21 Eylül 2021 Salı

Bağırsak Sağlığını Korumak İçin Neler Yapabiliriz?






Bağırsaklarımızın sağlığı vücut sağlığı için çok önemlidir. Amaç bağırsak sağlığını korumaksa öncelikle bağırsaklarınıza iyi bakmanız gerekir. Bağırsaklarınıza iyi bakmak için ise; en öncelikli şey sağlıklı beslenmedir. Sağlıklı beslenme rutini ve hayat standardı oturtmanız için öncelikle hayatınıza prebiyotik, probiyotik ve fermante gıdaları katmanız gerekir. Bu gıdalar bağırsak ile dost olduğu için tüketilebilir. 

 

Prebiyotik, probiyotik ve fermante gıdalara örnek vermemiz gerekirse de; 

Prebiyotik gıdalar ; muz, bakliyatlar , sarımsak, yulaf,  pırasa gibi besinleri sayabiliriz.

Probiyotik; Lahana turşusu, kore yemeği kimchi, kamboçya çayı, kefir olarak sayabiliriz

Fermante gıdalar; yoğurt, kombu çayı, salatalık turşusu, kefir olarak sayabiliriz. 

 

Bağırsak florası ya da bağırsak mikrobiyolojisi olarak adlandırılan bağırsak bakterileri, vücutta birçok önemli fonksiyonu yerine getirirler. Probiyotikleri ve prebiyotikleri dengeli miktarlarda tüketmeniz, bu sağlıklı bakterilerden doğru miktarda sahip olmanıza bu da sağlınızı geliştirmeye yardımcı olur.

 

Bağırsaklarımızın sağlığı ruhsal ve fiziki durumumuzu etkiler. Araştırmalara göre duygu bozukluğu durumunda bağırsak sağlığının önemli bir etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Bağırsakların sağlıksız oluşu  duygusal durumunuzu etkiler. Duygusal yeme bozukluğu nedeniyle de sağlıksız besleniriz ve bu da bağırsaklarımızı etkiler. Hal böyle olunca da bu kısır döngüyü kırabilmek için dolayısıyla bağırsak sağlığı için doğru beslenme şekillerini tercih edilmelidir.

 

Bağırsak Sağlığında Mora Terapi

Mora Terapi yöntemi ile yapılan bağırsak terapilerinde, şimdiye kadar bağırsağı tehdit etmiş olan besinlerin frekansları vücuttan silinerek bu besinlere karşı isteksizlik oluşturulur. Bu besinler olmaksızın verilen diyeti böylelikle kişiler rahatlıkla uygulayabilirler. Mora frekans tedavileri ile bağırsaklarda çeşitli sebeplerle meydana gelmiş olan hasar onarımı başlatılır ve birikmiş olan toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmaları sağlanır. Üç aylık karbonhidrattan  kısıtlı ve basit şeker içermeyen bir beslenme protokolüyle sağlıklı beslenme davranışı oluşturulur. Aynı zamanda bu beslenme planı, kefir, yoğurt gibi probiyotik besinlerden zengindir ve bu şekilde bağırsaklardaki flora desteklenmiş olur. Bağırsak florasının tam olarak onarılması için dışarıdan probiyotik takviyesi de önerilmektedir. 



Daha detaylı bilgi için;

📞 +90 216 405 14 52 ya da

📞+90 533 250 11 26 numaralarımızdan bize ulaşabilirsiniz...

www.mora.com.tr 

3 Eylül 2021 Cuma

Elektromanyetik kirlilik nasıl zarar veriyor?






Günümüzde teknolojik cihazlara maruziyet git gide artmakta. Sosyal medyanın da son

zamanlarda sosyal hayatı, iş hayatını yüksek oranda kaplaması nedeniyle teknolojiyle

kopamaz hale geldik. Hal böyle olunca maruz kaldığımız elektromanyetiklerin farkına

varamıyoruz. Hayatımızı kolaylaştırdığını düşündüğümüz teknolojik aletler, temizlik robotları,

akıllı robotlar, akıllı telefonlar, radyo ve tv vericileri, mikro dalga fırın ve aklınıza gelebilecek

diğer tüm ürünler bu kirliliğe sebep olmaktadır. Elektromanyetik dalgalar vücuttaki dokularda

kimyasal değişimlere yol açarak zarar verirler.


