25 Ağustos 2023 Cuma

Formda Kalmanın 10 Etkili Yolu

 




 


Günümüzde sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri, fiziksel aktiviteyi yaşam tarzımızın bir parçası haline getirmek ve formda kalmaktır. Formda kalmak, sadece dış görünüşümüzü iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda genel sağlık ve yaşam kalitemizi olumlu yönde etkiler. İnsan vücudu, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme ile uyum içinde çalışarak optimal performansını sergiler. Formda kalmak, sadece kilo kontrolü veya kas yapısıyla sınırlı değil; kardiyovasküler sağlık, kemik yoğunluğu, enerji seviyeleri, zihinsel denge ve yaşam süresi gibi birçok faktörü de içerir. Bu yazıda, forma kalmak neden bu kadar önemli ve hangi avantajları sağladığına dair daha yakından bakacağız.


Formda Kalmanın 10 Etkili Yolu


Egzersiz Rutini: Düzenli egzersiz, kilo kontrolünü sağlamanın ve kas kütlesini artırmanın önemli bir yoludur. Cardio ve direnç egzersizlerini dengeli bir şekilde yaparak vücudunuzu forma sokabilirsiniz.


Su Tüketimi: Yeterli su içmek, metabolizmanızı hızlandırır, tokluk hissi verir ve toksinleri vücuttan atmanıza yardımcı olur.


Porsiyon Kontrolü: Yemek porsiyonlarını kontrol altında tutmak, gereğinden fazla kalori alımını engeller ve kilo yönetimine yardımcı olur.


Uyku Kalitesi: Yeterli ve kaliteli uyku almak, vücudun yeniden enerji toplamasını sağlar, hormon dengesini korur ve kilo kontrolünü destekler.


Stres Yönetimi: Stres, kilo alımını tetikleyebilir. Yoga, meditasyon veya nefes egzersizleri gibi yöntemlerle stresi yönetmeye özen gösterin.


Sağlıklı Atıştırmalıklar: Sağlıklı atıştırmalıklar tüketerek açlık krizlerini önleyebilir ve öğün aralarındaki gereksiz atıştırmalıkları engelleyebilirsiniz.


Sebze ve Meyve Tüketimi: Renkli sebzeler ve meyveler vitamin ve mineral açısından zengindir. Bunlarla beslenerek vücudunuzu destekleyin.


Posalı Yiyecekler: Lifli yiyecekler tokluk hissi verir, sindirimi düzenler ve kilo kontrolüne katkı sağlar.


Kendinize İyi Bakın: Kendinize zaman ayırarak duygusal sağlığınıza özen gösterin. Kendinizi iyi hissetmek, motivasyonunuzu ve formunuzu korumanıza yardımcı olur.


Bu öneriler, formda kalmak isteyenler için başlangıç noktası olabilir ve sağlıklı yaşam tarzını benimsemelerine yardımcı olabilir.


Formda Kalmak İçin En Etkili Yöntem Mora Terapi!

Kilo vermek, pek çok insanın ortak hedeflerinden biri. Ancak bu hedefe ulaşmak bazen zorlu ve meşakkatli bir süreç olabilir. İşte tam da bu noktada Mora Terapi devreye giriyor. Mora Terapi, vücudu dengeleyen, enerji akışını artıran ve metabolizmayı destekleyen bir yöntem olarak dikkat çekiyor. Bu terapi ile kilo verme sürecinizde daha etkili sonuçlar elde edebilirsiniz. 


Mora Terapi'nin kilo vermedeki etkilerini daha yakından inceleyerek, sağlıklı bir şekilde forma girmenin yollarını keşfedebilirsiniz.

