29 Kasım 2016 Salı

Gücünüze güç katın: Mora Terapi PEMF ile performansınızı artırın

İnsan vücudu için spor yapmanın sayısız faydası vardır. Sonsuza kadar sıralayabileceğimiz bu faydalardan dillere pelesenk olmuş birkaç nokta ise; metabolizmanın düzenli çalışmasını sağlaması, kemik ve omurilik yapısını güçlendirmesi, vücuttaki oksijen seviyesinin maksimuma çıkması, kalp, damar ve tansiyon gibi hastalıkların önlenmesi varsa kontrol altında tutulmasıdır. Fiziksel iyileştirmelerinin yanı sıra psikolojik olarak iyi hissetme, depresyonun etkilerini azaltma ve vücudun performansını artırma sporun başlıca faydalarıdır.

Profesyonel ya da amatör olarak sporla ilgilenen herkes, sporun en tatsız kısmı olan spor yaralanmalarına en az bir kere maruz kalmıştır. Spor yaralanmaları kas, kemik ve dokularda meydana gelen zedelenmeler başta olmak üzere spor yaparken vücutta meydana gelen hasarların tümüdür. Kimi zaman kas ve kemik yapısı, anatomik bozukluk, daha önce geçirilen yaralanmalar, ameliyatlar, kronik hastalıklar ve yaş gibi kişisel nedenlerden kaynaklanan spor yaralanmaları; kimi zaman da kötü malzeme, elverişsiz zemin ve kötü hava koşulları gibi çevresel nedenlerden kaynaklanır.Spor yaralanmaları bandaj, atel, sirküler alçı ve ortez gibi medikal malzemeler kullanılarak dinlemeye alındığı gibi cerrahi müdahale gerektiren yaralanmalar da söz konusudur.

Canlı veya cansız tüm maddelerin zayıf ya da güçlü manyetik alanlarının olduğu belirten Japon bilim insanı Dr. KyochiNakagawa, vücutta meydana gelen hasarlarda ve hücre tıkanıklıklarında bu manyetik alanın etkisini avantaj olarak kullanmak istemiştir. Dr. Kyochi Nakagawa’ın bilimsel araştırmalarının çıkış noktası olduğu araştırmalar sonucu, bedende hücreler arası ilişkiyi düzenlemek ve enerji transferini hızlandırmak amacıyla üretilen PEMF (Pulsed Electro Magnetic Frequency) cihazı üretildi.

Pulsasyonlu elektromanyetik alan olarak tanımlanan PEMF cihazı, belirli aralıklarla hafif bir şiddette hücreleri sarsarak birikmiş olan toksinleri ve yabancı maddeleri hücre duvarından dışarı atar. Bu atma işlemi sonrasında vücuttaki enerji alışverişinin sağlıklı yapılmasına olanak sağlanır. Böylece PEMF uygulanan kişiler kendilerini daha dinç, sağlıklı ve güçlü hisseder. Hücreleri hafif şiddete sarsarak iyileştiren PEMF aynı zamanda tüm vücut ağrıları, fizik tedavi uygulamaları ve spor yaralanmaları tedavisinde oldukça etkilidir. Hasar görmüş kas, doku ve hücrelerin sağlıklı haline gelmesinde hızlı ve yan etkisiz bir yöntem olan PEMF cihazı Türkiye’nin önde gelen tamamlayıcı tıp markası olan Mora Terapi güvencesiyle hizmet vermektedir.Doğal iyileşme sürecini hızlandıran ve performans artırımı sağlayan PEMF,hücrelerin rejenerasyonu ve restorasyonunda kullanılır.

Herhangi bir yan etkiye yol açmayan PEMF sağlık sorunu olmazsa bile verimli şekilde kullanılabilir. Vücutta biriken toksinler hücrelerin geçiş yollarını tıkayarak hücreler arası enerji geçişine engel olur. PEMF cihazı ise hücreler arası geçiş yollarını temizler ve vücuttaki verimliliği artırır. PEMF, hem vücudu zararlı tüm toksinler arındırdığı için performans artırımı sağlar hem de hafif şiddete hücreleri sarstığı için fizik tedavi, ağrı tedavileri ve spor yaralanmalarında iyileşme sağlar. PEMF cihazı kişiye bütünlüklü bir sağlık anlayışı sunmaktadır.