Elektromanyetik kirlilik;

Kalitesiz uykuya,

Bağışıklık sisteminin zayıflamasına,

Baş ağrılarına,

Kalp ritminin bozulması,

Yüksek tansiyon,

Troid hormonun yükselmesi,

Dikkat azalması gibi problemlere sebep olmaktadır.

Vücut bu zararlı frekanslara maruz kaldıkça toksite oluşur ve vücutta birikir. Bu toksit

maddelerden arınmak için bir çok tedavi ya da detoks uygulanabilinmektedir. Bilinen ve

etkinliği kanıtlamış tedavi ise Mora Terapi Tedavisi’dir.


Mora Terapi tedavisi sayesinde vücudunuzda biriken tüm zararlı maddelerin vücuttan  arındırılarak sağlıklı bir bedene kavuşması sağlanır. Mora terapi’nin elektro akupunktur ölçümleri veya Mora Terapi merkezlerinde kullanılan Health scanner cihazlarıyla, vücutta elektromanyetik kirlilikten kaynaklı yük var mı yok mu tespit edilebilmekte ve Mora Terapi cihazlarıyla bu yükler temizlenebilmektedir. Cep telefonları, wifi hatları, elektronik aletlerden kaynaklı vücudunuzdaki elektromanyetik kirliliği temizlemeniz ve daha sağlıklı bir yaşama merhaba demeniz mümkün.

21 Ağustos 2021 Cumartesi

Aç kalmadan zayıflamak mümkün mü?





Aç kalmadan zayıflama isteği kilo vermek isteyen bir çok kişinin isteğidir. Fazla kilonun altında yatan sebeplerden biri vücudun esas ihtiyacı olan besinlerden fazlasını tüketmek ve normalinden fazla olan iştah artışıdır. Kişi ne kadar iştahlı olursa ve gıdalara karşı bağımlılık duyarsa uyguladığı diyetlerin çoğu başarısız olur. Çünkü duygusal yeme problemi yaşayan kişiler yeme bozukluğu yaşarlar ve uyguladıkları diyetlerde başarısız olurlar. Bu nedenle kişiler çok fazla yemek yemedikleri diyetleri uygulamaya çalışırlar ve diyetleri bıraktıkları anda verdikleri kiloların daha fazlasını sağlıksız olarak geri alırlar. Bazı zamanlarda da doktora giden arkadaşların diyet listesini kullanmaya çalışırlar ve bu son derece sağlıksız bir yöntemdir. 


Konu “Aç kalmadan zayıflamak” olunca “Bu mümkün mü ki?” dediğinizi duyar gibiyiz. Eğer böyle bir soru işareti aklınıza geldiyse öncelikle sizi çok fazla yemeye iten sebeplerin, Uzman bir hekim tarafından psikolojik ve fizyolojik olarak ele alınması gerekir. Farkında olmadan yaşadığınız bu durumun tespiti sağlınızın açısından kaliteli bir yaşam sürdürmenizi sağlar. Bütünsel Sağlık ve Fonksiyonel Tıp alanının günümüzde daha yaygın şekilde uygulandığı Mora Terapi seansları kişiye aç kalmadan zayıflamayı mümkün kılmaktadır. Biorezonans cihazıyla ve belirli seans aralıklarıyla uygulanan bu tedavi kişinin kilo kontrolünü sağlar ve aç kalmadan zayıflamasını mümkün kılar. Çünkü; iştah kontrolü sağlar ve duygu durum bozukluğunu düzenler. 


Mora Terapi cihazları homeopatik ilaç frekanslarını kullanabilen cihazlardır. Mora Terapi Bach Çiçekleri; 38 duygu durumu (korku, belirsizlik, ilgi eksikliği, yalnızlık, dış etkilere ve fikirlere hassaslık, umutsuzluk, çaresizlik hissi gibi) için 38 farklı çiçek kürü tanımlanmıştır. Mora Terapi uygulamalarından biri olan Bach Çiçekleri Terapisi vücudun çevresine yaymış olduğu bozuk elektromanyetik sinyaller filtreliyor ve vücudun elektromanyetik titreşimlerini dengeliyor. 