24 Temmuz 2023 Pazartesi

EN DEĞERLİ PROTEİN KAYNAKLARI

 




EN DEĞERLİ PROTEİN KAYNAKLARI

Protein tüketimi vücut sağlığı için son derece önemlidir. Proteinler, vücudumuzun temel yapı taşlarını oluşturarak hücrelerin, dokuların ve organların onarımını ve yenilenmesini sağlar. Aynı zamanda enzimlerin ve hormonların üretimine katkıda bulunarak vücuttaki kimyasal reaksiyonların düzenlenmesini sağlar. Proteinler, kasların güçlenmesine ve fonksiyonlarının düzgün çalışmasına yardımcı olurken, bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve hastalıklara karşı direncin artmasına katkıda bulunur. 


Besinlerin sindirilmesi ve amino asitlere parçalanması için de önemli bir role sahip olan proteinler, vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi karşılamak için de kullanılabilir. Dengeli ve sağlıklı bir beslenme planı içerisinde yeterli ve kaliteli protein tüketmek, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışması ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek için gereklidir.



İşte sağlıklı proteinlerle dolu bir beslenme için tercih edebileceğiniz besinler:


Somon: Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin olan somon, aynı zamanda yüksek kaliteli protein içerir. Kalp sağlığını destekler ve beyin fonksiyonlarını geliştirmeye yardımcı olur.


Yumurta: Yumurtalar, yüksek biyolojik değere sahip proteinler içerir ve tüm esansiyel amino asitleri sunar. Aynı zamanda B vitaminleri, E vitamini ve çeşitli mineraller açısından da zengindir.


Tavuk Göğsü: Düşük yağ içeriğiyle bilinen tavuk göğsü, hızlı ve sağlıklı bir protein kaynağıdır. Diyetinizde düşük kalorili ve besleyici bir seçenek arıyorsanız tavuk göğsü tercih edebilirsiniz.


Yer Fıstığı: Yer fıstığı, doyurucu bir protein kaynağıdır ve iyi bir bitkisel protein kaynağıdır. Aynı zamanda lif, sağlıklı yağlar ve çeşitli vitaminler ve mineraller açısından zengindir.


Quinoa: Quinoa, tam bir protein kaynağı olar
ak kabul edilir ve tüm esansiyel amino asitleri içerir. Aynı zamanda lif, demir, magnezyum ve fosfor gibi besin maddeleriyle doludur.


Yoğurt: Yoğurt, probiyotikler ve yüksek kaliteli protein içeren sağlıklı bir fermente süt ürünüdür. Bağırsak sağlığını destekler ve iyi bir protein kaynağıdır.


Mercimek: Mercimek, lif ve protein bakımından zengin bir baklagildir. Özellikle vejetaryen ve vegan beslenenler için iyi bir bitkisel protein kaynağıdır.


Tofu: Soya fasulyesinden yapılan tofu, bitkisel protein açısından zengindir ve düşük yağ içeriğiyle tercih edilebilir bir besindir.


Badem: Badem, protein açısından zengin olan ve sağlıklı yağlar içeren bir kuruyemiştir.


Süt: Süt, kemik sağlığını destekleyen kalsiyum açısından zengin olmasının yanı sıra yüksek kaliteli bir protein kaynağıdır.


Bu değerli protein kaynaklarını dengeli bir beslenme planına dahil ederek, sağlıklı bir yaşam için vücudunuzun ihtiyacı olan proteinleri karşılayabilirsiniz. Çeşitli besinlerle zenginleştirilmiş bir diyetle sağlıklı protein alımınızı sağlayarak, vücut fonksiyonlarınızı destekleyebilir ve enerjik bir yaşam sürdürebilirsiniz.



25 Haziran 2023 Pazar

ENFLAMASYONU KONTROL ALTINA ALIN: SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN 4 BASİT ADIM

 



Enflamasyon, vücudun bağışıklık sisteminin bir tepkisi olarak ortaya çıkan bir savunma mekanizmasıdır. Enflamasyon, dokulara zarar veren mikroorganizmaların, yabancı maddelerin veya yaralanmaların oluştuğu durumlarda meydana gelir. Bu durumlar, vücudun enfeksiyonlara veya yaralanmalara karşı korunmasını sağlar.