14 Kasım 2016 Pazartesi

Küresel bir tehdit halini alan kilodan kurtulmak için ne yapmalı?

Son yıllarda ülkemizde sıkça tercih edilen tedavi yöntemlerinden biri olan bütünsel/tamamlayıcı tıp hastalık sürecinde tedaviyi değil iyileşmeyi esas alan anlayışıyla sağlık sorunlarına kalıcı çözümler sunuyor. Avrupa’da ve özellikle Almanya’da 100 yılı aşkın süredir kullanılan bütünsel tıp alanında eğitim veren üniversiteler ve sadece bu alanda hizmet veren klinikler bütünsel tıbba olan ilginin bir yansıması olarak ifade edilebilir.

Bütünsel tıp bir bütün olarak kişinin beden, ruh ve zihin sağlığında bir denge kurulmasını önemser. İnsanın kendini içindeki uyumunu önemsediği gibi çevresel ilişkileri, yaşayış tarzı ve ruhsal durumunu da sağlık üzerinde belirleyici olduğuna vurgu yapan bütünsel tıp yöntemleri, hastalığı tedavi etmekten ziyade sağlıklı insan yaratma üzerine kuruludur.
Bütünsel tıp alanında Türkiye’de akla gelen ilk marka olan Mora Terapi, vücudumuzdaki doku ve sistemler arasındaki iletişimi gerçekleştiren elektromanyetik frekanslar yardımıyla hastaları sağlığına kavuşturuyor. Alkol, sigara ve karbonhidrat bağımlılığı, kilo verme, alerji, eklem ağrıları, baş ağrısı, stres, duygu durumu bozuklukları, çölyak, diyabet ve cilt hastalıkları başta olmak üzere pek çok sağlık sorununa yol açan nedenleri ortadan kaldıran Mora Terapi seansları herhangi bir yan etkiye yol açmamaktadır.
Mora Terapi’de kilo verme tedavileri
Küresel bir sağlık sorunu haline gelen obezite- fazla kilo, Türkiye’de de halk sağlığı açısından tehdit oluşturmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 verilerine göre Türkiye’de fazla kilolu ve obez olarak anılan rakam 15 yaş ve üzeri bireyler için yüzde 53,6’dır. Bir önceki yıla göre (2014) yüzde 31,1 oranında artan bu rakam, kilo vermenin sadece görselliği ön plana çıkaran bir eylem olmadığını ortaya koyuyor.
Mora Terapi, tüm dünyada büyüyen bir tehdit olarak değerlendirilen kilo problemini, yeme isteğini azaltarak ve rafineri karbonhidrat bağımlılığını elektromanyetik frekanslarla silerek ortadan kaldırıyor. Hücre, doku, organ gibi yeryüzündeki her maddenin elektro manyetik frekansı olduğundan yola çıkarak geliştirilen biorezonans yöntemi olan Mora Terapi, elektromanyetik frekanslar yani titreşimler yardımıyla bağımlısı olduğunuz maddeyi vücuttan tamamen siliyor. Karbonhidrat bağımlılığı hafızasından silinen vücut ise sağlıklı bir şekilde verdiği kiloları geri almıyor.
Mora Terapi kilo verme seanslarıyla yeme isteği ve insülin direnci azalan vücut aynı zamanda zararlı ve toksik maddelerden de arınmış oluyor. Rahatlayan ve sağlıklı bir şekilde kilo kontrolünü sağlayan bireylerde birçok fiziksel ve duygusal sorunlar da son buluyor. Bütünsel tıp yöntemi Mora Terapi ile bireyin metabolizması ve enerjisi dengeleniyor.

