15 Mayıs 2023 Pazartesi

STRESİ AZALTAN YÖNTEMLER






STRES NEDİR VE NEDEN OLUR?

Stres, çeşitli sebep ve koşullardan ötürü belli bir duruma veya durumlara dayanarak ortaya çıkan bir duygu durumu bozukluğudur.

Stres; vücudun bir tetiklenme veya bir durumu yaşamasıyla birlikte gösterdiği tepkidir. Ve bu tepki bazen bir karşı duruş amacıyla bazen de kaçış amacıyla ortaya çıkar. 

Kısaca şöyle söyleyebiliriz. Fiziksel veya ruhsal zorlanmalar ve sağlığın tehdit edilmesi durumunda stres ortaya çıkmaktadır.

Hepimiz her ne kadar kaçınmaya çalışsak da günlük hayatın getirdiği koşul ve şartlar çerçevesinde stres yaşayabiliriz. Stres yaşanması ile birlikte kişide korku, kaygı, çaresizlik, mutsuzluk, gerginlik gibi problemler de ortaya çıkabilir. Devam eden stres halinde ise bu problemler daha da büyür ve psikolojik ve ruhsal sağlığın yanında fiziksel sağlığı da tehdit etmeye başlar. 

Başta bağışıklık sistemi stresten etkilenir ve sağlığı zayıflayarak hastalıklara açık hale gelir. Netice olarak daha da ileri ve geçmeyen stres durumlarında fiziksel sağlık da tehdit altına girer.

Bu nedenle hem psikolojik hem ruhsal hem de fiziksel sağlığımız için stresten uzak durmak önemlidir. Peki stresi azaltan yöntemler nelerdir?


STRESİ AZALTAN YÖNTEMLER NELERDİR?

Sakin kalmak 

Genel olarak olumsuzluklardan ve rahatsız edici olay-durumlardan uzak durmak stresten kaçınmanın ilk koşuludur. Bu durum mümkün olmadığında da bir tetikleyici etkisiyle ya da bir olay etkisiyle stres yaşandığında sakin kalmaya çalışmak nefesimizi kontrol etmeye çalışmak bizi rahatlatacak ve stres etkisini de azaltacaktır.


Düzenli egzersiz yapmak

Düzenli bir şekilde egzersiz yapmak ( türü fark etmeksizin yürüyüş, koşu, fitness, yoga vs.) sizi rahatlatacaktır. Genel olarak rahat hissedilen bir yaşamda da stres yaşama olasılığınız azalacaktır.


Ânı yaşamak

Geçmişe takılı kalmak ve geçmişte yaşanmış olumsuz olayları tekrar tekrar zihinde canlandırmak stres yaşamanızı etkileyen bir durumdur. Aynı şekilde geleceği de kaygılı bir şekilde tasarlamak doğru olmayacaktır. Önemli olanın içinde bulunduğumuz an olduğunu unutmamak ve keyif almaya çalışmak bizi stresten uzak tutacaktır.


Seyahat Etmek 

Günlük yaşam kovuşturması nedeniyle stres yaşama sıklığınız arttığında kendinizi fazla stresli hissettiğinizde kısa veya uzun tatiller yapmak ve mekan değiştirmek faydalı olacaktır. Mental olarak stresten uzaklaşmak için seyahat etmek ve değişim yapmak doğru bir yöntem olacaktır.


Hobiler Edinmek 

Stresli olduğunuzu hissettiğinizde ve kendinizi bu sebeple çaresiz, mutsuz hissetmeye başladığınızda ilgi ve odağınızı başka bir yere aktarmak üzerinizdeki stresi azaltmaya yardımcı olacaktır. 


Müzik Dinlemek

Müziğin iyileştirici ve sakinleştirici gücü olduğu herkesçe bilinmektedir. Stresle karşılaşıldığında ve/veya karşılaşılma olasılığını düşürmek için müziğin bu güçlerinden yararlanmak oldukça faydalı olacaktır. Dingin ve sakin bir zihnin kaygılanma, aşırı korku ve heyecan yaşama ihtimali düşüktür. Ama insanın doğası gereği bu tip duyguları yaşaması muhtemeldir. Stres anlarında yalnız kalınabilecek, kişinin kendini güvende ve rahat hissettiği bir ortamda zihni rahatlatacak ve kişiyi sakinleştirecek bir müzik açıp dinlemesi stresten uzaklaşmasına yardımcı olacaktır. Özellikle beynin Teta frekanslarını harekete geçiren dinlendirici müzikler dinlemek sakinleşmek için etkili bir yöntemdir.


Mora Terapi ile Stresten Kurtulmak Çok Kolay!

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi ile çeşitli sebeplerden ötürü ortaya çıkan duygu-durum bozuklukları, travmatik durumlar ve bu durumlara bağlı olarak gelişen stres, kaygı, çaresizlik vb. duygusal bozukluklardan kurtulmak mümkündür.

Bach Çiçekleri Terapisi çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansları ile olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerinin vücuttan uzaklaştırılmasını amaçlayarak; Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur.

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Böylelikle kişide olumlu ve pozitif duygular gelişir ve stres, korku, kaygı gibi negatif duygular bağlamında gerçekleşen eylemlerinde de azalma ve yok olma görülür.


1 Mayıs 2023 Pazartesi

MORA TERAPİ İLE İNSÜLİN DİRENCİNİZİ KIRABİLİRSİNİZ

 


İNSÜLİN DİRENCİ NEDİR?


İnsülin vücudumuzda pankreasta üretilen bir hormondur.

Beslenme sonrasında sindirim sistemi içerisinde besinlerde bulunan büyük yapılı karbonhidratlar parçalanarak küçük şekerlere dönüür ve daha sonra bu şeker emilerek kan dolaşımına katılır. Temel bir karbonhidrat olan glikoz, kan şekeri olarak bilinir. İnsülin hormonu kan dolaşımındaki şekerin hücreler tarafından alınmasını sağlar. Sonra da bu şeker enerji üretiminde kullanılır.

İnsülin direncini şu şekilde tanımlayabiliriz:

Gün içinde vücuda alınan şeker enerjiye dönüştürmek için insülin hormonuna ihtiyaç duyarız. İnsülin direnci; karaciğer, kas, yağ dokusu gibi yapılarda meydana gelen bozulma olarak ifade edilir. Bu hücreler insüline doğru tepki vermediğinde enerji üretimi için de glikozu kullanmaz. Bunun sonucunda da insülin direnci gelişir. İnsülin direncinin gelişmesiyle birlikte de kan şekeri düzeyi yükselir. Sistemsel olan bu bozulmanın sonucunda da pankreastan daha yüksek düzeyde insülin salınımı gerçekleşir.

Metabolik bozulma olarak da tanımlanan İnsülin direnci olarak adlandırdığımız bu olay neticesinde Tip 2 diyabet görülme olasılığı çok yüksektir.



İNSÜLİN DİRENCİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

• Cilde renk veren pigmentlerin artışından ötürü koyulaşma

• Deride yumuşama

• Hızlı ve aşırı kilo alma

• Kilo vermede sıkıntı yaşama

• Adet düzensizliği

• Aşırı tüylenme

• Kendini enerjisiz hissetme, sabahları yorgun kalkma

• Yemeklerden sonra uyku basması

• Konsantrasyon ve algılama güçlüğü

• Soğuk terleme ve üşüme

• Vücut direncinde azalma

• Hızlı yeme, sık ve çabuk acıkma

• Baygınlık hissi

• Tatlı krizleri

• Elde ayakta titreme



İNSÜLİN DİRENCİNE SEBEP OLACAK DURUMLAR

• Aşırı kilo

• Hareketsizlik

• Diyabet

• Polikistik over sendromu

• D vitamini eksikliği

• Sağlıksız ve dengesiz beslenme. Örneğin; işlenmiş gıdalar, çikolata, kek, dondurma, kraker vb. yiyeceklerin tüketimi.


İnsülin direncinin kırılması, vücudun insülini daha etkili bir şekilde kullanmaya başlaması anlamına gelir. Bu genellikle sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz alışkanlıklarıyla elde edilir. İnsülin direncinin kırılmasının vücuttaki olumlu değişikliklerini şu şekilde örneklendirebiliriz:

1. Kan şekerinin kontrolü: İnsülin direncinin kırılmasıyla birlikte, vücut insülini daha etkili bir şekilde kullanır ve kan şekerini daha iyi kontrol eder.

2. Kilo kaybı: İnsülin direncinin kırılması sonucu vücutta daha fazla yağ yakımı ve kilo kaybı olabilmektedir.

3. Kardiyovasküler sağlık: İnsülin direncinin kırılması, kan basıncını düşürebilir ve kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.

4. Metabolizma hızı: İnsülin direnci kırıldıktan sonra, metabolizma hızı artabilir ve vücut daha fazla kalori yakabilmektedir.

5. Daha iyi enerji seviyeleri: İnsülin direncinin kırılması, daha iyi enerji seviyeleri ve daha az yorgunluk hissi sağlayabilir.

Bu sonuçlara dayanarak insülin direncinin kırılmasının sağlığımız için ne kadar önemli olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz.



MORA TERAPİ İLE İNSÜLİN DİRENCİNİZİ KIRABİLİSİNİZ!

İnsülin direnci (Metabolik sendrom) terapisinde ilk amaç; insülin direncine neden olan risk faktörlerinin yaşam şekli değişiklikleri ve gerekli tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınmasıdır. Yaşam tarzı değişikliği dışında, metabolik sendromu tedavi edebilecek tek bir unsur söz konusu değildir. En uygun tedavi yöntemi kilo kaybının sağlanması, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi yaşam şekli değişiklerinin sağlanması ve sigara kullanımının sonlandırılmalıdır.

Yaşam tarzı ile doğrudan bağlantılı olan insülin direncinin tedavisinde başarılı sonuçlara imza atmış bütünsel tıp yöntemi Mora Terapiyi hastalarına uygulayan doktorlarımız, insülin direnci olan hastalarda iyileşmeye dair Mora Terapi ile gerçekleştirilmek istenen iki amacı: “Birincisi karbonhidrat bağımlılığını azaltmak veya bitirmek, ikincisi ise efektif bir detoksifikasyon ile insülinin etkinliğini artırmak.” şekilde özetlemektedir.

Kilo almaya neden olmasının dışında insülin direncinin ortaya çıkmasında da oldukça etkili olan karbonhidrat bağımlılığı için hastanın bağımlısı olduğu şeker, tatlı, çikolata, buğday ekmeği, un ve tuz gibi maddeler tüplere konularak Mora Terapi cihazları aracılığıyla vücuttan silinmektedir. İnsülin direncini kırmak için vücuttaki doku ve sistemler arasındaki iletişimin elektromanyetik frekanslar yardımıyla gerçekleşmesinden yola çıkan Mora Terapi teknolojisi, karbonhidrat bağımlılığı ile tahribata uğramış hücrelerin yeniden sağlıklı hale getirilmesini sağlamaktadır.

MORA TERAPİ İNSÜLİN DİRENCİNİ KIRMADA NEDEN BU KADAR ETKİLİ?

Mora Terapi’de, karbonhidrat bağımlılığının vücuttan silinmesi ile hastaların sağlıklı beslenmesine destek olunarak insülin direncine yola açan belirtilerin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. İnsülin direncinde Mora Terapi terapileri uygulanırken hastanın bütünsel olarak iyileşmesi ele alındığı için vücudun tüm zararlı maddelerden kurtulması ve aynı zamanda insülin hormonu ile hücre yüzeyindeki insülin reseptörlerinin etkileşiminin gerçekleştiği ortamın temizlenmesi amacıyla genel bir detoksifikasyon işlemi gerçekleştirilmektedir. Bu şekilde hem vücut zararlı frekanslardan arınmakta hem de vücuttaki insülin etkinliği arttırılmaktadır. Aynı zamanda seans sonrasında bol su içilmesine, dengeli ve sağlıklı beslenilmesine ve düzenli egzersize yönlendirme yapılarak kişilerin sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemeleri desteklenmektedir.

Araştırmalara göre Mora Terapi’nin insülin direncine etkisi hakkında yapılan bir çalışmada, 12 haftalık bir Mora Terapisi programına katılan 22 obez yetişkinin, program sonunda insülin direncinin azaldığı gözlemlenmiştir.


10 Nisan 2023 Pazartesi

NİTRİK OKSİT NEDİR VE NE FAYDA SAĞLAR?

 


Nitrik Oksit Nedir?

Nitrik oksit; nitrojen ve oksijenden oluşur ve vücudun kendisinin üretmiş olduğu bir moleküldür. Bu molekül insan yaşamının sürdürülmesi ve sağlığının korunması için oldukça önemlidir. Nitrik oksit molekülü, insan vücudundaki 50 trilyon hücre arasındaki etkileşimi ve iletişimi sağlama görevine sahiptir. Nitrik oksit hücreler arası iletişimi sağlayıp gerekli sinyalleri iletmekle birlikte birçok fizyolojik süreçte de rol oynamaktadır.

Nitrik oksitin vücudumuzda en fazla bulunduğu yer sinüslerimizdir. Alınan her nefesle birlikte nitrik oksit salınmakta kana karışmaktadır. Nitrik oksitin salınabilmesi için ağızdan değil burundan nefes almak önemlidir. Sadece burundan nefes alındığı takdirde nitrik oksit salınımı artabilmektedir. Bunun sebebi de yalnızca burundan alınan nefesin sinüslere ulaşabilmesidir.

Bilimsel çalışma ve araştırmalar sonucunda nitrik oksitin sağlığa pek çok faydası olduğu ortaya çıkmıştır. Tüm hücrelere etkisi olan nitrik oksit; hem dolaşım hem de solunum sisteminin düzgün bir akış içinde çalışmasına yardımcı olur. Özellikle damar sağlığı için önemli role sahip olan nitrik oksit; “vazodilatasyon” yani kan damarlarının genişlemesi ve dolaşımın artmasından sorumlu olduğundan kalp ve damar sağlığında belirleyici nitelik ve özelliktedir.

Bununla beraber nitrik oksitin başta uyku kalitesini düzenleme ve arttırma gibi pek çok önemli görevi bulunmaktadır.


Nitrik Oksitin Faydaları Nelerdir?

• Nitrik oksit, dolaşım, sinir, solunum, bağışıklık, üreme gibi sistemler arsındaki iletişimi sağlar ve düzenlemelere yardımcı olur.

• Hücresel arası iletişim ile uyku esnasında kaliteyi arttırır.

• Nitrik oksit beyin fonksiyonlarının iyileşmesine katkıda bulunur. Ayrıca sinir hücrelerinin faaliyetlerini arttırarak hafızanın güçlenmesini sağlar.

• Nitrik oksit kan akışında da görevli olduğu için; kanın tüm organlara ulaşmasını sağlar.

• Nitrik oksit vücutta oluşabilecek tümörlere karşı koruma sağlamaktadır.

• Ayrıca nitrik oksitin koku duyusunu güçlendirdiği de bilinmektedir.

• Nitrik oksit midemizin de daha iyi çalışmasını sağlayabilmektedir.

Vücudumuz nitrik oksiti kendi kendine üretebiliyor olsa da eksik kaldığı ve takviye gerektiği durumlarda nitrik oksit zengini gıdaları tüketmek önemlidir. Bilimsel araştırmalar nitrik oksit yetersizliğinde kalp hastalığı, diyabet ve üreme/cinsel fonksiyon bozuklukları görülebileceğini açıklamaktadır.

Nitrik oksit eksikliği belirtileri arasında stres, unutkanlık, halsizlik vardır.


Nitrik Oksit Hangi Gıdalarda Bulunur?

• Ispanak

• Roka

• Lahana

• Kara lahana

• Brokoli

• Çeşitli kök sebzeler

• Yeşil yapraklı sebzeler


MORA TERAPİ İLE SİGARADAN KURTULUN SAĞLIKLI NEFESE MERHABA DEYİN!

Mora Terapi sigara bırakma terapisi, maddenin kimyasal özelliğini değil, bu maddenin yaydığı kendine özel frekansın bilgisini değiştirerek tedavi uygular. Bağımlılık yapan maddenin/nikotinin frekans yapısı özel bir teknolojik yöntemle ters çevrilir ve bu bilgi tekrar kişiye geri verilir. Bu şekilde bağımlılık yaratan sigaranın bilgisi kişinin bedensel hafızasından silinmiş, vücuduna hiç nikotin frekansı yüklenmemiş biri gibi olur. Sigara bağımlılarında, bir süre sonra bağımlılığın psikolojik boyutu aktif olmaya başlar. Bağımlı belirli psikolojik durum veya fiziksel aktiviteyi sigara ile tamamlamaya başlar. Mutluluk, sıkıntı, üzüntü, sinir ve kaygı gibi psikolojik durumları sigarayla ilişkilendirir. Mora Terapi sigarayı bırakmada psikolojik bağımlılığı karşı da savaştığı için uzun vadeli sigara bırakmada başarılı sonuçlar elde etmiştir.


27 Mart 2023 Pazartesi

KUMAR BAĞIMLILIĞINA KARŞI NELER YAPILABİLİR?



KUMAR BAĞIMLILIĞI NEDİR?

Bağımlılık, kişide zevk, rahatlama benzeri duyguları meydana çıkaran her türlü alışkanlığın devamlı olarak tekrarlanması ve kontrol edilememesi olarak tanımlanan bir durumdur.

Kişinin kontrolünü kaybederek madde, gıda, aktivite gibi şeyleri tekrarlayarak tüketmesi veya uygulaması doğrultusunda gelişen bağımlılık; kontrolsüzlük sebebiyle olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir.

Kişiye maddi ve manevi, psikolojik, ruhsal ve fiziksel hasar veren bir bağımlılık türü de kumar bağımlılığıdır.

Kumar bağımlılığını yenilgi, hırs veya kazanma durumlarından biri veya birkaçının ağırlıklı olarak etki etmesi sonucunda, sürekli ve kontrolsüz şekilde kumar oynama davranışı olarak tanımlayabiliriz.

Kumar bağımlılığı kişiye ve çevresine maddi ve manevi olarak büyük zararlar verebilecek bir bağımlılık türüdür. İleri boyutlardaki kumar bağımlılıklarında aile içinde yaşanan huzursuzluklar artmakta ve hatta aile yapısı ve birliği bozulabilmektedir.


KUMAR BAĞIMLILIĞI NASIL OLUŞUR?

Kumar bağımlılığı günümüzde daha genç yaşlarda da görülmeye başlanmıştır. Kumar oynamaya uygun yer ve ortamlar, gelişen teknolojinin olumsuz getirisiyle internet sitelerinde rahatlıkla erişilebilen kumar oyunları vs. kumar bağımlılığının oluşmasındaki fiziki etkenlerdir. Bu etkenler kumar bağımlılığının yaş ortalamasını düşürmekte ve yaygınlığını arttırmaktadır. Kumar oynamak doğrudan doğruya maddiyat gerektiren bir bağımlılık olmasına karşın, ekonomik durumu iyi olmayanların da kumar bağımlısı olduğu görülmektedir.

Her yaş ve gelir grubunda görülebilen kumar bağımlılığı; daha çok 45-50 yaş arasında erkeklerde görülmektedir.