Enflamasyon, genellikle kırmızılık, şişlik, sıcaklık artışı ve ağrı gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtiler, etkilenen bölgeye daha fazla kan akışı ve bağışıklık hücrelerinin bölgeye yönlendirilmesi sonucunda ortaya çıkar. Enflamasyon süreci, vücudun zarar görmüş dokuları onarmasına ve iyileşmesine yardımcı olur.

Akut enflamasyon, genellikle kısa süreli ve belirli bir olaya (örneğin bir yara) tepki olarak ortaya çıkar. Bu tür enflamasyonlar genellikle iyileşme sürecinin bir parçasıdır. Öte yandan, kronik enflamasyon daha uzun süre devam eder ve bazı sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebilir. Kronik enflamasyon, kalp hastalığı, diyabet, obezite, romatoid artrit gibi hastalıkların gelişimine katkıda bulunabilir.

Enflamasyon, bağışıklık sistemi tarafından başlatılan bir savunma mekanizması olsa da, bazen bağışıklık sistemi dengesizlikleri veya sürekli tetikleyiciler nedeniyle aşırı veya yanlış tepkiler verebilir. Bu durum, otoimmün hastalıklar gibi durumlarda ortaya çıkabilir, bağışıklık sistemi normalde zararlı olmayan dokulara saldırır.




ENFLAMASYONU KONTROL ALTINA ALIN: SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN 4 BASİT ADIM

1-Dengeli ve Besleyici Beslenme:
Sağlıklı bir yaşamın temelini, dengeli ve besleyici bir beslenme alışkanlığı oluşturur. Günlük olarak tüm besin gruplarından yeterli miktarda tüketmek önemlidir. Doğal ve işlenmemiş gıdalara odaklanarak, sebzeler, meyveler, tam tahıllar, protein kaynakları ve sağlıklı yağlar gibi besinleri içeren bir diyet benimsemelisiniz. Aynı zamanda, işlenmiş gıdalar, şekerli atıştırmalıklar ve doymuş yağlar gibi zararlı bileşenleri içeren yiyecekleri sınırlamak da önemlidir.

2-Düzenli Egzersiz:
Sağlıklı bir yaşam için düzenli egzersiz yapmak vazgeçilmezdir. Egzersiz yapmak, kasları güçlendirir, enerji seviyelerini artırır, kilo kontrolüne yardımcı olur ve genel sağlığı iyileştirir. Haftada en az 150 dakika orta şiddetli aerobik aktivite veya 75 dakika yoğun şiddetli aerobik aktivite yapmayı hedefleyin. Ayrıca, güçlendirme egzersizleriyle kaslarınızı güçlendirin ve esneklik egzersizleriyle esnekliğinizi artırın.

3- İyi Uyku Alışkanlıkları:
Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için iyi uyku alışkanlıkları geliştirmek önemlidir. Yeterli ve kaliteli uyku, vücudunuzun dinlenmesine, yeniden şarj olmasına ve sağlıklı bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Her gece 7-9 saat uyku almak idealdir. Uyku rutinleri oluşturmak, uyandırma ve uyuma saatlerini düzenlemek, uyumadan önce rahatlama tekniklerini kullanmak (örneğin, kitap okuma, meditasyon, sıcak bir banyo) ve uyku ortamını sessiz, karanlık ve rahat hale getirmek iyi uyku alışkanlıklarını destekler.

4- Stres Yönetimi:
Stres, sağlığınız üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Dolayısıyla, stres yönetimi sağlıklı bir yaşamın önemli bir parçasıdır. Stresi azaltmak için yoga, meditasyon, derin nefes egzersizleri gibi rahatlama tekniklerini kullanabilirsiniz. Kendinize zaman ayırarak hobilerle uğraşmak, sevdiklerinizle vakit geçirmek ve destekleyici ilişkiler kurmak da stresi azaltmaya yardımcı olabilir. 