20 Ekim 2016 Perşembe

Mora Terapi ile sebebi bilinmeyen hastalık kalmasın


Bir hastalığa sahip olmaktan daha can sıkıcı bir durum varsa o da hastalığın nedeninin bir türlü bulunamamasıdır. Birçok test ve tetkikten sonra da nedeni bilinmeyen hastalıklarda doğru tedavinin uygulanması zaman alırken iyileşme sürecide gecikir. İyileşme sürecinin gecikmesi bir yana çoğu zaman yanlış teşhisler sonucu uygulanan yanlış tedaviler kişilerde yeni sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Sağlık anlayışı hastalık belirtilerini ortadan kaldıracak tedavilerden ziyade, hastalıklara neden olan sorunu ortadan kaldırmaya yönelik olan bütünsel tıp yöntemi Mora Terapi, vücuttaki iki eş elektriksel sinyalin birbirini seçmesi ve ilişkiye geçmesi olarak tanımlanabilir.İsmini tekniğinin yaratıcısı Dr. Franz MOrell ve Eric RAsche'nin soyadlarının baş harflerinden alan Mora Terapi, 1977 yılından itibaren özellikle Almanya’da biorezonans metodunun başlangıcı olarak kabul edilir.

Teknolojini ilerlemesi ve keşfedilen yeni buluşlarla geliştirilen Mora Terapi Nova cihazları Cornellisen Sistem Teşhis Test Kiti ile sebebi anlaşılamayan hastalıkların gerçek sebebine ulaşmak ve doğru tedavi uygulamak artık mümkün. Hastanın tüm vücut sistemini tarayıp asıl sorunun ne olduğunu ortaya çıkaran Cornellisen Sistem Teşhis Test Kiti, Mora Nova cihazları üzerinde tüm dünyada en çok kullanılan Test Kitlerinden biridir.

Çok az kablosunun olmasıyla pratik kullanım özelliğine sahip olan Mora Terapi Nova cihazları, Ultraviyole manyetik elektrotu sayesinde lokal uygulamalarda terapilerde yüksek etkinlik ve kullanım kolaylığı sağlar.Tedavi sırasında, hastanın akut ve kronik durumu otomatik olarak seçen Cornellisen Sistem Teşhis Test Kiti, frekans aralığı açısından, Mora SP’den ve diğer biorezonans cihazlarından farklı ve etkindir. Bu etki, tüm uygulamalarda yüksek tedavi başarısı getirir.Vücutta genel olarak yük oluşturan maddelerin tespitinde kullanılan Mora Terapi Nova cihazları, yüklerin vücuttan boşaltılmasına yönelik tedavilerle kişileri sağlıklı bir yaşama kavuşturur.

6 Ekim 2016 Perşembe

Mora Terapi Migren ağrınıza çözüm oluyor

Baş ağrısı belki de günlük yaşamda karşımıza çıkan en yaygın sağlık sorunudur. Beyinden kaynaklı olduğu kanısı yaygın olsa da migren aslında bedenden kaynaklı bir hastalıktır. Migren hayatı tehdit eden tehlikeli bir hastalık olmamakla birlikte genelde ataklar halinde ortaya çıkan ve başın tek tarafına yerleşen, zonklayıcı bir baş ağrısıdır. Sıradan bir baş ağrısı olmayan migren; mide bulantısı, kusma, terleme, yorgunluk gibi şikayetleri de beraberinde getirir. Huzursuzluk, ses, gerginlik, ışık gibi unsurların tetiklediği migren, kişileri günlük yaşamlarına devam edemeyecek kadar derinden etkiler. Genel popülasyonun yaklaşık %12’sini etkileyen migrenin söz konusu belirtileri geçicidir ve kişide kalıcı bir hasar bırakmaz.

Kişilerde migren atağından önce depresif ruh hali, ani duygusal değişimler gibi belirtiler görülür. Migren sona erdikten sonra da ışığa ve sese hassasiyet, yorgunluk, dikkat kaybı gibi şikayetler devam edebilir. Migren ağrısı tüm bedeni teslim almadan migreni tetikleyici nedenlerden uzak durmak en iyi yoldur fakat migren ağrısı başladığında bedenin imdat çığlığına kulak vermek ve ona göre davranmak gerekir.

