11 Ocak 2019 Cuma

GÖRÜNMEZ TEHLİKE ELEKTROMANYETİK STRES


Elektromanyetik kirlilik, günümüzde insan sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturan ancak görmezden gelinen bir durumdur.  Özellikle yüksek gerilim hatları ve radyo-televizyon verici istasyonlarının yakınlarında oturanların ve trafo merkezlerinde çalışanların sağlığını tehdit eden elektromanyetik dalgalar, günlük yaşamda kullanılan birçok cihazda bulunmaktadır.

Elektromanyetik alanlar gözle görülmemekte ancak insan sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Elektrik şebekeleri, aydınlatmalar ve haberleşme ağları, evlerdeki kablolar, elektrikli aletler, cep telefonları, bilgisayarlar ve tabletlerin hepsi elektromanyetik alan üretmektedir.


Elektriği iletebilme özelliği olan insan bedeni bir elektrik alana maruz kaldığında, bedende elektrik yükleri birikmektedir ve bu biriken yükler kendini farklı şekillerde gösterebilmektedir. Elektromanyetik dalgalar insan vücudunda önemli ölçüde karışıklığa neden olmaktadır. Vücudun molekül ve atomlarının dengelerini bozabilmektedir. Bu nedenle biyokimyasal işleyiş etkilenmekte ve elektriksel dolaşım zarar görebilmektedir.


Elektrikli cihazların yaydığı elektromanyetik radyasyondan en fazla etkilenen ve risk altında olan gruplara, hamileler ve gelişim çağındaki çocuklar örnek olarak verilebilmektedir.  Elektromanyetik kirlilik, çocuklarda öğrenme ve konsantrasyon bozukluğu, gençlerde kalp krizi ve çarpıntılar, beyni tahrip eden hastalıklar (Alzheimer ve Epilepsi gibi), baş ağrısı ve migren ağrıları, kronik halsizlik, huzursuzluk, uykusuzluk ve yorgunluk gibi sağlık problemlerine yol açabilmektedir. Bazı bünyeler, elektromanyetik alanlara karşı daha duyarlıdır. Bu kişilerde, uzun süre bilgisayar karşısında kalındığında ya da başka elektronik aletleri uzun saatler kullandıklarında bazı hassasiyetler ortaya çıkabilmektedir. Bunlar, boğazda kuruluk hissi, gözde ağrı ve görme bozukluğu, baş ağrısı, alerji, uykusuzluk, seslere karşı hassasiyet ve yorgunluk şeklinde sıralanabilmektedir.

Elektromanyetik alanın insan vücudu üzerindeki olumsuz etkilerini konu alan bir araştırmada; her insan vücudunda kansere yol açabilecek özelliğe sahip hasarlı hücrelerin bulunabildiği, bu hasarlı hücrelerinin bir şekilde elektromanyetik alana (bilgisayar, cep telefonu veya elektrikli bir aletten gelen) maruz kalması sonucu vücut bağışıklık sistemi bozulabileceğinden, kanserin hızlı bir şekilde gelişmesine neden olabileceği sonucuna varılmıştır.

Artık hayatımızın bir parçası haline gelen cep telefonları elektromanyetik dalgaları alıp vererek iletişim sağladığından hem radyasyon kaynağı hem de radyasyon alıcısıdır. Cep telefonu konuşması anında radyasyon kafatasından beyine doğru ilerleyebilmekte ve hücrelerle etkileşebilmektedir. Birçok bilimsel raporda cep telefonlarıyla ilişkili olarak baş ağrısı, endişe, kısa süreli hafızada zayıflama, kronik yorgunluk, deri uyuşukluğu, stres, görüş alanında daralma, kulak çınlaması gibi yaşam kalitesini düşürücü sağlık sorunları olabileceği belirtilmektedir.

Yüksek gerilim hattına yakın yerlerde yaşayan bireyler üzerinde yürütülmüş bir çalışmada yüksek gerilim hatlarının kanser riskini artırdığı gözlemlenmektedir. Hamilelerde sıklıkla düşüklere neden olabilmekte, psikolojik rahatsızlıklarla daha sık karşılaşılabilmektedir. Sadece insanlar üzerinde değil, hayvanlar üzerinde de olumsuz etkiler gözlemlenmiş olup, buna örnek olarak, arılarda üretkenlik ve bal üretiminde düşüşün gözlemlenmesi verilebilmektedir.

Hayatımızın bu kadar içinde olan, sağlığımızı çok ciddi boyutta tehdit eden bu kirlilikten tamamen korunma sağlanabilmesi zor olsa da bazı önlemler almak son derece önemlidir. En çok risk taşıyan cihazlardan olan cep telefonu kullanımı sınırlandırılarak ve geceleri uyurken mümkün olduğunca uzak bir yere konularak önlem alınmaya başlanabilmektedir. Aynı zamanda uyurken başınızın prize veya kablolara uzak olması sağlanmalıdır. Mikrodalga fırın vb gibi elektromanyetik alan oluşturan aletler çalışırken yakınında bulunulmamalıdır. Özellikle çocukların ekranlardan olabildiğince uzak kalması sağlanmalıdır.

Elektromanyetik alandan ve radyasyondan korunmada beslenme de önemli bir faktördür. Yüksek kalorili, özellikle kızartılmış gıdalar tüketmekten kaçınılmalıdır. Toksinleri bağlayarak vücudun korunmasında önemli rol oynayan elmadaki "pektin" maddesinin alınması, brokoli, lahana, tere gibi yeşil sebze tüketimi, laktobalit içeren yoğurt çökelek gibi süt ürünleri, korunmaya yardımcı olan besinlerdendir. A, C ve E gibi vitaminlerin kullanımı kalsiyum ve magnezyum, bunun yanı sıra selenyum, germanyum, vanadyum gibi eser elementler serbest radikal oluşumunu engellediğinden, besin seçimi yapılırken göz önünde bulundurulmalıdır.

Vücudumuzun kaldıramayacağı kadar elektromanyetik kirlilik, oluşturduğu hücresel stres nedeniyle birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Mora Terapi de elektromanyetik alanın vücutta oluşturduğu olumsuzlukları kaldırmada en etkili yöntemlerden biridir. Mora terapi ile alacağınız elektro stres ve radyasyon terapileri ile vücudunuzu eski sağlıklı haline geri getirebilirsiniz ve elektromanyetik alanın vücudunuzda oluşturduğu olumsuz etkilerden kurtulabilirsiniz. Aynı zamanda Mora Terapi ürünleri arasında elektromanyetik alandan korunabilmenizi sağlayacak cihazlar da bulunmaktadır. Unutmayın, beslenmeme, uykuma, egzersizime önem gösteriyorum ancak hala kendimi iyi hissetmiyorum diyorsanız sebebi elektro stres olabilir!  Bütünsel sağlığınız için bunu ihmal etmeyin.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme