bahar alerjisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahar alerjisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2025 Pazartesi

Mora Terapi ile Enerjinizi Yenileyin: Bahar Yorgunluğunu Geride Bırakın




Mora Terapi ile Enerjinizi Yenileyin: Bahar Yorgunluğunu Geride Bırakın

Mevsim geçişleri birçok kişi için enerji düşüklüğü, halsizlik ve motivasyon kaybı anlamına gelir. Özellikle bahar aylarında, doğa canlanırken vücut tam tersi şekilde yorgun hissedebilir. Bu duruma bahar yorgunluğu denir. Peki, bu geçiş dönemini daha zinde, dengeli ve enerjik geçirmek mümkün mü? Cevap: Evet! Mora Terapi ile…


Bahar Yorgunluğu Nedir?

Bahar yorgunluğu; mevsim değişimiyle birlikte vücut ritminin bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan fiziksel ve zihinsel bir durumdur. En sık görülen belirtiler:

  • Sürekli yorgunluk hissi

  • Uyku düzeninde bozulma

  • Odaklanma güçlüğü

  • Kas ve eklem ağrıları

  • Ruh halinde dalgalanmalar

Bu belirtiler, günlük hayat kalitesini düşürür ve verimliliği etkiler. İşte Mora Terapi bu noktada devreye girer.


Mora Terapi Bahar Yorgunluğuna Nasıl Yardımcı Olur?

Mora Terapi, biorezonans teknolojisiyle vücudun enerji dengesini yeniden kurar. Bahar yorgunluğu şikayetleriyle gelen danışanlarda hedeflenen destekler şunlardır:

  • Enerji seviyesini yükseltmek

  • Uyku kalitesini artırmak

  • Stresi ve kaygıyı azaltmak

  • Bağışıklık sistemini dengelemek

  • Zihinsel berraklık kazandırmak



Neden Mora Terapi?

Mora Terapi, klasik yorgunluk çözümlerinden farklı olarak vücudu baskılamaz, dengelemeyi hedefler. Bitkisel takviyeler ya da kahve gibi geçici çözümler yerine, sorunun kaynağına inerek frekans düzeyinde iyileştirme sağlar. Üstelik tamamen non-invaziv bir yöntemdir.


Kimler Tercih Edebilir?

  • Mevsim geçişlerinde halsizlik yaşayanlar

  • Sürekli yorgun hissedenler

  • Uyku problemi çekenler

  • Stresle baş etmekte zorlananlar

  • Enerjisini ve motivasyonunu yeniden kazanmak isteyen herkes



Yeni Mevsime Hafif ve Zinde Başlayın

Kendinize bu baharda bir iyilik yapın. Bahar yorgunluğunu arkanızda bırakın, Mora Terapi ile hem bedeninizi hem zihninizi yenileyin.

Unutmayın: Gerçek enerjiyi bulmak için frekansınıza kulak verin.



*Bu yazı bilgi vermek amaçlı yazılmıştır. Sağlığınız için en doğru bilgilere ulaşmak için uzman bir hekiminize mutlaka danışmanızı öneriyoruz.


10 Temmuz 2016 Pazar

Mora Terapi ile alerjisiz, sağlıklı bir yaşam mümkün!

Alerji, en yalın haliyle vücudumuzun aslında zararlı olmayan bazı maddelere gösterdiği aşırı reaksiyon olarak tanımlanabilir. Alerjen adı verilen normalde zararlı olmayan maddeler karşı bağışıklık sisteminin verdiği aşırı tepki kişinin günlük hayatını çok ciddi bir şekilde sekteye uğratabilir. Halk arasında da yaygın olarak bilinen ve en sık olarak karşılaşılan alerjiler olarak; ev tozu, polen, evcil hayvanların tüyleri, bazı gıda maddeleri, ağır metaller, ilaç alerjilerini sayabiliriz. Alerjik hastalıklar genellikle üst ya da alt solunum yollarını, göz, deri ve sindirim sistemi etkiler. Sadece bir organ sisteminin hastalığı olmayan alerjiler bir bütün içerisinde değerlendirilmelidir.