Bu tedavi sayesinde vücudunuzun esas ihtiyacı olan kiloya dönmüş olursunuz. İştahınız kontrol altına alınır ve bağımlısı olduğunu hissettiğiniz zararlı gıdalara karşı isteksizlik oluşturulur. Ekmek, şeker, karbonhidrat vb. gıdalara karşı isteksizlik oluşur. Bu sayede sadece acıktığınızda ve esas ihtiyaç duyduğunuz kadar porsiyonlar tüketmiş olursunuz. Tükettiğiniz küçük porsiyonlar sayesinde sağlıklı kiloya dönmüş olursunuz.


Bu tedavi kişinin ihtiyacına göre seans aralıklarıyla yapılmaktadır.


Unutmayın! Eğer kilo veremiyorsanız bunun sebebi sadace uyguladığınız diyetler değildir. Öncelikle sebeplerin ve çözümlerinin uzman bir hekim tarafından tespit edilmesi gerekmektedir.


İzlemek için tıklayabilirsiniz

Dr. Asuman Kentli Biorezonans ile kilo verme tedavisini sizler için anlatıyor...






6 Ağustos 2021 Cuma

Duygusal Yeme Nedir?

 DUYGUSAL YEME NEDİR?




Vücudunuzun esas ihtiyacı olan porsiyonlardan daha büyük porsiyonlara eliniz gidiyor ve gereğinden fazla yiyorsanız, moraliniz bozulduğunda çareyi yemek yemekte arıyorsanız, bunun nedeni yaşadığınız psikolojinin etkileri olabilir.  Genellikle yemek saatleri dışında, ruh hallerinizin değişimleri  sonucunda aniden ortaya çıkan bu durum sağlığınızı olumsuz olarak etkilemektedir.

Yaşam koşulları, kişiyi psikolojik bir bunalıma sokmaya başladığı anda kendinizi sorunlarla yüzleşmek ve iyileşmeye çalışmak yerine kontrolsüzce yemek yerken bulabilirsiniz.

Yapılan araştırmalar sonucunda kişileri aşırı yemeye iten sebeplerin kaynağı, ruh hallerini değiştirmek için yedikleri olmuştur.

Duygusal yeme bozukluğu yaşanılıyorsa öncelikle bu sorunun tespiti yapılmalıdır.

Dürtüsel olarak aşırı yeme bozukluğu yaşayan kişiler, genellikle negatif duygularla başa çıkabilmenin yolunu bir şeyler yemek olarak görürler.

Duygusal yeme bozukluğu yaşayan kişiler, her aşırı yeme atağından sonra kendilerini suçlu ve depresif hissedebilirler. Kontrolden çıkan bu yemek alışkanlığından sonra suçlu hissederek psikolojilerinin bozulmalarına sebep olurlar.

Özellikle son yıllarda yemek bağımlılığı oldukça sık karşımıza çıkan bir kavramdır. Araştırmacılar özellikle yağ, şeker ve tuz oranı yüksek besinlerin tüketiminin tıpkı diğer bağımlılık yapıcı maddelerde olduğu gibi beyinde farklı reaksiyonlara neden olabileceğini belirtiyorlar.


Bu durumda neler yapabilirsiniz?

- Psikolojik destek alın

Psikologlar, yemek yeme bağımlılığınız üzerinde bir inceleme yaparak yemek yemeye sizi iten esas sebeplere odaklanırlar ve duygusal yemeye iten sebepleri araştırırlar. Farkında olmadan yaşadığınız bu süreçte en büyük destekçiniz hale gelirler.


-  Çevrenizi değiştirin

Her zaman yemek yediğinizin yerin şeklini ya da yemek yerinizi değiştirin. Eski alışkanlıklarınızı değiştirmek, kendinizi değiştirmek adına güzel adımlar olabilir.


-Zorlayıcı diyetlerden kaçının

Günümüzde popüler olan ve halen de yararlı mı zararlı mı diye tartışılan diyetlerden kaçınmalısınız. Yeme bozukluğu yaşarken verdiğiniz mücadelenin içerisine bir de diyet zorluğunu eklemek, psikoloijik olarak sizi daha da olumsuz etkileyebilir. En sağlıklı çözüm için mutlaka uzman bir hekime danışmalısınız.