Sağlıklı Yaşam İçin Mora Terapi

Vücudunuzda enflamasyonu arttıracak şekilde bir sağlık koşulunuz  varsa ve bundan dolayı yüksek tansiyon, diyabet, kilo vb problemleri yaşanıyorsa, Mora Terapi ile vücut sağlıklı haline dönsün diye desteklenirken, bir taraftan da beslenme alışkanlığı enflamasyona neden olmayacak şekilde değiştirilir. Tüm Mora Terapi tedavilerinde, tedavilerin yanı sıra,  kişilerin sağlıklılık halinin devamı için yaşam alışkanlığı değişimlerini de mutlaka yapmaları sağlanır.

 Mora Terapi, vücudun doğal denge ve iyilik halini desteklemeye yardımcı olabilir. Enerji akışının düzenlenmesi, vücudun kendi kendini iyileştirme sürecini teşvik edebilir. Bu da genel sağlık, bağışıklık sistemi fonksiyonu ve yaşam kalitesini artırabilir.

17 Haziran 2023 Cumartesi

MORA BİOREZONANS NASIL ÇALIŞIR?


MORA BİOREZONANS NEDİR?

 Mora Nova cihazı Dr. Franz Morell ve Erich Rasche tarafından geliştirilen orijinal biorezonans tedavi uygulamasının en yenilikçi versiyonlarındandır. Yazılım olarak da oldukça gelişmiştir ve son teknoloji ile üretilmiştir.

Mora Terapi cihazları dünyadaki ilk biorezonans cihazlarıdır ve 1977’den bu yana sürekli yeni teknolojiye uyumlandırılarak geliştirilmekte ve bütünsel tıp terapistleri ve doktorları için mükemmel birer araç niteliği taşımaktadırlar.

Şu an dünyadaki en pratik kullanımlı, tam otomatik, software ve hardware’i birlikte barındıran, çift kanallı (aynı anda iki tedaviyi yapabilen), frekans tarama kapasitesi en gelişmiş ve en ince ayar frekans tarama özelliğine sahip cihazlardır. 

Dr. Morel’in ve Mora Terapi camiasında uzun yıllar çalışmış pek çok doktorun da bütünsel tıp yöntemleri üzerinde çokça çalışmış olmaları dolayısıyla, cihaz biorezonans metoduyla birlikte kullanılabilen 50’ye yakın test kit ve modül opsiyonuna sahiptir. Bütünsel Tıp’ın farklı uzmanlık alanlarıyla ilgilenenler kendi alanlarıyla Mora Terapi biorezonans metodunu birlikte kullanma şansı da bulabilmektedir.


BİOREZONANS TERAPİSİ NEDİR?

Biorezonans terapisi bir bütünsel tıp yöntemi olup, bütünsel tıp bakış açısını pek çok özelliğiyle kullanan harika bir araçtır. Dr. Morell ve Erich Rasche birlikte geliştirdikleri bu yönteme “biorezonans” ismini vermiş ve 1977 yılında da ilk defa piyasaya sürdükleri cihazları MORA olarak markalaştırmışlardır.

Biorezonans metodu içerisinde yapılmış olan pek çok ilke Mora Cihazları imza atmıştır. Renk terapileri, homeopatik ilaç test kitleri, doktorların kendi özel program yazılımlarını cihaz üzerine yazma opsiyonu, EAV ile yapılabilen teşhis imkanı ve hatta bu teşhis metodunun farklı doktorlarca geliştirilmiş versiyonları (Dr. Cornelissen teşhis metodu gibi)  pek çok teknolojik avantajı vardır.

Biorezonans terapisi; elektromanyetik frekanslar kullanarak vücudun her hücresine etki edebilmek, blokajları ortadan kaldırmak, vücutta bağımlılık veya toksisiteye maruz kalmaktan kaynaklı birikmiş toksinleri uzaklaştırmak, hastalıkları ortaya çıkaran zararlı etkenleri ortadan kaldırmak ve vücudun kendi kendini iyileştirme kapasitesini arttırarak rejenerasyonu başlatmak üzerinedir. 