Alerjik hastalıkların çocukluk çağında daha sık görülmesiyle birlikte ilk başlangıç her yaşta olabiliyor. Alerjik hastalıklar çoğunlukla kalıtsal yolla kişiye aktarılır. Kişi bir maddeye karşı alerjik reaksiyon gösteriyorsa farklı bir maddeye de reaksiyon gösterme olasılığı yüksektir. Alerjik hastalıkların, çocuklarda görülme sıklığının her geçen gün arttığı bir dönemde çocuk alerjisine de tıpkı yetişkin alerjisi gibi bir bütün olarak yaklaşan Mora Terapi alerji tedavisi, herhangi bir yan etkiye yol açmadan vücuttaki alerjen yükünü temizliyor.


Alerjik hastalıklardaki yüksek artış

2011 yılında İstanbul’da gerçekleşen Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji Akademisinin 30’uncu yıllık kongresi’nde konuşan Berlin Charite Tıp Üniversitesi alerji uzmanı Prof. Dr. Paola Matricardi, Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre, 4 çocuktan birinin alerjik hastalığa sahip olduğunu belirterek çocuklarda alerjik hastalıkların sanıldığından daha yaygın olduğuna vurgu yaptı. Aynı şekilde 2011 yılında yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’deki alerjik hastalıklar toplumun  yüzde 20'sinden fazlasını etkiliyor ve kronik hastalıklar içerisinde ilk sıralarda yer alıyor. Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Koray Harmancı ise 2013 yılında yaptığı açıklamada “Bundan 15-20 yıl önce çocuklardaki alerjik astım sıklığı yüzde 2-3 iken günümüzde bazı bölgelerde yüzde 15'lere kadar yükseldi” sözleriyle alerjik hastalıklardaki artışa dikkat çekmişti.

Alerjik şikayetleri olan çocukların mutlaka bir çocuk alerji uzmanı tarafından değerlendirildikten sonra tedavisine başlanan Mora Terapi alerji tedavisi, 5-7 seanslık standart işlemlerle %75- 80’in üzerinde başarı sağlanıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çalık, alerji tedavisi için ilk yapılması gerekenin alerjiye neden olan etkenin bulunup, kişiden uzaklaştırılması gerektiğini belirterek, “Bütünsel tıp yöntemi olan Mora Terapi ile alerji tedavi konusunda yaptığım çalışmalarla özellikle çocuk veya genç, astımlı ya da alerjik hastalarda (7-35 yaş arası), 5-7 seanslık standart alerji tedavisi %75- 80’in üzerinde olumlu sonuçlar elde ediyoruz. Hastaların semptomları ya tamamen ortadan kalkıyor ya da antialerjik, antiastmatik ilaç gereksinimi belirgin oranda azalıyor. Mora Terapi alerji tedavileri sırasında sadece kişinin vücudundaki alerjen madde kaynaklı yük değil, aynı zamanda ağır metal yükü ve elektromanyetik yük gibi diğer toksik yükler de temizlenmiş oluyor” diye konuştu.

Mora Terapi alerji tedavisi seanslarında kişi ile alerjik maddeler arasında oluşmuş olan patolojik ilişki değiştirilerek, alerjen madde frekanslarının vücut üzerinde bıraktığı izlerin silinir ve kişinin vücudundan uzaklaştırılmış olur. Bu sayede kişinin vücudunda birikmiş alerjen yük temizlenir. Mora Terapi alerji tedavisinin sonunda kişinin sadece alerjen maddelerle olan patolojik ilişkisi değişmez aynı zamanda vücudun pek çok alanda kendisini toparlaması ve daha sağlıklı olması sağlanır.




21 Şubat 2016 Pazar

Alerjik hastalıklardan, kilo kontrolüne bir mucize

Epey soğuk geçen bir kışın ardından oldukça yorulduk ve hepimiz baharın hayalini kurar olduk. Kış aylarını geri bırakmaya hazırlandığımız bu günlerde alerjisi olan pek çok kişi için düşündürücü günler yaklaşmakta. Ne yazık ki baharın yaklaşması alerjisi olan kişiler için hayatı zindan eden bir durum. Alerjiyi kısaca vücudumuzun, aslında zararlı olmayan bazı maddelere veya hava şartlarına tepki vermesi olarak açıklayabiliriz. Bahar aylarındaki nükseden alerjilerin en bilineni ise polen alerjisidir.