- Tedavi yöntemlerini keşfedin

Günümüzde sıkça yaşanan duygusal yeme bozukluğunun altında yatan kaynaklardan biri ise gıda bağımlılığıdır. Şeker, hazır gıdalar vb. yiyecekler bağımlılık oluşturdukları için duygusal yeme bozukluğu daha sık yaşanmaya devam etmektedir. Biorezonans cihazı ile yapılan gıda bağımlılığı ve duygusal durum bozukluğu tedavisi sayesinde duygusal yeme ve gıda bağımlılığı ile başa çıkma mücadelesinde yüksek oranda destek alabilirsiniz. Konusunda uzman doktorlar tarafından uygulanan bu tedavi sayesinde duygusal yeme bozukluğu rahatsızlığından kurtulmuş olursunuz.


4 Temmuz 2021 Pazar

Bağımlılığı Yok Etmek İçin MORA TERAPİ

 



Bağımlılığı Yok Etmek İçin MORA TERAPİ

Mora terapi, maddenin çevresine yaydığı elektromanyetik alandaki frekansların tedavi amacıyla kullanılmasını sağlar. %91 gibi yüksek bir başarı oranına sahip olan mora terapi, her türlü istenilmeyen  ve bağımlılık olarak adlandırılabilen her alışkanlığın kontrol altına alınması ya da tamamen ortadan kaldırılması için kullanılır. Mora terapiye başvurma nedenleri arasında en başta sigara ve alkol kullanımından yada bağımlılığından kurtulmak olsada , karbonhidrat, çikolata, şeker ve gibi kişinin kendisini tutmaksızın tüketmesine neden olan pek çok alışkanlığın ortadan kaldırılmasında etkilidir. Ayrıca, tedavi sırasında enerjetik nötrlenme gerçekleştiğinden vücudun daha sağlıklı olmasını ve toparlamasını da sağlar. Bağımlılığın yanı sıra akut ya da kronik ağrılarda, akut hastalıklarda, hatta alerjilerde ve bazı kronik hastalıklarda kullanılabilmektedir. Mora terapi frekans silme işlemi ile istenmeyen bağımlılıklardan, alışkanlıklardan veya rahatsızlık veren kronik ağrılardan kurtulmak mümkün olabilir. 

Mora terapi tedavi yönteminde bağımlılıklardan kurtulmak için farklı metodlar uygulanmaktadır. Kişinin cilt yüzeyine elektrotların bağlanmasının yanı sıra kurtulmak istediği maddenin bir örneği de mora terapi cihazının ilgili bölgesine yerleştirilir. Mora’ya özel bir filtreleme yöntemi sayesinde kişinin vücudundan elde edilen frekans, sabit fazlı olarak ayna görüntüsüne dönüştürülür. Elde edilen bu frekans kişinin vücuduna tekrar gönderilir. Gönderilen frekanslar, içerdikleri bilgiyle vücut sistemine müdahalede bulunur.

Sigara bağımlılık yapıcı bir madde olması ve erişiminin kolay olması nedeniyle tüm dünyada önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. İnsan sağlığı başta olmak üzere, sosyal ve ekonomik olarak da baş etmesi zor bir bağımlılıktır. Sigaranın içindeki yabancı maddeler dokularda irritasyon ve hasar oluşturur. Aynı zamanda cildin yeteri kadar beslenmesini engelleyerek erken yaşlanmanıza sebep olur. Ayrıca yorgunluk, uykusuzluk, ruhsal gerilim, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma da oluşturmaktadır.

Son 10 yıldır ülkemizde Mora Terapi ile sigara bırakma tedavisi uygulanmaya başlanmıştır. Mora-Biorezonans yöntemi ilk kez 1970’li yıllarda Alman doktor Franz Morell tarafından kullanılmaya başlanmış olan ve vücuda maddelere özgü zayıf elektromanyetik frekanslar yoluyla müdahaleyi amaçlayan ve bu amaçla üretilmiş tıbbi cihazlar yardımıyla yapılan bir bütünsel tıp yöntemidir. Bu tedavinin birçok farklı endikasyonlarda kullanılabileceği gösterilmiş olsa da; son yıllarda, özellikle bağımlılıklar konusundaki kullanımı yaygınlaşmıştır.