Biorezonans terapisi; dünyanın pek çok yerinde yaygın olarak kullanılan, 0,1 hertz ve 1000 hertz arası frekans bilgisini kullanabilen, hemen hemen hiçbir yan etkisi olmayan, ağrısız, acısız ve non invasiv bir terapi yöntemidir. Biyolojik sistemlerdeki fiziksel fenomenleri kullandığı için bu yöntem biyofiziksel terapiler başlığı altında yer alır. 


MORA BİOREZONANS TERAPİSİ NASIL ÇALIŞIR?

Mora terapi kişilerin kendi vücut frekanslarını kullanarak uygulanan bir terapi yöntemidir. Terapi; genellikle kişi otururken ve kimi gerekli durumlarda da yatar pozisyonda uygulanır. Mora Nova cihazı terapiyi alacak kişinin vücudunun herhangi bir yerinden içine girecek bir sisteme sahip değildir. Yani non invasiv’dir. Sadece el ve ayak elektrotları ve/veya vücut üzerindeki enerji meridyenlerinin tamamını gören kesişim noktalarına koyulan elektrotlar vasıtasıyla bilgi alışverişi sağlanır ve terapiler yapılır. 

Terapi süresi yarım saat ile 1 saat arası değişmektedir. Terapi sırasında yalnızca elektromanyetik dalga alışverişi yapılır. En önemli özelliği hemen hemen hiçbir yan etkisinin olmamasıdır. Terapilerde, öncesi ve sonrası yapılacaklara dikkat edildiğinde yorgunluk, bağırsak yumuşaması, baş ağrısı gibi oluşabilecek hafif yan etkiler tamamen elimine edilir. Uygulamacılar tarafından terapiye giren kişiler hassaslıkla takip edilir ve ön uyarılar ve bilgilendirmeler mutlaka yapılır.

Mora Terapi kullanımı kolay ve etkinliği yüksek bir terapi metodudur. Özellikle bağımlılık, kilo kontrolü, alerji, duygu durum bozuklukları, ağrı ve vücuttan toksik madde atılımları için kullanılmakta ve olumlu dönüşler alınmaktadır.

Bütünsel ve fonksiyonel tıp yaklaşımını kullanan uzman pratisyenler ve doktorlar için her türlü kronik hastalık terapisinde iyi bir yardımcı araç niteliğindedir.


MORA BİOREZONANS TERAPİSİ İLE ÇÖZÜLEN HASTALIKLAR NELERDİR?

  • Bağımlılıklar (Sigara bağımlılığı, Alkol Bağımlılığı, İlaç bağımlılıkları, Gıda bağımlılığı)
  • Genel sağlığın desteklenmesi
  • Kronik hastalıklarda destek 
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Fibromiyalji
  • Ameliyat sonrası iyileşmenin hızlandırılması
  • Romatizmal hastalıklar ve kas iskelet sistemi ağrıları
  • Alerjiler ve Alerji kökenli sağlık problemleri (Egzama hastalığı , sedef hastalığı, alerjik rinit , sinüzit, alerjik astım, gıda alerjileri, solunum yolu alerjileri)
  • Detox – Vücudun toksinlerden temizlenmesi
  • Gıda duyarlılıkları
  • Bağışıklığın güçlendirilmesi
  • Obezite – zayıflama terapileri
  • Karaciğer problemleri
  • Mide – Bağırsak sistemi
  • Duygu durum bozuklukları


5 Haziran 2023 Pazartesi

SPOR NEDEN MUTLAKA HAYATIMIZIN VAZGEÇİLMEZİ OLMALI?

Spor, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biridir ve hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmalıdır. Hem bedensel hem de zihinsel sağlık üzerinde bir dizi olumlu etkisi bulunan spor, yaşam kalitesini artırırken bizi daha mutlu ve dengeli bir insan yapar.

Bu yazımızda sporun neden hayatımızın vazgeçilmezi olması gerektiğine dair önemli nedenleri sizler için sıraladık.


