğu ülkemizde özellikle büyük şehirlerdeki hayatların her yanı stresle çevrilmiş durumda. Fiziki çevre, iş yaşantısı ve psikososyal özellikler kişideki stresin kaynağını oluşturan birincil etmenler. Stresi yaratan durumları ortadan kaldıramayan bireyler stresle baş etmenin yolu olarak olarak kimi zaman bedeni ve ruhu rahatlatan sporlara kimi zaman da bir terapiye başvuruyor.

Ünlü tıp doktoru İngiliz Dr. Edward Bach’in çiçeklerin iyileştirici özellikleri üzerine yaptığı araştırmaların gelişmesi üzerine ortaya çıkan Bach Çiçekleri Terapisi tüm dünyada psikolojik sorunlar için kullanılan homeopatik (benzeri benzer ile iyileştirme) bir kürdür. 38 farklı çiçek kürünün tanımlanmış 38 duygu durumu için kullanılan Bach Çiçekleri Terapisi; korku, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, umutsuzluk, çaresizlik hissi, gibi duygu ve düşünceleri gidermek için de kullanılıyor. Mora Terapi uygulamalarından biri olan Bach Çiçekleri Terapisi vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyaller filtreliyor ve vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor.

Kişinin günlük yaşamında hissettiği stresi ve kaygıları azaltmak, ani öfke nöbetlerini gidermek, sabırsızlık, kararsızlık, takıntılı olmak gibi çok farklı duygu durum bozukluklarını gidermek amacıyla kullanılan Bach Çiçekleri Terapisi, elektromanyetik frekanslardaki dengelenmeyle kişide pozitif değişim sağlıyor. Mora Terapi cihazlarıyla yapılan frekans filtreleme ve düzeltme terapilerinde kişi ağrı, acı gibi herhangi bir fiziksel etki hissetmiyor.

Strese maruz kalarak bozulan elektromanyetik sinyallerin vücuttan atılmasıyla kişi rahatlama, duygu durumunda gözlemlenebilen sakinlik ve mutluluk dikkat çeker.  Bu terapi ile ruh hali dengelendiği için oluşan olumlu düşünce hali, organik rahatsızlıklarda da iyileşme görülmesine neden oluyor.

Avrupa’da 100 yıldır yaygın olarak kullanılan bir homeopatik ilaç tedavisi olan Bach Çiçekleri Terapisi, çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansların Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur.


21 Ocak 2016 Perşembe

Hayalimiz gerçeğe dönüşüyor: Aç kalmadan zayıflamak mümkün

Toplumsal çalışmalara, uyarılara ve önlemlere rağmen modern yaşamın hayatımıza kattığı tüketim alışkanlıkları ve düzensiz beslenme biçimi bize kontrol etmekte güçlük çektiğimiz kiloları miras bıraktı. Fazla kilolar konusunda yanlış beslenme, insülin direnci, hareketsizlik ilk sıraya yazılabilecek nedenler olarak anılırken basit psikolojik travmaların dahi beslenme alışkanlıklarını değiştirebildiği bilmekte.

Kilo vermenin bazılarımız için adeta bir işkenceye dönüştüğü ve defalarca denemenin sonunda elde kalan hayal kırıklığı malum. Aç kalmadan zayıflatacak yöntemleri dört gözle arar olduk, yeme alışkanlığını değiştirerek kilo vermek ise epey zorlayan bir süreç. Çocukluğundan itibaren edindiği yeme alışkanlıklarını bir an değiştirmek zorunda kalan bireyler aynı zaman psikolojik olarak da baskı altında kalıyor ve bu da kilo vermeyi neredeyse imkansız hale getiriyor.

Diyet yapıyor hissi yaşatmadan yeme istediğimiz azaltan tamamlayıcı tıp yöntemi Mora terapi cihazları;ekmek, makarna, hamur işleri, tatlılar gibi karbonhidrat içeren besinler ile tuz, kahve, çay ve alkol gibi metabolizmaya zarar veren gıdaları yeme isteğinizi ortadan kaldırıyor. Türkiye’de 100’den fazla merkezde uygulanan bu tamamlayıcı tıp yöntemini kullanan bireyler, ilk seansta yemek alışkanlıklarında fark edilir değişim yaşandığını ve asıl etkinin 2. seansı takip eden günlerde ortaya çıktığını dile getiriyor.




Yeme alışkanlığında iyileşme


Zayıflama programlarının işe yaraması ve kalıcı olmasında en önemli faktörünün kişinin diyet haline psikolojik uyum sağlayabilmesidir.Yeme alışkanlığında yapılacak pozitif bir düzenlemeyle uzun diyet listelerinin içinde kaybolmayan bireyler daha mutlu ve sağlıklı kilo veriyor.Kilo verme konusunda özellikle zorluk çekilen konulardan olan tatlı yeme isteğinin terapi sonrası ortadan kalkması bireyi psikolojik olarak da rahatlatıyor.

Vücudumuzdaki doku ve sistemler arasındaki iletişimin elektromanyetik frekanslar yardımıyla gerçekleştiğinden yola çıkarak; metabolizmamızdaki rafineri karbonhidrat bağımlılığını bu elektromanyetik frekanslarla silen, yeme isteğini azaltan ve insülin direncini azaltan Mora terapi, sağlıklı şekilde verilen kiloları korumayı da kolaylaştırıyor. Zararlı ve toksik madde frekanslarının vücuttan silinmesiyle yapılan seanslar sonrası bireyler eskiye oranla; bağışıklık sistemi daha güçlü, vücutta birikmiş toksik maddelerden arınmış ve daha sağlıklı olarak yaşamını sürdürüyor. Biyofiziksel süreçler ile vücudu temel olarak kilo vermeye zorlamayan bu yöntemi kullanan bireyler metabolizmalarındaki dengelenmeyi ve sağlıklı deviminin kısa süre içinde farkına varıyor. Rahatlayan ve sağlıklı bir şekilde kilo kontrolünü sağlayan bireyler pek çok fiziksel rahatsızlıklarının da iyileştiğini gözlemliyor. Anormal olan ve anormalliğin aşırı uçlarda olduğu durumları normalleştirmenin mümkün olabildiğini bilmekteyiz. Söz konusu dengesizliğin giderilmesi amaçlayan Mora terapi yöntemi de tam bu noktadan hareketle bireyin metabolizmasını ve enerjisini dengeliyor.