Mora Terapi, içtiğiniz sigaradan alınan elektromanyetik titreşimlerin biorezonans yöntemiyle vücuttan silinmesi işlemidir.  Biorezonans birbirinin ayna görüntüsü yani tersi olan iki titreşimin birbirini yok edeceği bilgisinden yola çıkılarak geliştirilmiştir. Sigara, alkol, şeker veya karbonhidratlardan alınan elektromanyetik titreşimleri de ters çevirip biorezonans yöntemiyle vücuda geri verdiğimizde madde ile vücut arasındaki iletişim bağı siliniyor ve bu sayede bağımlılık yapan maddeye yada düşünceye duyulan ihtiyaç belirgin olarak azalıyor.

Mora terapiyi diğer sigara bırakma yöntemlerinden ayıran en büyük farklar, terapi sırasında sadece sigara frekansları silinmekle kalmaz aynı zamanda, vücutta birikmiş olan toksinler vücuttan uzaklaştırılmış olur. Bunun yanında vücudun sağlıklı frekansları cihaz tarafından filtrelenerek yükseltilir, sağlıksız frekanslar ise ters çevrildikten sonra vücuda geri verilir. Bu şekilde vücudun genel sağlık durumu da dengelenmiş olur. Her seansta yapılan renk terapileri sayesinde de sigarayı bırakma evresinde meydana gelebilecek duygu durumdaki dalgalanmaların kontrol altına alınabilmesi sağlanır.

Vücudumuz ve canlı cansız tüm maddeler arasındaki iletişim ve karşılıklı birbirini algılama kabiliyeti, düşük enerjili elektromanyetik titreşimlerle taşınan bilgi paketlerine dayanıyor. Mora-Terapi’nin ana dayanak noktası homeopatidir. Çünkü tedavi amacıyla vücuda bir kimyasal ilaç verilmez sadece onun tedavi amaçlı taşıdığı elektromanyetik titreşim aktarılır.

20 Haziran 2021 Pazar

Beslenmenize Özen Gösterin


Sağlıklı beslenmek hepimizin amacı fakat bu kadar bilgi ve öneri içerisinde bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız endişelenmeyin. Bazı temel noktalar bu amacınıza ulaşmak için size yol gösterecek. 

Öncelikle proteinler kas metabolizmasında görevli olduğu gibi aynı zamanda uzun süreli tokluk ve doygunluk hissinin sağlanmasında oldukça etkili. Bu yüzden öğünlerde dengeli miktarlarda protein almaya özen göstermelisiniz. Proteinler, yağlar ve karbonhidratlar vücutta farklı reaksiyonlar için gerekli olan temel makro besin ögeleri olarak görev yapıyorlar. Bu yüzden sağlıklı beslenme için her gün belirli miktarda, üçünden de dengeli bir şekilde almak gerekiyor. Düşük karbonhidratlı, düşük yağlı veya yüksek yağlı çeşitli popüler diyetler olsa da aslında hepsi belli başlı bazı besin ögelerinden yetersiz oranda alınmasına neden olarak sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. 

Günümüzdeki hızlı tüketim kültürü, birçok yapay yani kimyasallarla bezenmiş gıdayı da ortaya çıkardı. Bu gıdalar sadece kilo aldırmakla kalmıyor. Sağlığa da pek çok zararı bulunuyor. Bu nedenle yapaydan uzak organiğe yakın olun ki sağlıklı yaşamın kapıları sizin için aralansın.  İnsanın yaşamı için 50’ ye yakın besin öğesine gereksinimi vardır. İnsanın, sağlıklı büyüme ve gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için bu öğelerin her birinden günlük ne kadar alınması gerektiği belirlenmiştir. Bu öğelerin herhangi biri alınmadığında, gereğinden az ya da çok alındığında büyüme ve gelişme engellenir, sağlık bozulur. Gereğinden fazla besin tüketilirse, çok alınan bazı öğeler vücutta yağ olarak depolandığından sağlık için zararlı olur. İnsan sağlığını ciddi şekilde bozabilen beslenme bozuklukları ve obesite;  horlama, uyku apnesi, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, diyabet gibi pek çok hastalığın ana nedenleri arasındadır. Sağlıklı kilo kontrolünün ve buna uygun beslenme programlarının uygulanabilmesi için, yaşam tarzı, beslenme alışkanlığı ve vücut yapısı farklılıklarının değerlendirilmesi çok önemlidir. Kötü beslenme aslında pek çok kronik ve ciddi hastalığın bir numaralı nedeni. Sürekli konuşuyoruz, abur cubur yemeyin, sağlıklı beslenin diye.  