Sağlıklı bir yaşam için temel gereklilik:

  • Spor yapmak, fiziksel sağlığımızı korumak ve geliştirmek için en temel gerekliliklerden biridir.
  • Kardiyovasküler sağlığı destekler, kasları güçlendirir, kemik yoğunluğunu artırır ve obezite gibi bir dizi sağlık sorununu önlemeye yardımcı olur.
  • Stresi azaltır ve ruh halini iyileştirir:
  • Egzersiz yapmak, vücutta endorfin hormonu salgılanmasını sağlar ve bizi daha mutlu ve rahat hissettirir.
  • Endorfinler, depresyon ve anksiyete semptomlarını hafifletmeye yardımcı olan doğal bir antidepresan etkisi yapar.

Disiplin ve özgüven kazandırır:

  • Spor yapmak, disiplin ve özgüven kazanmamıza yardımcı olur.
  • Hedefler belirlememizi, antrenman programlarına uymamızı ve sabırlı olmayı öğretir.
  • Yaşanan gelişim ve başarılar, özgüvenimizi artırır.

Sosyal etkileşimi artırır:

  • Spor, insanlar arasında ortak bir payda oluşturarak sosyal etkileşimi artırır.
  • Takım sporları veya grup antrenmanları, insanları bir araya getirir ve ortak bir amaca yönlendirir.
  • Bu sayede yeni arkadaşlıklar kurulur, sosyal ağlar genişler ve insanlar arasında dayanışma duygusu güçlenir.

Yaşlanmayı geciktirir:

  • Spor yapmak, yaşlanma sürecini geciktirir ve yaşlılıkta bağımsızlığımızı korumamıza yardımcı olur.
  • Düzenli egzersiz, kas kütlesini korur, esnekliği artırır ve yaşa bağlı hastalıkların riskini azaltır.

Verimliliği artırır:

  • Düzenli spor yapmak, beyin fonksiyonlarını ve kognitif yetenekleri artırır.
  • Kan dolaşımının hızlanması, beyne daha fazla oksijen gitmesini sağlar ve konsantrasyonu artırır.


Gücünü Keşfet, Vücut Direncini Artır! Sporcular ve Spor Yapmak İsteyenler İçin PMF Terapisiyle Tanışın!

Performansınızı maksimum seviyeye çıkarmak ve vücut direncinizi artırmak için PMF Terapisi, sporcular ve spor yapmak isteyenler için vazgeçilmez bir seçenektir. PMF Terapisi sayesinde, spor aktivitelerinizde daha fazla enerji, dayanıklılık ve hız elde edebilirsiniz.

Spor performansınızı optimize etmek ve sakatlanma riskini azaltmak için PMF Terapisi, size güçlendiren ve iyileştirici etkiler sunar. Vücut direncinizi artırmak, iyileşme sürecini hızlandırmak ve spor performansınızı en üst seviyeye çıkarmak için PMF Terapisi, en iyi yardımcınızdır.
"PMF Terapisi, sporcular ve spor yapmak isteyenler için etkili bir yöntemdir, çünkü kasları yeniler, iltihaplanmayı azaltır ve daha hızlı toparlanmanızı sağlar."




15 Mayıs 2023 Pazartesi

STRESİ AZALTAN YÖNTEMLER






STRES NEDİR VE NEDEN OLUR?

Stres, çeşitli sebep ve koşullardan ötürü belli bir duruma veya durumlara dayanarak ortaya çıkan bir duygu durumu bozukluğudur.

Stres; vücudun bir tetiklenme veya bir durumu yaşamasıyla birlikte gösterdiği tepkidir. Ve bu tepki bazen bir karşı duruş amacıyla bazen de kaçış amacıyla ortaya çıkar. 

Kısaca şöyle söyleyebiliriz. Fiziksel veya ruhsal zorlanmalar ve sağlığın tehdit edilmesi durumunda stres ortaya çıkmaktadır.

Hepimiz her ne kadar kaçınmaya çalışsak da günlük hayatın getirdiği koşul ve şartlar çerçevesinde stres yaşayabiliriz. Stres yaşanması ile birlikte kişide korku, kaygı, çaresizlik, mutsuzluk, gerginlik gibi problemler de ortaya çıkabilir. Devam eden stres halinde ise bu problemler daha da büyür ve psikolojik ve ruhsal sağlığın yanında fiziksel sağlığı da tehdit etmeye başlar. 