Kumar bağımlılığının başlama nedenlerinin başında heves ve hırs ile para kazanma isteği gelir demek mümkündür. Heves ile kumar oynamaya başlayan ve para kazanan/para kaybeden bir kişi daha çok kazanma/kaybettiğini geri alma hırsı ile kumar oynamayı sürdürür ve bu durum kumar bağımlılığına dönüşür. Kumar bağımlılığının oluşmasındaki nedenleri şu şekilde maddeleyebiliriz:

• Yüksek kâr veya başarısızlıkla sonuçlanan kumar deneyimlerinden sonra bir oyun ya da birkaç oyun düşüncesiyle tekrar oynama isteğini bastıramamak,

• İlgi odağını ve konsantrasyonunu tamamen kumar oynama üzerine çevirmek ve oyunu zihinde de tasarlamak,

• Kumar oynamayı bırakmayı tasarlamak ve bu düşünce ile huzursuz olmak,

• Kâr ile sonuçlanan kumar oyunlarında duyulan haz ile tatmin olamamak,

• Günlük ve genel yaşantıda karşılaşılan olumsuz durumlar neticesinde stres, kaygı, üzüntü, öfke gibi duygularla baş edemeyerek bu ruh halinden çıkmak için kumar oynamaya yönelmek,

• Kumar oynayıp zarar edildiğinde bu durumun kimseyle paylaşılamaması ve devamlı olarak zararını kapatmaya çalışmak gibi pek çok neden kumar bağımlılığını oluşturur ve bu bağımlılıktan kurtulmayı da zorlaştırır.


KUMAR BAĞIMLILIĞINA KARŞI NELER YAPILABİLİR?

Kumar bağımlılığı kişinin isteği ve çabası doğrultusunda kolayca uzaklaşabileceği bir bağımlılıktır.

Kumar bağımlılığından kurtulmak için mutlaka yapılması gerekenler şunlardır:

• Öncelikle kumar oynayan kişi maddi ve manevi olarak kaybettiklerinin farkında olarak kumar bağımlılığından kurtulmayı gerçekten istemelidir.

• Kumar bağımlılığından kurtulmak isteyen kişi kumar oynanan yerlerden uzak durmalı ve kumar bağımlılığı olan kişilerle de iletişim kurmaktan kaçınmalıdır.

• Bağımlılıktan kurtulmak isteyen kişi, kumar oynamayı aklına getirmemek için odağını başka aktivitelere vermeli ve kendisine yeni, oyalayıcı uğraşlar bulmalıdır.

• Kumar bağımlılığı olan kişi ve/veya etrafında, ailesinde bu kişinin bağımlılığının farkında olan kişiler mutlaka bağımlılıkla mücadele için bir kuruma ya da uzmana başvurmalı ve destek almaktan kaçınmamalıdır.

• Kumar bağımlılığı olan kişi bu durumu saklamamalı ve güvendiği biriyle paylaşmalıdır.

• Maddiyat ile doğrudan ilişkisi olduğunu bildiğimiz kumar oyunlarından kopmak için kişinin üzerinde ihtiyacı kadar miktarda para taşıması ve mecbur kalmadıkça kredi banka kartı kullanmaması faydalı olacaktır.

• Kumar bağımlılığı beraberinde alkol ve madde bağımlılığı da sık görülen problemlerdir. Bu sebeple bağımlılıktan kurtulmak isteyen kişi tamamen yaşam tarzın değiştirmelidir. Fiziksel aktiviteler zihinsel bir dinginlik ve rahatlama da sağlayacaktır. Bununla beraber beslenme ve uyku düzeni için de kişinin çaba sarf etmesi önemlidir.


BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE MORA TERAPİ

Duygu durum bozuklukları ve sağlıksız duygular çeşitli bağımlılıkların sebebi olabilmektedir.

Psikolojik ve ruhsal olarak sağlıklı bir yapıda olmak zararlı alışkanlıkların bırakılması hususunda önemlidir.

Mora Bach Çiçekleri terapisi sağlıksız duygu durumları, duygu kontrolü ve beraberinde mutlu ve dingin bir zihin için çalışır. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, öfke, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir. Dr. Bach araştırmaları sonucunda doğadaki çiçekler ile duygularımız arasında bir bağ olduğunu keşfetmiştir. Ve çiçeklerin homeopatik özelliklerini kullanarak duygu durumları üzerinde değişiklik yapmayı başarmıştır. Dr. Bach, insanda toplam 38 adet negatif duygu durumu ve davranış özelliği bulunduğunu ve bu duygu hallerini sağlıklı hale getirecek uygun çiçekler olduğunu belirlemiştir.

Kumar bağımlılığından kurtulmak için destek almak çok önemlidir. Bu desteği bir uzmandan almanızı tavsiye edebiliriz.

Uygulanan terapiler ve Mora cihazı hakkında bilgi almak için;

 📞+90 216 405 14 52 ya da

 📞+90 533 814 50 11 numaralarımızdan bize ulaşabilirsiniz.



13 Mart 2023 Pazartesi

İKİNCİL TRAVMATİK STRES NASIL TEDAVİ EDİLİR?






 Travma Nedir?

