stres yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
stres yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2026 Pazar

Doğal Dengeyi Destekleyin: Alerji Sürecine Farklı Bir Yaklaşım Mora Terapi


 

Doğal Dengeyi Destekleyin: Alerji Sürecine Farklı Bir Yaklaşım Mora Terapi

Modern yaşam koşulları, çevresel faktörler ve yoğun stres yükü…
Tüm bunlar bedenin doğal dengesini etkileyebiliyor. Özellikle son yıllarda birçok insan; mevsimsel hassasiyetler, çevresel reaksiyonlar ve alerjik süreçlerle daha sık karşılaşmaya başladığını ifade ediyor.

Burun akıntısı, gözlerde sulanma, cilt hassasiyeti, sürekli yorgunluk hissi veya nefes konforunda değişimler…
Alerji süreçleri sadece fiziksel değil, yaşam kalitesini etkileyen bütünsel bir durum haline gelebiliyor.

Peki beden neden bazı dönemlerde daha hassas hale geliyor?
Ve bu süreçte doğal dengeyi desteklemek neden bu kadar önemli?

İşte bu noktada, frekans temelli non-invaziv wellness yaklaşımları arasında dikkat çeken Mora Terapi farklı bir perspektif sunuyor.

Alerji Süreci Sadece Dış Etkenlerle İlgili Değildir

Çoğu zaman alerji yalnızca polen, toz, gıda veya çevresel faktörlerle ilişkilendirilir.
Oysa bedenin verdiği reaksiyonlar çok daha bütünsel bir denge mekanizmasının parçası olabilir.

Yoğun stres, düzensiz yaşam alışkanlıkları, yetersiz dinlenme, çevresel yükler ve sürekli alarm halinde çalışan sinir sistemi; bedenin hassasiyet seviyesini etkileyebilir.

Bu nedenle modern wellness yaklaşımında artık yalnızca “belirti” değil, bedenin genel denge hali de önemseniyor.

Çünkü bazen bedenin ihtiyacı olan şey; daha fazla baskı değil, doğru destek olabilir.

Beden Sürekli Savunma Modunda Kalabilir

Modern yaşam temposunda birçok kişi farkında olmadan sürekli “tetikte” yaşıyor.

  • Sürekli stres altında çalışmak
  • Kalitesiz uyku
  • Dijital yorgunluk
  • Yoğun zihinsel yük
  • Düzensiz yaşam ritmi

zamanla bedenin doğal ritmini etkileyebiliyor.

Bu durumda bağışıklık ve sinir sistemi arasındaki hassas denge de zorlanabiliyor.

İşte bu nedenle wellness dünyasında artık sadece fiziksel değil; beden-zihin uyumu da büyük önem taşıyor.

Mora Terapi Nedir?

Mora Terapi, bedenin doğal denge mekanizmalarını desteklemeye yönelik geliştirilen, frekans temelli ve non-invaziv bir wellness yaklaşımıdır.

Kimyasal madde kullanmadan çalışan bu sistemde amaç;

  • bedeni zorlamak değil,
  • doğal dengeyi desteklemek,
  • beden-zihin uyumunu güçlendirmek
  • ve kişinin kendini daha dengeli hissetmesine katkı sağlamaktır.

Burada önemli olan nokta şudur:

Mora Terapi bir “mucize çözüm” yaklaşımı sunmaz.
Tam aksine, bedenin kendi doğal işleyişine destek olmayı hedefleyen tamamlayıcı bir wellness yaklaşımı olarak değerlendirilir.

Mora Terapi Alerji Sürecinde Nasıl Bir Destek Sunabilir?

Alerjik süreçlerde beden çoğu zaman aşırı hassas bir reaksiyon hali gösterebilir.

Mora Terapi yaklaşımında ise amaç;

  • bedenin stres yükünü hafifletmeye destek olmak
  • genel denge hissini güçlendirmek
  • bedenin doğal uyum süreçlerini desteklemek
  • kişinin kendini daha konforlu hissetmesine katkı sağlamak

olarak ele alınabilir.

Özellikle stresin yoğun olduğu dönemlerde birçok kişi; beden hassasiyetlerinin arttığını ifade etmektedir.

Bu nedenle modern wellness yaklaşımı artık yalnızca fiziksel değil, duygusal ve zihinsel dengeyi de sürecin önemli bir parçası olarak değerlendiriyor.

Non-İnvaziv Yaklaşım Neden Önemli?

Bugün birçok kişi yaşam kalitesini desteklemek isterken daha doğal, daha bütünsel ve bedeni yormayan yöntemlere yöneliyor.

Non-invaziv wellness sistemleri bu noktada dikkat çekiyor çünkü:

  • Cerrahi işlem içermez
  • Kimyasal madde kullanımına dayanmaz
  • Bedeni zorlamadan destek yaklaşımı sunar
  • Kişinin yaşam rutiniyle uyumlu ilerleyebilir

Bu nedenle Mora Terapi gibi frekans temelli sistemler, wellness alanında giderek daha fazla ilgi görüyor.

Modern Wellness Yaklaşımı Ne Söylüyor?

Artık birçok uzman şu konuda hemfikir:

Gerçek denge sadece “şikayet oluştuğunda” müdahale etmek değildir.
Önemli olan, bedenin doğal ritmini koruyabilmektir.

Çünkü beden bazen çok erken sinyaller verir:

  • Sürekli yorgunluk
  • Düşük enerji
  • Uyku düzensizliği
  • Duygusal hassasiyet
  • Mevsim geçişlerinde artan reaksiyonlar

Tüm bunlar bedenin “dengeye ihtiyacım var” deme şekli olabilir.

Sonuç: Daha Dengeli Bir Yaşam Mümkün

Alerji süreçleri kişiden kişiye farklı ilerleyebilir.
Ancak bedenin doğal dengesini desteklemek, yaşam kalitesini güçlendirmek açısından önemli bir adımdır.

Mora Terapi; frekans temelli, non-invaziv wellness yaklaşımıyla beden-zihin uyumunu desteklemeye yönelik tamamlayıcı bir alan sunmaktadır.

Bazen ihtiyaç duyulan şey;
bedeni bastırmak değil,
onu daha iyi anlamaktır.


EDT Sağlık Hizmetleri – Türkiye’deki tek resmi distribütördür.

*Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi amacı taşımaz. Uzman görüşü alınmalıdır.


24 Ağustos 2025 Pazar

Mental olarak güçlenin hayatın tadını çıkarın!



1. Kendinizle Bağ Kurun

Zihinsel gücün temeli, kendini tanımaktan geçer. Gün içinde sadece birkaç dakikalığına bile olsa kendinize alan açın. Sessiz kalın, hislerinizi fark edin, bedeninizi dinleyin. Ne istiyorsunuz, neye ihtiyacınız var?

Farkındalık egzersizleri, bu bağın güçlenmesinde oldukça etkilidir. Meditasyon, nefes çalışmaları veya doğada kısa bir yürüyüş bile zihinsel berraklık sağlar.


2. Olumsuz Düşünce Kalıplarını Fark Edin

Herkesin zihninde zaman zaman olumsuz düşünceler belirir. Ancak bu düşünceleri fark etmek ve yönetebilmek, mental dayanıklılığı artırır. “Yapamam” yerine “Nasıl yapabilirim?” sorusu zihinsel kasları güçlendirir.

Olumsuz inançları fark edin, sorgulayın ve yeniden yapılandırın. Düşüncelerinizin efendisi olun.



3. Rutin Oluşturun, Basitlikte Güç Var

Zihin belirsizlikten hoşlanmaz. Günlük bir düzen oluşturmak, zihinsel dağınıklığı azaltır. Uyku saatleri, düzenli öğünler, kısa molalar… Hepsi küçük gibi görünse de zihne büyük konfor alanı yaratır.

Zihinsel gücün temel taşlarından biri, öngörülebilir bir yaşam akışıdır. Bu akış sizi hayata daha sağlam bağlar.



4. Beslenme ve Hareket Zihni Destekler

Beyin sağlığı; doğru beslenme, yeterli su tüketimi ve düzenli hareketle doğrudan ilişkilidir. Omega-3 yağ asitleri, B grubu vitaminler, antioksidanlar ve magnezyum, zihinsel dayanıklılığı artıran başlıca destekleyicilerdir.

Ayrıca düzenli egzersiz, endorfin salgısını artırarak pozitif duyguların önünü açar. Sağlıklı beden = sağlıklı zihin.



5. Kendinize Şefkatle Yaklaşın

Mental güç, mükemmel olmaktan değil, insanca olmaktan geçer. Zorlandığınızda kendinizi eleştirmek yerine, anlayış göstermeyi öğrenin.