Peki insanlar aslında ne yemeli? Nasıl beslenmeli? Bu konuda dikkat edebileceğiniz birkaç önemli küçük değişiklik hayatınızın ilerleyen yıllarında hastalıklara yakalanma riskinizi çok ama çok düşürecektir. Kesinlikle daha az işlenmiş ve daha doğal gıdalara yönelmeliyiz. Rafine un, şeker, tuz  vb rafine ürünlerden mutlaka ve mutlaka olabildiğince uzak kalmalıyız. Daha az işlenmiş gıda ve daha çok sebze ve meyve. Özellikle lif oranı yüksek sebze ve meyveler kimi toksik atıkların da vücudumuzdan atılımını kolaylaştırıyor. Önemli olan mucize gıdaları bulmak değil, önemli olan meyve sebze tüketimi, baklagiller, doğal kavrulmamış kuruyemişler, ve tahıl ürünü tüketilecekse de lif bakımınca zengin tam tahıllı ürünler. Gıdalarınızın olabildiğince doğal, taze olmalarına özellikle özen gösterin.

Çocukluk ve ergenlik çağında doğru beslenme alışkanlıklarının kazanılması gerekir. Yetişkinlerde karşılaştığımız birçok beslenme bozukluğunun temelleri çocukluk çağında atılmaktadır.

Büyüme ve gelişme çağındaki yanlış beslenme sistemleri ileride dönüşü olmayan, kalıcı hasarlara neden olabilir. Ergenlik dönemi, çocukların fiziksel özelliklerini en çok önemsedikleri dönemlerden biridir. Bu yaşlarda eğer doğru yönlendirilmezlerse sıklıkla da  vucut geliştirme ve güzellik adına çok yanlış beslenme ve  vitamin vs. alışkanlıklarına kapılabilirler.

Sağlıklı beslendiğiniz, uzun ömürlü, sağlıklı mutlu günler dileriz.

7 Haziran 2021 Pazartesi

Biorezonans Nedir?


Biorezonans, elektromanyetik frekanslar aracılığıyla uygulanan bir yöntemdir. Enerji
tıbbı yöntemi olarak adlandırılır ve kimyasal ilaçlar kullanılmaz. Dünyanın birçok
yerinde yaygınlaşan biorezonans tedavisi acılı ve ağrılı bir tedavi yöntemi değildir. Yan
etkileri bulunmaz. Genel tanım olarak biorezonans, hastalıkları ortaya çıkaran
vücudumuza zararlı etkenleri ortadan kaldırılmasını sağlayan tamamlayıcı bir tıp
metodudur. Biyofiziksel bir tedavi yöntemi olduğu içinde eğitimli doktorlar tarafından
uygulanmaktadır. 

Biorezonans pek çok hastalığın ve sorunun tedavisinde kullanılan
yenilikçi bir tedavi yöntemidir. Özellikle sigara ve alkol bağımlılığı, kronik ağrıların
tedavisi, alerji tedavisi, kanser tedavisi, obezite/kilo verme, stres tedavisi,
yaralanmayı önleme gibi sağlık sorunlarında sıklıkla kullanılmaktadır. 
Biorezonans tedavi yönteminin en sık kullanıldığı alan sigara bırakma tedavisidir.
Terapide, sigaranın içinde bulanan nikotin maddesinin yaydığı frekans vücuttan silinmesi için
kullanılır.  Biorezonans uygulamasında yaş sınırı bulunmamaktadır. Bebeklikten ileri
yaşlara kadar her yaşta uygulanabilir. Vücudun sağlıklı frekanslara ulaşması,
şikayetlerin giderilmesi, sistemlerin düzene girmesi biorezonans yöntemi ile
yapılabilmektedir. Yaklaşık olarak 400 e yakın hastalığın ve problemin tedavisinde
kullanılmaya başlanmıştır. Bilindiği üzere insan vücudu elektromanyetik frekanslara
sahiptir.  Vücut yapısında bulunan her bir organın kendine has bir frekansı
bulunmaktadır. Tüm bu frekanslar dışarıdan negatif bir etki altında kaldığı zaman
çeşitli hastalıklar oluşabilmektedir.