Amacı vücuttaki normal olmayan işleyişi normal ve sağlıklı haline getirmek olan Mora Terapi ağrıya bir neden değil de sonuç olarak yaklaşır.“Ağrı varsa nedeni de vardır” düşüncesinden geliştirilen Mora Terapi seansları,sonuç olan migren ağrısına değil de migren ağrısına yol açan nedene yönelir. Bu yaklaşım ile ağrıya neden olan sebepleri ortadan kaldırarak kalıcı bir iyileşme sağlar.

Daha çok ağrılar ve baş ağrıları alanında çalışma yapan Nöroloji Uzmanı Dr. Ömer Soyak, kesin teşhis konulmuş migren vakalarında Mora Terapi ile başarılı sonuçlar elde edildiğini belirtiyor. Dr. Soyak, frekans tedavisi olan biorezonans yöntemini kullanan Mora Terapi seanslarının hastaya hiçbir yan etkisi olmadığını dile getirerek,  Mora Terapi’nin migren tedavisinde etkinliğinin nöraluyarılabilirlik ve nörovasküler sistem üzerinde düzenleyici etkisi olmasından kaynaklandığını ifade ediyor. Dr. Soyak, Mora Terapi’nin farmakolojik (İlaçla tedavi) tedaviye alternatif olarak değil ilk seçenek olarak düşünülmesi gerektiğini belirtiyor.

28 Eylül 2016 Çarşamba

Sigarayı neden bırakmalıyım?


Sigara içmek, çok yaygın bir bağımlılık çeşidi olmasının yanı sıra, sigara ve dumanında bulunan maddelerin insan sağlığı üzerine yaptığı olumsuz etkiler nedeniyle dünyanın ve Türkiye’nin en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir. Sigaraya kimi sosyalleşmek için başlamıştır, kimi askerlik ve sınav dönemleri gibi normalin üzerinde stres yaratan durumlarda, kimi ise çocukluk-ergenlik dönemlerinde sigaraya biçtiği büyük önemle…

Sigaraya başlama sebebi ne olursa olsun içen herkesin aklında bir soru vardır: Sigarayı ne zaman bırakabileceğim?

En başta sigara kolay kolay arınılmayan ağır ve kötü bir kokuya sahiptir. Bu koku sigara içenler tarafından fark edilmese bile çevresindekiler için hoş bir durum değildir. Sigarayı bırakmak bu konuda yaşam kalitesini artıracaktır.

Sigara dildeki tat alma duyusunu bozar, bu sebeple yenilen içilen besinlerden sigara içmeyen birine göre daha az keyif alınır. Ses tellerini de olumsuz etkileyen sigara sesin kalınlaşmasına neden olur.

Domino etkisinde iyileşme
Sigaraya sosyalleşme amacıyla başlayanların sayısının azımsanmayacak olduğuna değinmiştik. Okul ve iş yerleri gibi alanlarda bu durum daha fazla görülür. Yine aynı şekilde sigara; alkol, çay ve kahve tüketimini karşılıklı tetiklediği için sigarayı bırakma durumunda bu içeceklerin kullanımını doğal olarak azalır. Alkolün vücuda zararları bilimsel olarak kanıtlanmışken; yoğun çay ve kahve tüketimi de sağlığı tehdit etmektedir. Sigarayı bırakan kişinin vücudunda tıpkı domino etkisi gibi iyileşmeler ardı ardına görülür.

Sigarayı bırakanlarda kalp atışı ve tansiyon normal seyrine döner. Sigaranın sebep olduğu akciğer kanseri, Koah gibi hastalıklara yakalanma riski azalır. Sigarayı bıraktıktan sonra kalp krizine yakalanma riski de belirgin oranda düşer.

Sigaradaki nikotin sinir sistemi üzerine genel bir etkisi vardır. Sinirlenen ya da çok üzülen insanların sigara yakarak sakinleşmeleri depresyon giderici ilaçlara duyulan ihtiyacı artırır. Sigara bırakmak vücutta yenilenme ve tazelenmeyi sağladığı için psikolojik olarak da olumlu etki yaratır.