Şefkatli bir iç ses, zorluklarla daha sağlıklı baş etmenizi sağlar. Unutmayın, kendinize nasıl konuşursanız, o şekilde hissedersiniz.



6. Duygularınızı Bastırmayın, Dönüştürün

Duygular bastırıldıkça zihinsel yorgunluk yaratır. Üzüntü, öfke, kaygı... Hepsi insani tepkilerdir. Bu duyguları bastırmak yerine anlamlandırmak ve dönüştürmek, zihinsel özgürlük sağlar.

Bir günlük tutmak, bir uzmanla konuşmak ya da sanatsal faaliyetlerle ifade etmek, duyguların sağlıklı şekilde işlenmesine destek olur.



7. Frekans Temelli Desteklerle Zihinsel Detoks Mümkün

Zihinsel olarak daha berrak, dengeli ve pozitif hissetmek için frekans temelli uygulamalardan da destek alabilirsiniz. Bu noktada Mora Terapi, bütünsel yaklaşımıyla ön plana çıkar.



Mora Terapi ile Zihninizi Dengeleyin

Mora Terapi, vücudun ve zihnin doğal frekans yapısını desteklemeye odaklanan non-invaziv bir sistemdir. Zihinsel yorgunluk, stres, uyku problemleri ve duygusal iniş çıkışlar gibi durumlarda, bedenin enerji alanlarını dengeleyerek zihinsel berraklığa katkı sağlayabilir.

Sonuç olarak;
Mental olarak güçlenmek bir süreçtir. Zihin tıpkı bir kas gibi çalıştıkça güçlenir. Bu yolculukta kendinize iyi bakmak, sizi sadece daha dayanıklı değil, aynı zamanda daha mutlu bir birey haline getirir.

Ve unutmayın; zihninize iyi bakarsanız, hayatın tadını daha çok çıkarabilirsiniz.


*Bu yazı bilgi vermek amaçlı yazılmıştır. Sağlığınız için en doğru bilgilere ulaşmak için uzman bir hekiminize mutlaka danışmanızı öneriyoruz.



 

7 Temmuz 2025 Pazartesi

Sağlıklı Bir Yaşam, Vücudunuzu Anlamakla Başlar...

Sağlıklı Bir Yaşam, Vücudunuzu Anlamakla Başlar...




Hepimiz sağlıklı bir yaşam sürmenin peşindeyiz. Daha enerjik hissetmek, bağışıklığımızı güçlendirmek, hastalıklardan korunmak ve ruhen de iyi olmak istiyoruz. Ancak bu yolculuğun ilk adımı genellikle gözden kaçar: vücudumuzu tanımak.

Peki gerçekten vücudumuzu ne kadar tanıyoruz? Hangi yiyeceklerin bizi şişirdiğini, hangi saatlerde enerjimizin düştüğünü, neden bazı sabahlar yorgun uyandığımızı biliyor muyuz?

Kendi Bedeninizin Uzmanı Olun

Her bireyin metabolizması, hormon dengesi, stres tepkisi, bağışıklık sistemi biriciktir. Bazen bir başkasına iyi gelen bir beslenme rutini ya da takviye size yaramayabilir. İşte bu noktada kendinizi gözlemlemek çok kıymetlidir.

    • Sabah uyandığınızda enerjiniz nasıl?
    • Öğle yemeğinden sonra halsizlik yaşıyor musunuz?
    • Tatlı yedikten sonra baş ağrınız oluyor mu?
    • Gluten veya süt ürünleri size şişkinlik yapıyor mu?
    • Stresli olduğunuzda mide ağrısı mı çekiyorsunuz?

Bu gibi sorulara cevap aramak, sağlıklı bir yaşama atılan ilk adımdır. Çünkü vücudun sinyalleri vardır ve biz bu sinyalleri okuyabildiğimiz ölçüde iyi hissederiz.


Gıda Duyarlılıkları: Gizli Engeller

Zaman zaman kişiler hiçbir hastalığı olmamasına rağmen şunlardan şikâyet eder:

  • Şişkinlik ve hazımsızlık
  • Baş ağrıları
  • Ciltte sivilcelenme
  • Tatlı krizleri
  • Sürekli yorgunluk
  • Dikkat dağınıklığı

Aslında bu belirtiler, vücudun bazı gıdalara karşı verdiği reaksiyonların sessiz çığlığı olabilir. Örneğin, bir danışan her sabah sağlıklı olduğunu düşündüğü yulaf, süt ve muzdan oluşan kahvaltı yapıyordu. Ancak gün içinde yaşadığı şişkinlik ve baş ağrısının sebebinin bu kahvaltı olduğu ortaya çıktı. Yulaf ve süt onun için faydalı değil, zararlıydı.