İlaç veya ameliyat gibi tedavilerin uygulanması bazı durumlarda sonuç vermeyebilir. Bunun gibi durumlarda yine biorezonans tedavisi uygulanabilmektedir. Çevremizdeki elektromanyetik kirlilikler insan sağlığını bozabilmektedir. Biorezonans tedavi yöntemi ile bu kirlilikleri temizleme işlemi yapılabilir.  Bahsettiğimiz elektromanyetik kirlilik çeşitleri, internet, cep telefonu, çeşitli elektronik ev aletleri gibi farklı araçlardan ve sebeplerden
kaynaklanabilmektedir. Biorezonans yöntemi ile bu ve bunun gibi sorunların da
üstesinden gelmeniz artık mümkün. 

Biorezonans yöntemi aynı zamanda hastalıkların önlenmesi ve bağışıklığın
güçlendirilmesi konusunda da tercih edilen bir yöntemdir.  Bireyin bağışıklığını
düşüren genellikle dengesiz, yetersiz beslenme, stres, katkı maddeli gıdalar, sigara
kullanımı, aşırı alkol kullanımı, radyasyon, hareketsiz kalma,  hava kirliliği gibi
etkenlerdir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve hastalıkların önlenmesi için bağışıklık
sistemi etkileyen bu etkenlerin mümkünse ortadan kaldırılması veya en az seviyeye
indirilmesi gerekmektedir.

Mora Terapi yıllar içinde özellikle Almanya ve yakın Avrupa ülkelerinde rezonans-
titreşim tıbbı olarak adlandırılan bir tamamlayıcı tıp akımı başlatmış ve başarılı
olmuştur.  Mora Terapi de tedaviler materyal maddeler yerine elektromanyetik
titreşimler üzerine iletilen bilgi ile sağlanmaktadır.

MORA-Terapi Kısaca…
1) Maddenin çevresinde oluşan elektromanyetik alandaki frekansların tedavi amacıyla
kullanılmasıdır
2) Vücudun kendisinden alınan elektromanyetik frekansların tedavi amacıyla
kullanılmasıdır.

Mora Terapi ile destek verilebilen hastalıklardan bazıları;
·Bağımlılıklar (Sigara bağımlılığı, Alkol Bağımlılığı, Gıda bağımlılığı)
·Genel sağlığın desteklenmesi
·Kronik hastalıklarda destek (Kronik Sistit)
·Kronik yorgunluk sendromu
·Fibromiyaljililer
·Ameliyat sonrası iyileşmenin hızlandırılması
·Romatizma ve diğer ağrılar
·Alerjiler ve Alerji kökenli sağlık problemleri (Egzama hastalığı , sedef hastalığı, alerjik
rinit , sinizüt, alerjik astım, gıda alerjileri, solunum yolu alerjileri)
·Detox – Vücudun toksinlerden temizlenmesi
·Bağışıklığı güçlendirme
·Obezite – zayıflama
·Karaciğer problemleri
·Mide – Bağırsak sistemi
·Ruhsal Problemler
Biorezonans tedavisi için illaki hasta olmanız gerekmemektedir. Daha öncede
bahsettiğimiz gibi hastalıklardan öncede bu terapiyi yaptırabilir daha sonra ortaya
çıkabilecek bir çok rahatsızlıktan kendinizi koruyabilirsiniz. Uzman doktor kadromuz
tarafından uygulanan biorezonans tedavisi hayatınızda yeni bir döneme geçiş
yapmanızı sağlayacaktır. Acılı ve ağrılı tedavilerden kaçınıyorsanız, aklınızda bir soru
işareti kalıyorsa tamamen yan etkisiz ve acısız biorezonans tedavisi tamamen size
uygundur. Mora Terapi güvencesi ile tedavinizi en kısa sürede olabilirsiniz. 
Daha fazla bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sağlıklı günler dileriz...

02164051452 - 05332501126