Kilo kontrolünden, sigara ve alkol bağımlılığına ve bağırsak florası temizliğine kadar geniş yelpazede başarısı pek çok test ile kanıtlamış Mora Terapi’nin alerjik hastalıklarda da etkili olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı  Dr. Mustafa Çalık, astım ve diğer alerjik hastalıklara sahip kişilerin Mora Terapi ile 5-7 seans arasında iyileşebileceğini vurguladı. Tamamlayıcı tıp yöntemi Mora Terapi ile alerjik reaksiyonlara neden olan maddeyle birlikte ağır metal yükü ve elektromanyetik yük gibi diğer toksik yüklerinde temizlendiğini vurgulayan Dr. Çalık bu işlemlerden sonra kişinin vücudundaki birikmiş alerjen yükünün temizlendiğini kaydetti.

Mora Terapi’nin her yaş grubu için uygulanabileceğini ifade eden Dr. Çalık, “Bu konudaki yaklaşık 6 yıllık deneyimim ışığında Mora Terapi’nin 7-35 yaş arasındaki hastalarımda 5-7 seanslık standart alerji tedavisi %75- 80’in üzerinde olumlu sonuçlar verdiğini söyleyebilirim. Yapılan  işlemlerle hastanın semptomları ya tamamen ortadan kalkmakta ya da antialerjikantiastmatik ilaç gereksinimi belirgin oranda azalmaktadır” diye konuştu.

“Özellikle polen alerjisinde mümkün olduğu kadar geniş bir spektrumda polen tozunu tedaviye dâhil etmek gerekir” diyen Dr. Çalık, “Hastayla iyi bir iletişim kurup tedavi için bahçeden veya ormandan gerekli alerjen tozlar temin edilebilir” dedi. Mora Terapi’nin geniş tedavi edici yelpazesine de değinen Dr. Çalık, kilo kontrolü tedavisindeki başarısı hakkında şöyle konuştu:

“Mora Terapi, hastalıkların holistik bir perspektifle değerlendirildiği genel olarak maddelerin frekanslarının veya onlara ait elektromanyetik titreşimlerin tanı ve tedavi amacıyla kullanıldığı en gelişmiş biyorezonans yöntemidir. Bu yöntemle kilo vermek ve kilo kontrolü sağlamak mümkün. Söz konusu elektromanyetik frekanslar yardımıyla metabolizdaki rafineri karbonhidrat bağımlılığı silinerek hastanın yeme isteği azaltılır. Aynı zamanda insülin direnci azaltılarak sağlıklı şekilde verilen kiloları korumayı da kolaylaştırılır. Yeme alışkanlığında bu iyileşme kişinin yaşam kalitesini de artırır. Fakat Mora terapi ile yapılan tedavi hangi soruna yönelik olursa olsun bol uygulamalar esnasında bol bol su tüketilmelidir. Bu vücudun temizlenmesine katkı sağlayacaktır.