Fiziksel ve psikolojik etkisi
Sigara bırakma yöntemleri içerisinde en başarılı yöntemlerden birisi olan Mora Terapi, sigara bağımlılığının fiziksel ve psikolojik boyutlarına etki eden bir sigara bırakma yöntemidir. Her maddenin atomlarının elektron yapısından kaynaklanan ve o maddeye özel olan bir elektromanyetik frekansa sahip olduğundan yol çıkan Mora Terapi, başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin uzun yıllardır tercih edilen bütünsel tıp yöntemidir.

Mora Terapi sigara bırakma terapisi, maddenin kimyasal özelliğini değil, bu maddenin yaydığı kendine özel frekansın bilgisini değiştirerek tedavi uygular. Bağımlılık yapan maddenin/nikotinin frekans yapısı özel bir teknolojik yöntemle ters çevrilir ve bu bilgi tekrar kişiye geri verilir. Bu şekilde bağımlılık yaratan sigaranın bilgisi kişinin bedensel hafızasından silinmiş, vücuduna hiç nikotin frekansı yüklenmemiş biri gibi olur. Sigara bağımlılarında, bir süre sonra bağımlılığın psikolojik boyutu aktif olmaya başlar. Bağımlı belirli psikolojik durum veya fiziksel aktiviteyi sigara ile tamamlamaya başlar. Mutluluk, sıkıntı, üzüntü, sinir ve kaygı gibi psikolojik durumları sigarayla ilişkilendirir. Mora Terapi sigarayı bırakmada psikolojik bağımlılığı karşı da savaştığı için uzun vadeli sigara bırakmada başarılı sonuçlar elde etmiştir.

21 Eylül 2016 Çarşamba

Mora Terapi’nin alerji ve astımdaki başarısı hastaların yaşam kalitesini arttırıyor


Vücudumuzun aslında zararlı olmayan bazı maddelere veya hava şartlarına karşı aşırı tepki göstermesini alerji olarak adlandırırız. Alerjik hastalıklar, günümüzde gittikçe artış gösteren sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Günlük hayatımızda sanayileşme ile başlayan değişim bu durumun en önemli nedenleri arasında gösterilebilir. Sağlıksız çevre koşulları ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi gibi nedenlerin yanında polenler, toz akarları, küf mantarları, evcil hayvanların tüyleri ve çeşitli gıdalar alerjiye sebep olan başlıca alerjenlerdir.

En sık rastlanılan solunum yolu hastalıklarından olan astım, tüm dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Ülkemizde yaklaşık her 100 erişkinden 5-7’sinde, her 100 çocuktan 13-15’inde görülen astım, her yaştan bireyi etkileyen fakat, doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Alerjik astım, astımın en sık görülen türüdür. Alerjik astım, genellikle mevsimsel alerjenler (bahar aylarında polenlerin artması) nedeniyle görülür. Astımı olan çocukların %90’nında alerji görülmektedir ve bu oran yetişkinlerde %50 civarındadır. Alerjik astıma neden olan polen, toz akarı, küf, toz ve diğer belirli maddelerin solunması astımı tetikler ve bu alerjenlere maruz kaldığınızda astım belirtileri görülmeye başlar.

Alerji çoğu zaman klasik tıpta kesin tedavisi mümkün olmayan bir durumdur ve hastaya alerjisine neden olan durumlardan uzak durulması tavsiye edilerek, ilaçlarla alerjik durumu baskı altına alınmaya çalışılır. Bütünsel tıp yöntemi Mora Terapi cihazları ise alerjiyi reaksiyonlara neden olan sebep yerine sonuç olarak algılar ve alerjiye neden olan asıl sebebi bulup onu ortadan kaldırmaya yönelir. Sadece bilinen alerjenler değil de olası tüm alerjenleri göz önünde bulundurarak tedavi aşamasını sürdüren Mora Terapi, aynı zamanda vücuttaki toksik maddeleri de etkisiz hale getirir. Almanya olmak üzere, birçok Avrupa ülkesinde özellikle alerji tedavisinde ve daha birçok alanda başarıyla uygulanan bir tamamlayıcı tıp yöntemi Mora Terapi’de, deneyimin en fazla olduğu alan alerji tedavisidir.