Bu yüzden vücudunuzu gözlemlemek kadar bilimsel bir analiz desteği almak da büyük fark yaratır.


Zihin-Beden İlişkisini Göz Ardı Etmeyin

Beden sağlığımız, zihinsel durumumuzla da birebir ilişkilidir. Kronik stres, kortizol hormonunun sürekli salgılanmasına ve bu da bağışıklık sisteminde düşüşe, uyku bozukluklarına, kilo alımına sebep olabilir. Vücudunuz, yaşadığınız duyguları ve düşünceleri “kimyasal olarak” hisseder.

Yani sadece ne yediğiniz değil; nasıl hissettiğiniz de sağlığınızı belirler.


Su İçmekten Daha Fazlası Gerekebilir

Bol su içmek, yürüyüş yapmak, sebze ağırlıklı beslenmek... Evet, hepsi sağlıklı yaşamın önemli adımları. Ancak bunları yapmanıza rağmen hâlâ kendinizi iyi hissetmiyorsanız, vücudunuzun daha derin mesajlarını keşfetme zamanı gelmiş olabilir.


Mora Terapi ile Vücudunuzun Sinyallerini Doğal Yoldan Keşfedin

Sağlıklı bir yaşamın en temel anahtarlarından biri, bedenin frekanslarını dengeleyerek içsel uyumu yeniden sağlamaktır. İşte bu noktada Mora Terapi devreye girer.

Mora Terapi, non-invaziv ve kimyasal madde kullanılmayan bir yöntemle, bedenin doğal dengesi üzerine çalışır. Gıda duyarlılıklarını analiz edebilir, zararlı frekansları silip, bedeni destekleyen frekansları güçlendirir. Baş ağrısı, kronik yorgunluk, stres, alkol-sigara bağımlılığı, gıda bağımlılığı gibi konularda kişiye özel destek sunar.

Uygulanan seanslar sayesinde, bedeninizin neye ihtiyaç duyduğunu anlamanız ve yeniden dengeye kavuşmanız mümkün olur. Mora Terapi, bedeninizin doğal potansiyelini ortaya çıkarır ve sizi daha sağlıklı, daha huzurlu bir yaşama taşır.


*Bu yazı bilgi vermek amaçlı yazılmıştır. Sağlığınız için en doğru bilgilere ulaşmak için uzman bir hekiminize mutlaka danışmanızı öneriyoruz.

29 Haziran 2025 Pazar

Kendinizi İyi Hissettirecek Küçük Değişimlerle Tanışın

 



Kendimizi iyi hissetmenin yolu her zaman büyük değişimlerden geçmez. Bazen hayatımıza katacağımız küçük ama etkili adımlar, ruh halimizi, enerjimizi ve hatta sağlığımızı bile olumlu yönde etkileyebilir. İşte günlük yaşantınıza dahil edebileceğiniz ve sizi daha mutlu, dengeli hissettirecek bazı öneriler:


  • Yeni Bir Hobi Keşfedin:
    El işi, seramik, resim ya da yemek yapmak… Zihninizi boşaltacak ve size keyif verecek bir uğraş edinmek, yaşam kalitenizi artırır.

  • Düzenli Yürüyüşlere Çıkın:
    Günde 20 dakikalık bir yürüyüş bile bedeninizi harekete geçirir, zihninizi temizler ve stres seviyenizi azaltır. Özellikle doğada yapılan yürüyüşler, ruh sağlığınızı olumlu yönde etkiler.

  • Sabah Rutinleri Oluşturun:
    Güne daha sakin ve odaklı başlamak için kısa bir meditasyon, nefes egzersizi ya da esneme hareketleriyle sabahlarınıza anlam katabilirsiniz.

  • Beslenme Alışkanlıklarınızı Gözden Geçirin:
    Abur cubur yerine taze sebzeler, yeterli su tüketimi ve düzenli öğünlerle vücudunuzu hafifletin. Sağlıklı beslenme, ruh halinize de iyi gelir.