28 Mayıs 2014 Çarşamba

Modern Hayat Alerji Yapıyor

Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tevfik Özlü,  sigara kullanımı, kapalı mekanlarda, ofislerde yaşama, duvardan duvara halılar, oda spreyleri, yer döşeme, halı ve yüzey temizliğinde kullanılan temizleyicilerin astım ve alerjik hastalıkları olanlarda çeşitli etkilere yol açtığını vurguladı.
Deterjan veya şampuanlar, "mis gibi kokan" çamaşır deterjanları ve yumuşatıcılar, gıda katkıları içeren endüstriyel işlem görmüş besinler, egzoz gazları ve atmosfer kirliliği, ev içindeki ısınma, pişirme amaçlı yakıtlardan yayılan gazlar, böcek, sinek öldürücü sprey ilaçlarının da astım ve alerjik hastalıkları etkilediğini dile getiren Özlü, şöyle konuştu:
"Artık günlük kent yaşamının adeta kaçınılmaz unsurları haline gelmiş bu faktörler, astım ve alerjik hastalıkların gelişmesine, artmasına ve tetiklenmesine neden olabiliyor. Astım ve alerjik hastalıklar doğal yaşamda çok daha az görülüyor. Tarlada, bahçede çalışan, toza toprağa karışan, ev yapımı gıdalarla beslenen, kimyasallarla bulaşmamış temiz hava teneffüs eden, doğal sabunla temizlik yapan, sigara kullanmayan kişiler astım ve alerjiden büyük oranda korunmuş oluyorlar. Astım ve alerji, modern insanın yaşamını tehdit ediyor. Tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini düşürüyor, eforunu etkileyebiliyor, uyku kalitesini ve düzenini bozuyor, okul ve iş başarısını olumsuz olarak etkileyebiliyor, uzun süreli tedavileri gerektirebiliyor."

Prof. Dr. Özlü, günümüzde astım ve alerjik hastalıkların, artık etkin tedavilerle çok büyük oranda kontrol altına alınabildiğini de vurgulayarak, "Tedaviyle astımı-alerjisi olmasına rağmen kişi, normal sağlıklı bir kişi gibi yaşayabiliyor. Ancak, tedaviden daha iyisi korunma. Bu da kent yaşamında oldukça zor. Bazı alışkanlıklarımızdan vazgeçmek ve mümkün olduğunca doğal yaşama dönmek gerekiyor" dedi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25512098

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Bahar Keyfiniz Kaçmasın.

Bitkilerin erkek tohumları olan polenler, taşındıkları bitkiden kilometrelerce uzaktaki kişide bile alerjiye neden olarak, güzel bahar günlerini kabusa çevirebiliyor.