Günümüzde verilen alerjen tedavileri semptom gidermekte ve belirtileri ertelemektedir. Mora Terapi’nin kalıcı alerji tedavisinin önemi bu durumda daha da artmaktadır. Mora Terapi alerji tedavisinde kişi bütünlüklü bir klinik tedaviye tabi tutulmaktadır. Mora terapistlerinin üzerinde önemle durdurduğu bu konu doğru tedavide çok önemlidir. Temelde vücuttaki normal olmayan işleyişi normal ve sağlıklı haline getirmek olan Mora Terapi ile alerji tedavisinden elde edilen başarılı sonuçlar hastaların yaşam kalitesini arttırarak sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesini sağlar.





30 Temmuz 2016 Cumartesi

Mora Wellnes uygulamalarıyla güzellik ve sağlık bir arada

İki eş elektriksel sinyalin birbirini seçmesi ve ilişkiye geçmesi olarak tanımlanan rezonans, biyolojik sistemler için kullanıldığında biorezonans adını almaktadır. Tüm enstrümanlarının doğru sesleri çıkardığı bir orkestrası gibi, insan vücudu da rezonansları ve elektromanyetik frekansları doğru ve doğayla uyumlu olduğu sürece ideal bir şekilde çalışıyor

Dr. Franz Morell ve Mühendis Erich Rasche’nin; rezonansın çalışma prensibinden yola çıkarak, vücudun kendi salınımlarını (biorezonans) analiz edip düzenleyebilen bir cihazın mucidi oldular. Cihaza soyisimlerinin ilk hecelerini vererek aynı zamanda cihazın isim babası oldular. 1970’ler başındaki bu buluşları zamanla hem cihaz anlamında hem de yazılım ve uygulamalar olarak sürekli geliştirildi. Daha sonra Mora araştırma laboratuvarındaki yoğun çalışmalar, kapsamlı testler ve analizler sonucunda Mora Beauty Wellness cihazı geliştirilmiş oldu.

Biorezonans yöntemiyle vücuttaki normal olmayan işleyişi normal ve sağlıklı haline getiren Mora Terapi cihazları; Alman teknolojisine sahip güvenilir ve etkin cihazlardır. Mora Terapi Wellness uygulamaları ise; fiziksel ve ruhsal anlamda rahatlamaya yardımcı olmanın yanı sıra beslenme, kilo kontrolü, detoks işlemleriyle de kişiye rahatlama sunuyor. Cihazın uyumlu olduğu 4 özel yazılım modül ise kullanıcıların farklı yelpazedeki sorunlarının tek çözümü oluyor.

Sigara modülü; kullanıldıktan hemen sonra sigara içme isteğini kalıcı olarak azaltıyor ve vücutta birikmiş toksik maddelerin atılmasını sağlıyor. Kilo kontrolü modülü; beslenmeyi, kilo kaybını, detoksu ve yeniden canlandırmayı aktif hale getirerek vücudunuzda yenilenmiş hissi bırakıyor. Kadın güzelliğinin vazgeçilmezlerinden olan selülitsiz bir vücut için geliştirilen selülit modülü ise farklı derecelerdeki selülitlerde mükemmel sonuçlar sağlıyor. Biyofoni modülü ise; cilt saç, tırnak ve gözaltları için başaralı uygulamalarıyla güzelliğinizi tamamlıyor.

Sağlık ve güzelliği aynı potada eriten Mora Wellness, dokuları ve genel görünümde canlandırıcı, uyarıcı ve rahatlatıcı uygulamalarıyla kullanıcılara kendi rahat ve mutlu hissettiriyor. SPA etkisi taşıyan biorezonans yöntemiyle kısa sürede fark edilen uygulamaları bünyesinde barındıran Mora Wellness, güvenli, hızlı ve delege edilebilen kullanımın yanı sıra tam ağ entegrasyonu, patentli 2 kanallı teknoloji ve güncellemeleri internet üzerinden gerçekleştirme imkanına sahip.