  • Sosyal Bağlarınızı Güçlendirin:
    Ailenizle, arkadaşlarınızla veya benzer ilgi alanlarına sahip kişilerle zaman geçirmek hem duygusal hem de sosyal olarak sizi besler.

  • Teknolojiden Ara Sıra Uzaklaşın:
    Ekran süresini azaltmak, telefon ve sosyal medya molaları vermek zihinsel yorgunluğu azaltır, farkındalığınızı artırır.



Mora Terapi ile Hayatınıza Yenilik Katın!

Hayatınızda büyük değişimler yapmadan da kendinizi çok daha iyi hissedebilirsiniz. İşte Mora Terapi’nin desteğiyle başlayabileceğiniz küçük ama etkili değişim önerileri:

  • Güne Daha Enerjik Başlayın:
    Sabahları yorgun ve isteksiz uyanıyorsanız, bedeninizin enerji akışında bir dengesizlik olabilir. Mora Terapi, frekans temelli uygulamalarıyla enerji seviyenizi artırmaya yardımcı olur.

  • Stresi Yönetmeyi Öğrenin:
    Günlük stres ve kaygı, yaşam kalitenizi düşürür. Mora Terapi, zihinsel ve duygusal dengeyi destekleyerek stresle baş etmenizi kolaylaştırır.

  • Sağlıksız Alışkanlıklara Veda Edin:
    Sigarayı bırakmak, şekere olan düşkünlüğü azaltmak ya da gereksiz yeme dürtüsüyle vedalaşmak istiyorsanız Mora Terapi ile destek alabilirsiniz. Kimyasal madde kullanmadan, non-invaziv yöntemlerle alışkanlıklarınızın temeline inilir.

  • Daha Hafif ve Dengeli Beslenin:
    Gıda bağımlılıkları ve tatlı krizleri gibi yeme davranışlarınızı Mora Terapi sayesinde yeniden düzenleyebilir, bedeninize ve ihtiyacınıza uygun beslenme alışkanlıkları geliştirebilirsiniz.

  • Uyku Kalitenizi Artırın:
    Uyuyamamak ya da sabah yorgun uyanmak artık kaderiniz değil. Vücudun frekans dengesini destekleyen Mora Terapi uygulamalarıyla daha kaliteli ve dinlendirici bir uyku mümkün.

  • İçsel Huzuru Keşfedin:
    Kendinize ayırdığınız küçük zaman dilimlerinde, Mora Terapi ile zihinsel rahatlama sağlayabilir, daha huzurlu ve dengeli bir ruh haline kavuşabilirsiniz.



*Bu yazı bilgi vermek amaçlı yazılmıştır. Sağlığınız için en doğru bilgilere ulaşmak için uzman bir hekiminize mutlaka danışmanızı öneriyoruz.

23 Eylül 2023 Cumartesi

Stres yönetimi ile her anın tadını çıkarın!




Stres Neden Oluşur?

Stres, vücudun fiziksel veya duygusal olarak zorlanması sonucu ortaya çıkar. Bu zorlanmaların kaynağı çeşitlidir. İş yerindeki baskılar, mali sıkıntılar, aile içi problemler gibi çevresel faktörler stresin başlıca nedenlerindendir. Aynı zamanda, iş veya okul baskısı, sağlık sorunları, gelecek endişesi ve zaman yönetimi gibi içsel faktörler de strese yol açabilir. Stresin etkileri duygusal, fiziksel ve davranışsal olarak kendini gösterebilir. Kronik stres, sağlık sorunlarına neden olabilir ve yaşam kalitesini düşürebilir. Stresle başa çıkmak için sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yapmak, destek gruplarına katılmak, gevşeme teknikleri uygulamak ve profesyonel yardım almak önemlidir.


Stres yönetimi ile her anın tadını çıkarın!

Hayatın karmaşıklığı içinde kaybolmadan, stresle başa çıkmanın anahtarı, içsel dengeyi korumak ve her anın tadını çıkarmakta yatıyor. Modern yaşamın getirdiği hız, beklentiler ve yoğunluk içinde, stres birçok insan için kaçınılmaz bir durum haline geldi. Ancak, stresle başa çıkmak ve yaşamın güzelliklerini hissetmek elimizde. Stresin üstesinden gelmek, sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel dengeyi de içerir. İşte stres yönetimiyle her anın tadını çıkarmak için etkili yollar:


Düzenli Nefes Egzersizleri ve Meditasyon: Derin ve düzenli nefes almak, sakinleşmenin en etkili yollarından biridir. Meditasyon ise zihni dinlendirir ve içsel huzuru sağlar.


Sağlıklı Beslenme ve Egzersiz: Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz, hem bedeninizi hem de zihninizi güçlendirir. Bu, stresle başa çıkmada önemli bir adımdır.


Zaman Yönetimi: Zamanı etkili kullanmak, işleri düzenli bir şekilde yapmak ve gerektiğinde mola vermek stresi azaltmada yardımcı olabilir.


Hobi Edinmek ve Zevk Almak: Kendinize zaman ayırın, hoşlandığınız şeylerle ilgilenin ve zevk aldığınız aktivitelere zaman ayırın.


Destek Gruplarına Katılmak: Benzer deneyimler yaşayan insanlarla bir araya gelmek ve duygusal destek almak, stresle başa çıkmada yardımcı olabilir.


Doğa ile Zaman Geçirmek: Doğa yürüyüşleri yapmak, açık havada vakit geçirmek, sizi doğanın sakinleştirici etkisiyle buluşturabilir.


Mora Terapi İle Stresle Başa Çıkın!

Stres yönetimi, yaşamı sakinleştirip dengeyi korumanın anahtarıdır. Ancak bazen kendi başımıza başa çıkamayacağımız stresle karşılaşabiliriz. İşte bu noktada Mora Terapi devreye giriyor. Mora Terapi, vücuttaki enerji dengesini sağlama ve stresle başa çıkma konusunda destek olabilir. İçsel dengenizi sağlayarak, stresle daha etkin bir şekilde mücadele edebilir ve hayatın tadını doyasıya çıkarabilirsiniz. Mora Terapi ile stresle başa çıkın ve yaşamın güzelliklerini keşfedin!

13 Mart 2023 Pazartesi

İKİNCİL TRAVMATİK STRES NASIL TEDAVİ EDİLİR?






 Travma Nedir?

Biz insanları psikolojik ve ruhsal olarak kötü hissettiren ve geleceğe dönük olarak da olumsuz etki bırakan ve uzun vadede de duygu durum bozuklukları yaşamamıza sebep olan her durum ve olayı travma olarak tanımlayabilmemiz mümkündür.

Travma yaratacak olay ve durumlar beklenmedik şekilde gerçekleşir. Bu şekilde şok etkisi yaratır ve kişi için öncelikle şoku atlatma ve kabullenme evresi başlar. Olay kabullenilince de yaşanılan şokun etkileri daha belirgin şekilde görülür.

Psikolojik travmaya neden olabilecek olay ve durumları şu şekilde örneklendirebilmek mümkündür:

• Fiziksel ve sözlü taciz

• Yangın

• Deprem

• Kazalar

• Kayba yol açan her türlü fiziki ve manevi durumlar

• Aniden kişinin başına gelen olaylar vb.

İkincil Travmatik Stres Nedir?

Aniden meydana gelen ve bize maddi-manevi olarak zarar verebilecek, yaşamsal bir tehdit oluşturan deprem vb. Doğal afetler öncelik olarak negatif bir etki bırakmaktadır. Doğal afet vb. durumlar kişilerin üzerinde negatif etki bırakmanın yanında bu etkiye bağlı olarak gelişen duygusal ve psikolojik bozulmalar da görülmektedir. Çeşitli psikolojik belirtilerin olduğu ve fiziksel sorunların da eşlik ettiği bu durum psikolojik travma olarak tanımlanır.

Travmayı birincil olarak yaşayan kişilerle beraber; dışarıdan şahit veya çeşitli yollarla şahit olan kişiler de travmatize olabilmektedir. Ve bu durum ikincil travma olarak adlandırılır.

Travma; yaşanıldıktan sonra kişinin psikolojisine uzun vadede de etki etmektedir. Travmatik durum hem birincil olarak etkilenen kişiye hem de çevresini, belirtiler göstererek fiziksel, ruhsal ve psikolojik açıdan etkilemeyi yayılarak sürdürmektedir.

İkincil travmatik stres yaşama belirtileri ise şunlardır:

• Sürekli isteksiz olma hali

• Yoğun olarak üzüntü, kaygı hissetme

• Bedende kasılma ve ağrılar hissetme

• Bireyin geçmiş travmaları istemsizce anımsaması

• Travmaya birinci dereceden maruz kalan bireyi ya da travmatik olayı hatırlatacak durum, duygu ve düşüncelerden kaçınma

İkincil Travmatik Stres Nasıl Tedavi Edilir?