Duyarlı kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olan maddelere “alerjen” denir. Alerjenler vücuda solunum yoluyla (polenler, küfler, ev tozları gibi), ağız yoluyla (besinler, ilaçlar gibi) ve deri yoluyla (kimyasal maddeler, böcek ısırıkları gibi) girebilir. Alerjik hastalıklar arasında astım, saman nezlesi, egzama, ürtiker yani kurdeşen ve göz nezlesi sayılabilir.
Alerji, genetik eğilimi olan kişilerde çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkabilmekte. "Alerjisi olmayan sağlıklı biri polenleri soluduğunda herhangi bir sorun yaşamazken, alerjik yapıdaki kişilerde hapşırık, burun akıntısı, nezle, nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkar" diyen Göğüs Hastalıkları Uz. Dr. Füsun Soysal, bahar alerjileri hakkında merak edilen noktalara değindi.
POLENLER GENİŞ BİR ÇEVREYİ ETKİLEYEBİLİRAlerjik kişilerin polen alerjileri farklılık gösterir. Ağaç polenleri daha çok Şubat-Mayıs, ot polenleri Mayıs-Haziran aylarında, yabani ot polenleri ise yaz ortasından sonbahara dek yakınmalara neden olur. Sabah saatlerinde havadaki polen miktarı genellikle daha fazladır. Yağmurlu günlerde havada uçuşan polen miktarı azaldığından polen alerjisi olan kişiler rahat eder. Tam tersine sıcak ve rüzgarlı günlerde polen yayılımı artar. Bazı kişilerde alerjik oldukları polenle benzer aileden olan bitkilere karşı da alerji görülebilir. Buna “çapraz alerji” adı verilmektedir. Örneğin, huş ağacı polenine alerjisi olan kişiler, elma, armut, havuç, kereviz ve domates yediklerinde dudaklarında ve damaklarında kaşıntı olabilir.
ALERJİK HASTALIKLAR TETİKLENİR
Polenler, saman nezlesi (alerjik nezle) ve astım belirtilerini tetikleyebilirler. Saman nezlesi aslında “mevsimsel alerjik rinit” olarak bilinen hastalığın halk arasındaki adıdır. Çoğunlukla ilk belirtiler çocuklukta ve gençlikte ortaya çıkar. Burunda ve genizde akıntı ve kaşıntı, hapşırık, gözlerde sulanma, yaşarma, kızarıklık, gözaltlarında morarma gibi yakınmalara neden olur. Çocuklarda burnun elle yukarı doğru sürekli itilmesiyle (“alerjik selam”) burun üzerinde çizgi şeklinde iz görülebilir. Hayat kalitesini oldukça bozan bu rahatsızlık, polenlerin solunmasıyla ve gözlere temas etmesiyle ortaya çıkar. Allerjik nezlesi olan bazı hastalar, mikrobik bir solunum yolu enfeksiyonu geçirdiklerini düşünebilirler. 1-2 haftayı geçen şikayetleri olan hastalar, mutlaka bir hekime başvurmalıdır.
Saman nezlesinden korunmada ilk adım, hastanın hangi polene karşı alerjisinin olduğunun saptanmasıdır. Bu amaçla hızlı ve kolay uygulanan deri testlerinden, kimi zaman da kan testlerinden yararlanılır. Alerji yapan etken saptandığında, kişi bundan olabildiğince uzaklaşmalıdır. Tedavide alerji önleyici ilaçlardan yararlanılır. Uygun kişilerde aşı tedavisi de belirtilerin giderilmesine yardımcı olabilir.
BAHARDA ŞİKAYETLER ARTARNefes darlığı, hava açlığı, öksürük, balgam çıkarma, göğüste tıkanma hissi gibi belirtilerle seyreden astım, bahar aylarında polenlerin yayılmasıyla kötüleşebilir. Polen alerjisi olan astımlı hastaların alerjik oldukları polenlerin yayıldığı haftalar/aylar boyunca şikayetleri artabilir. Bu dönemde hastanın ilaç tedavisinin yeniden düzenlenmesi gerekebilir. Diğer alerjenlere göre polenlerden kaçınmak biraz daha zordur. Bunun için alınacak bazı tedbirlerle kişinin maruz kaldığı polen miktarı azaltılabilir. İdeal olan kişinin alerjisinin olduğu bitkinin yetiştiği bölgeden başka bir yere taşınması gibi görünse de bir polene alerjisi olan kişi, yeni bir bölgeye taşındığında zaman içinde maruz kaldığı yeni polenlere karşı alerji geliştirebilmektedir.
ASTIM HASTALARI NELERE DİKKAT ETMELİ?Araba ve evlerin pencereleri kapalı tutulmalıdır. Polenler daha çok sabah saat 05.00-10.00 arasında yayıldıklarından ev öğleden sonra havalandırılmalıdır. Hasta mümkün olduğunca sokağa çıkmamalıdır. Dışarı çıktığında yapabiliyorsa polen maskesi kullanmalıdır. Polen mevsiminde açık havada spor yapmak doğru değildir. Dışarı çıkarken gözlerin yanını da örten güneş gözlüklerinin faydası olabilir.

Dışarıdan eve gelindiğinde hemen giysiler değiştirilerek yıkanmalı, mümkünse burun içini dahi yıkayarak banyo yapılmalıdır. Saçların yıkanması da buraya yapışan polenlerin temizlenmesi açısından yarar sağlar. Çamaşırlar dışarıda kurutulmamalıdır, üstlerine polen yapışabilir. Mümkünse polen mevsiminde çamaşır kurutma makinesi kullanılmalıdır. Evde ve arabadaki klimaların polen filtreleri sık sık değiştirilmelidir. Ev içi hava temizleyiciler eve giren polenlerin ortadan kaldırılmasında faydalı olabilir. Polen mevsiminde toz, sigara dumanı, boya kokusu, parfüm gibi irritanlardan uzak durmak, polen alerjisi olan kişinin şikayetlerinin ağırlaşmasını engeller.
Kişi kalıtsal olarak alerjiye eğilimli de olsa, alerji gelişiminde çevrenin rolü yadsınamaz. Alerjiye genetik yatkınlığı olan kişilerin alacağı alerji karşıtı önlemler, alerjik yakınmaların ortaya çıkmasını engeller, ya da geciktirir.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24951875