Biz insanları psikolojik ve ruhsal olarak kötü hissettiren ve geleceğe dönük olarak da olumsuz etki bırakan ve uzun vadede de duygu durum bozuklukları yaşamamıza sebep olan her durum ve olayı travma olarak tanımlayabilmemiz mümkündür.

Travma yaratacak olay ve durumlar beklenmedik şekilde gerçekleşir. Bu şekilde şok etkisi yaratır ve kişi için öncelikle şoku atlatma ve kabullenme evresi başlar. Olay kabullenilince de yaşanılan şokun etkileri daha belirgin şekilde görülür.

Psikolojik travmaya neden olabilecek olay ve durumları şu şekilde örneklendirebilmek mümkündür:

• Fiziksel ve sözlü taciz

• Yangın

• Deprem

• Kazalar

• Kayba yol açan her türlü fiziki ve manevi durumlar

• Aniden kişinin başına gelen olaylar vb.

İkincil Travmatik Stres Nedir?

Aniden meydana gelen ve bize maddi-manevi olarak zarar verebilecek, yaşamsal bir tehdit oluşturan deprem vb. Doğal afetler öncelik olarak negatif bir etki bırakmaktadır. Doğal afet vb. durumlar kişilerin üzerinde negatif etki bırakmanın yanında bu etkiye bağlı olarak gelişen duygusal ve psikolojik bozulmalar da görülmektedir. Çeşitli psikolojik belirtilerin olduğu ve fiziksel sorunların da eşlik ettiği bu durum psikolojik travma olarak tanımlanır.

Travmayı birincil olarak yaşayan kişilerle beraber; dışarıdan şahit veya çeşitli yollarla şahit olan kişiler de travmatize olabilmektedir. Ve bu durum ikincil travma olarak adlandırılır.

Travma; yaşanıldıktan sonra kişinin psikolojisine uzun vadede de etki etmektedir. Travmatik durum hem birincil olarak etkilenen kişiye hem de çevresini, belirtiler göstererek fiziksel, ruhsal ve psikolojik açıdan etkilemeyi yayılarak sürdürmektedir.

İkincil travmatik stres yaşama belirtileri ise şunlardır:

• Sürekli isteksiz olma hali

• Yoğun olarak üzüntü, kaygı hissetme

• Bedende kasılma ve ağrılar hissetme

• Bireyin geçmiş travmaları istemsizce anımsaması

• Travmaya birinci dereceden maruz kalan bireyi ya da travmatik olayı hatırlatacak durum, duygu ve düşüncelerden kaçınma

İkincil Travmatik Stres Nasıl Tedavi Edilir?

Travmalar hem birincil hem de ikincil olarak kişilere olumsuz etkileri oluyor olsa da, gereken tedavi ve destek ile atlatılabilmektedir. Aynı şekilde travmatik stres de geçicidir.

Mora Terapi ile Stresten Kurtulmak Çok Kolay!

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi ile çeşitli sebeplerden ötürü ortaya çıkan duygu-durum bozuklukları, travmatik durumlar ve bu durumlara bağlı olarak gelişen stres, kaygı, çaresizlik vb. duygusal bozukluklardan kurtulmak mümkündür.

Mora Bach Çiçekleri terapisi farklı çiçeklerin farklı duygu durumlarına olumlu etki bırakması keşfiyle , duygu-durum bozuklukları üzerine çalışmaktadır. Çiçeklerin homeopatik özelliklerini kullanarak duygu durumları üzerinde değişiklik yapmayı başaran Bach Çiçekleri Terapisi oldukça başarılı ve yan etkisi olmayan bir yöntemdir.

Bach Çiçekleri Terapisi çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansları ile olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerinin vücuttan uzaklaştırılmasını amaçlayarak; Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur.

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Böylelikle kişide olumlu ve pozitif duygular gelişir ve stres, korku, kaygı gibi negatif duygular bağlamında gerçekleşen eylemlerinde de azalma ve yok olma görülür.


22 Ocak 2023 Pazar

KIŞ AYLARINDA SPOR YAPMANIN FAYDALARI NELERDİR?



Sağlığımız yaşamımızın temel değişkenlerinin başında gelmektedir ve sağlıklı bir beden, sağlıklı bir zihin ve ruh daima özen gerektirir. Sağlığımız için yapacağımız en önemli eylemlerden biri harekettir. Kategorize etmeden ve az demeden devamlı olarak hareket etmek hepimiz için büyük bir gereksinimdir. Hareketsiz bir yaşam bize sağlıksız bir sonuç doğuracaktır. Örneğin fazla kilo ve obezite, diyabet, kalp damar hastalıklarının ve daha fazlasının temel sorunlarından biri beslenme biri de hareketsiz yaşamdır. Spor ve egzersiz yapmak; öncelikle fiziksel sağlığımız için, formumuzu korumak, kemik ve kaslarımızı güçlü tutmak için her yaşta önemlidir. 

Fiziksel sağlığımızın yanında ruhsal ve zihinsel sağlığımız için de spor ve egzersiz önemli bir fark yaratabilmektedir. Stres, depresyon, kaygı, özgüven eksikliği gibi sağlıksız duyguların ve sağlıksız duygu durumlarına bağlı olarak gelişen hastalıkların da önlenmesinde egzersiz ve spor büyük rol oynamaktadır.