Travmalar hem birincil hem de ikincil olarak kişilere olumsuz etkileri oluyor olsa da, gereken tedavi ve destek ile atlatılabilmektedir. Aynı şekilde travmatik stres de geçicidir.

Mora Terapi ile Stresten Kurtulmak Çok Kolay!

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi ile çeşitli sebeplerden ötürü ortaya çıkan duygu-durum bozuklukları, travmatik durumlar ve bu durumlara bağlı olarak gelişen stres, kaygı, çaresizlik vb. duygusal bozukluklardan kurtulmak mümkündür.

Mora Bach Çiçekleri terapisi farklı çiçeklerin farklı duygu durumlarına olumlu etki bırakması keşfiyle , duygu-durum bozuklukları üzerine çalışmaktadır. Çiçeklerin homeopatik özelliklerini kullanarak duygu durumları üzerinde değişiklik yapmayı başaran Bach Çiçekleri Terapisi oldukça başarılı ve yan etkisi olmayan bir yöntemdir.

Bach Çiçekleri Terapisi çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansları ile olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerinin vücuttan uzaklaştırılmasını amaçlayarak; Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur.

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Böylelikle kişide olumlu ve pozitif duygular gelişir ve stres, korku, kaygı gibi negatif duygular bağlamında gerçekleşen eylemlerinde de azalma ve yok olma görülür.


22 Haziran 2018 Cuma

SİGARA-STRES DÖNGÜSÜ


Sigaranın sağlık üzerine olumsuz etkileri saymakla bitmez, kalp-damar hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, birçok kanser türü ve dahası… Ancak biz bu yazımızda belki de ilk seferde aklımıza gelmeyecek olan, sigaranın stres yönetimi üzerine olan etkilerinden bahsedeceğiz…


Herkesin sigaraya başlama hikayesi benzerdir. Kimi sürekli ailede içen bireyler gördüğü için, kimi arkadaşlarından geri kalmamak için kimiyse stresi azalttığını savunduğu için başladığını söyler ve bunlar gibi birçok sebep daha…


Stres, günlük yaşantımızın kaçınılmaz bir parçasıdır. Normal düzeylerde olan, kontrol altına alınabilen stres kişinin yaşamına heyecan katarak başarılı olmasını desteklerken, yoğun dü­zeydeki, kontrolden çıkan stres ise hastalıklara yatkınlığı artırabilmektedir.

Sigara kullanan kişiler genellikle, sigaranın streslerini azalttığını, içmediklerinde daha huzursuz olduklarından bahsederler. Ancak bu konuyla ilgili yapılan araştırmalarda, sigara içen bireylerin, içmeyenlere oranla daha çok stresli hissettikleri, hatta sigara içen kişilerde depresyon gelişebilme olasılığının da daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Buradan yola çıkarak, sigaranın hoş duygular yaratmadığı aksine sigara bağımlılığı nedeniyle oluşan kötü duyguların azaltılması amacıyla içildiğinin, bize zarar veren ve yıpratan duyguların asıl yaratıcısının sigara olduğu sonucuna varabiliriz.

Stresli anlarımızda yanımızda olmasını istediğimiz, dostumuz sandığımız sigara, aslında stresi oluşturan ya da kontrolden çıkmasına sebep olan düşmanımızdan başkası değildir. Stresle başa çıkmanın birçok kolay yöntemi vardır. Kendimize vakit ayırmak, yürüyüşe çıkmak, meditasyon yapmak, müzik dinlemek, kitap okumak, yoga yapmak bu yöntemlerden sadece birkaçıdır. Kişinin kendisine iyi geldiğini düşündüğü, severek yapabileceği bir aktivite bulması sürdürülebilirlik açısından çok önemlidir.

Mora Terapi yöntemi ile uygulanan sigara bırakma terapilerinde, terapinin başında ve sonunda renk terapisi uygulayarak kişinin duygu durum bozukluklarını en aza indirmeyi amaçlıyoruz. Renk terapisi, uygulanan seansların etkinliği artırır ve sigarayı bırakma sürecinde kişide oluşabilecek stresin ve duygusal dalgalanmaların kontrol altına alınmasına yardımcı olur.