 Hava sıcaklıkları düşmüş olsa da kış aylarında da spor yapmamız fiziksel ve zihinsel olarak dinç kalmamız ve sağlığımızı korumamız için oldukça önemlidir. Havaların soğuması ile birlikte spor yapma isteğinizde de düşüş olmuş olabilir. Ve aynı zamanda beslenmeniz de daha çok kalorili yiyeceklere yönelmişse spor yapmanız kaçınılmaz ve gerekli bir durum olmuş demektir. 


Kış aylarında spor yapmanın faydaları nelerdir?

Kış aylarında spor yapmak vücudu dinçleştirir. Kış ayları ile birlikte spor yapma şevkiniz azalmış olsa da; kendinizi daha enerjik hissetmeniz, vücudunuzu tembelleştirmemeniz ve sağlığınızı korunmanız için spor yapmanız oldukça önemlidir. Soğuk havaların gelmesiyle birlikte virüs ve bakteriler de artmakta ve buna bağlı olarak grip, soğuk algınlığı vb. hastalıklar da yaygınlaşmaktadır. Bunu önlemenin birincil yolu sağlıklı beslenme ise diğer en önemli etken de spor yapmak ve fiziki olarak dinç kalmaktır. Hareket anlamında bir kısıtlama ve sınıflandırma yapılmamalıdır. Açık havada sıkı giyinerek tempolu şekilde yapılan yürüyüşün de, bisiklet sürmenin de, yoga, pilates ve yüzmenin de vücut direnimize faydası büyük olacaktır.


Kış aylarında spor yapmak bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Kış aylarında hastalıklar yaygınlaşmakta ve insanlar bağışıklığını desteklemediği takdirde kolayca hasta olabilmektedir. Bağışıklık sistemini güçlü tutmak, vücut direncimizi yükseltmek için spor ve egzersiz yapmak çok önemlidir. Bağışıklık sistemimiz dışarıdan gelen tehlikelere karşı bizi korumakla sorumlu olan sistemdir. Kış aylarında hastalıklardan korunmamız için de bağışıklık sistemimizin güçlü olması gerekir. İmkan olduğu sürece her gün en az yarım saat yürüyüş yapmak dahi bağışıklık sisteminizin güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Bağışıklık sistemini olumlu yönde etkileyen bir etken de düzenli bir uyku ve beraberinde gelen dinlenmiş ve dinç bir beden ve zihindir. Düzenli bir uyku için ise düzenli spor yapmak önemlidir. Eğer uyku problemleriniz varsa ve düzensiz uykudan şikayetçiyseniz; düzenli spor yaparak uykunuzun da düzene girmesini sağlayabilirsiniz.


Kış aylarında spor yapmak, vücutta daha çok yağ yakımı olmasını sağlar. Kış aylarında soğuk havalarla birlikte vücut, yağı depolamaya daha yatkın hale gelmektedir. Yapılan araştırmalar kış aylarında, soğuk havada yapın egzersizin sıcak havada yapılan egzersizden daha çok yağ yaktırdığını ispatlamıştır. Bunun nedeni ise; kış aylarında kişi üşüdüğünde, vücut kalori yakan kahverengi yağ hücrelerinden faydalanmaktadır. Bu sayede hem enerji toplanmış hem de vücutta yağ yakımı gerçekleşmiş olmaktadır.



Kışın spor yaparak aynı zamanda fit bir vücut ile yaza hazır olarak girmiş olursunuz. Yaz aylarında hepimiz fiziğimizin daha iyi görünmesini isteriz. Bunun için de formumuzu korumaya yaz gelmeden, kış aylarında başlamak doğru olacaktır. Her gün, her mevsim spor ve egzersiz yapmak sağlığımız için önceliklerimizden olmalıdır. Kış aylarında spor yapmanız hem fiziki kondisyonunuzu korumaya hem hareket kabiliyetinizi arttırmaya yardımcı olacaktır. Aynı zamanda kış aylarında da spor yaparak yaza fit bir vücut ile girmiş olacaksınız.


SAĞLIKLI BİR BEDEN İÇİN PEMF TERAPİ!

Vücutta biriken toksinler hücrelerin geçiş yollarını tıkayarak hücreler arası enerji geçişine engel olur.  PEMF cihazı ise hücreler arası geçiş yollarını temizler, vücudu zararlı toksinlerden arındırır ve vücuttaki verimliliği artırır. PEMF cihazı bu sayede hem performans artırımı sağlar hem de hafif şiddette hücreleri sarstığı için fizik tedavi, ağrı tedavileri ve spor yaralanmalarında iyileşme sağlar. PEMF cihazı kişiye bütüncül bir sağlık anlayışı sunmaktadır.


9 Ocak 2023 Pazartesi

NAD+ NEDİR?

 


 ‘Nikotinamid Adenin Dinükleotit’ ya da kısaca NAD+ vücudumuzdaki yaşayan tüm hücrelerde ve hücrelerin enerji merkezi olan mitokondrilerde bulunan bir koenzimdir. Aynı zamanda da NAD+ ‘uzun yaşamın anahtarı’ olarak bilinir. NAD+ doğal olarak oluşan bir niasin enzimidir.

NAD+ proteinler için vazgeçilmez bir yardımcı molekül konumundadır. DNA bütünlüğünü de koruyan NAD+, proteinlerin kalite kontrol mekanizmasında görev almaktadır.

NAD+, vücut yaşlandıkça doğal olarak kısalan kromozomların uçlarında bulunan koruyucu başlıklar olan telomerleri uzatmaktadır.

NAD+ ayrıca vücudumuzda duygu-durumumuza da olumlu etki etmektedir. Duygu-durum düzenlemesi yapmakla beraber serotonin düzeyini de arttırır ve depresyon, anksiyete gibi durumların semptomlarını azaltır.

NAD+ enzimi şeker ve karbonhidrat kaynaklı enerjinin hücresel enerjiye dönüştürülmesini sağlar. 


NAD+ EKSİKLİĞİNİN ETKİLERİ NELERDİR?

NAD+’nin vücudumuz için oldukça gerekli bir enzim olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, vücudumuz için önemli bir ihtiyaç olduğunu belirttiğimiz NAD+’nin eksikliği, oksijen ve glikoz eksikliğinde olduğu gibi ölüme yol açabilmektedir. NAD+ seviyesinde düşüş olması durumunda ise kalp yetmezliği, demans, metabolik hastalıklar ve kanser gibi; özellikle ileri yaşlarda görülen rahatsızlıkların yaşanması olasılığı yükseldiği bilinmektedir. NAD+ düzeyi ideal seviyede tutulduğunda hücrelerimiz hem iç hem de dış hasara karşı korunmuş olacaktır. Bu sebeple hücre içinde NAD+ düzeyi ideal seviyede tutulması önemlidir.

Araştırmalar NAD+’nin vücudumuzda ve beynimizde gerçekleşen yaşlanmalarla savaştığını ortaya koymaktadır.

NAD+ yaşamsal olarak ihtiyacımız olan bir enzim olmakla birlikte yaşlandıkça bu enzimin vücudumuzdaki oranı azalmaktadır. Yaşlanma belirtilerinin de temel sebebi NAD+ azalmasıdır.


Vücudumuzda NAD+ seviyesini doğal olarak azaltan etkenler nelerdir?

Yaşlanma 

Kaygı

Depresyon 

Alzheimer 

Parkinson

Travma sonrası stres

Kanser

Çeşitli nedenler sonucu oluşan beyin hasarı

Nörodejeneratif hastalıklar

Alkol ve uyuşturucu madde kullanmak


NAD+ seviyesi azalınca vücudumuzda ne olur?

Mitokondri fonksiyonu bozulur.

Telomerler daha hızlı kısalır.

Kök hücre rezervi azalır.

Gen hasarı artar.

Hücresel yaşlanma hızlanır.

Hücreler arası iletişim bozulur

 Bu sebeple ilerleyen yaşlarda NAD+ seviyelerin yükseltecek uygulama yapmak doğru olacaktır. NAD+ seviyenizi düzeterek  sağlıklı şekilde yaş almanız mümkündür. Azalan NAD+ seviyesini yükseltecek olan NAD+ IV terapisinin faydaları nelerdir?

NAD+ IV TERAPİ’NİN FAYDALARI NELERDİR?

Sağlıklı beyin fonksiyonunu destekler ve bilişsel performansı iyileştirir.

Bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar.

Karaciğer sağlığını olumlu yönde etkiler.

DNA hasarını büyük ölçüde önlemeye yardımcı olur.

Nörolojik işlevleri hızlandırır.

Enerji seviyesini artırır.

Metabolizmayı hızlandırır.

Hücreleri yeniler.

Yaşlanma sürecini yavaşlatır.

Yaşlanmış hücrelerde de etkilidir. Anti-aging etkilidir.

Genel yorgunluğu azaltır.

Fiziksel dayanıklılığı ve atletik performansı arttırır.


MORA TERAPİ İLE SAĞLIKLI YAŞAMA ADIM ATIN!

Mora Terapi bağımlılık, kilo verme, duygu-durum ve ağrı terapileri ile sağlıklı bir yaşama kavuşmanız mümkündür. 

Mora Terapi doğal biorezonans terapisi ile vücudunuzdan alınan frekanslar yoluyla yapılan sigara, alkol ve gıda bağımlılıklarından kolay ve sağlıklı şekilde kurtulabilirsiniz.

Aynı zamanda öfke, çaresizlik, mutsuzluk, depresyon gibi duygu-durum bozukluklarında Mora Bach Çiçekleri terapisi ile de duygu-durum düzeltmesi yoluyla zihinsel, ruhsal ve fiziksel iyileşme yaşayabilirsiniz.