Başta bağışıklık sistemi stresten etkilenir ve sağlığı zayıflayarak hastalıklara açık hale gelir. Netice olarak daha da ileri ve geçmeyen stres durumlarında fiziksel sağlık da tehdit altına girer.

Bu nedenle hem psikolojik hem ruhsal hem de fiziksel sağlığımız için stresten uzak durmak önemlidir. Peki stresi azaltan yöntemler nelerdir?


STRESİ AZALTAN YÖNTEMLER NELERDİR?

Sakin kalmak 

Genel olarak olumsuzluklardan ve rahatsız edici olay-durumlardan uzak durmak stresten kaçınmanın ilk koşuludur. Bu durum mümkün olmadığında da bir tetikleyici etkisiyle ya da bir olay etkisiyle stres yaşandığında sakin kalmaya çalışmak nefesimizi kontrol etmeye çalışmak bizi rahatlatacak ve stres etkisini de azaltacaktır.


Düzenli egzersiz yapmak

Düzenli bir şekilde egzersiz yapmak ( türü fark etmeksizin yürüyüş, koşu, fitness, yoga vs.) sizi rahatlatacaktır. Genel olarak rahat hissedilen bir yaşamda da stres yaşama olasılığınız azalacaktır.


Ânı yaşamak

Geçmişe takılı kalmak ve geçmişte yaşanmış olumsuz olayları tekrar tekrar zihinde canlandırmak stres yaşamanızı etkileyen bir durumdur. Aynı şekilde geleceği de kaygılı bir şekilde tasarlamak doğru olmayacaktır. Önemli olanın içinde bulunduğumuz an olduğunu unutmamak ve keyif almaya çalışmak bizi stresten uzak tutacaktır.


Seyahat Etmek 

Günlük yaşam kovuşturması nedeniyle stres yaşama sıklığınız arttığında kendinizi fazla stresli hissettiğinizde kısa veya uzun tatiller yapmak ve mekan değiştirmek faydalı olacaktır. Mental olarak stresten uzaklaşmak için seyahat etmek ve değişim yapmak doğru bir yöntem olacaktır.


Hobiler Edinmek 

Stresli olduğunuzu hissettiğinizde ve kendinizi bu sebeple çaresiz, mutsuz hissetmeye başladığınızda ilgi ve odağınızı başka bir yere aktarmak üzerinizdeki stresi azaltmaya yardımcı olacaktır. 


Müzik Dinlemek

Müziğin iyileştirici ve sakinleştirici gücü olduğu herkesçe bilinmektedir. Stresle karşılaşıldığında ve/veya karşılaşılma olasılığını düşürmek için müziğin bu güçlerinden yararlanmak oldukça faydalı olacaktır. Dingin ve sakin bir zihnin kaygılanma, aşırı korku ve heyecan yaşama ihtimali düşüktür. Ama insanın doğası gereği bu tip duyguları yaşaması muhtemeldir. Stres anlarında yalnız kalınabilecek, kişinin kendini güvende ve rahat hissettiği bir ortamda zihni rahatlatacak ve kişiyi sakinleştirecek bir müzik açıp dinlemesi stresten uzaklaşmasına yardımcı olacaktır. Özellikle beynin Teta frekanslarını harekete geçiren dinlendirici müzikler dinlemek sakinleşmek için etkili bir yöntemdir.


Mora Terapi ile Stresten Kurtulmak Çok Kolay!

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi ile çeşitli sebeplerden ötürü ortaya çıkan duygu-durum bozuklukları, travmatik durumlar ve bu durumlara bağlı olarak gelişen stres, kaygı, çaresizlik vb. duygusal bozukluklardan kurtulmak mümkündür.

Bach Çiçekleri Terapisi çiçeklerin yaydıkları elektromanyetik frekansları ile olumsuz duygu ve düşüncelere maruz kalarak bozulan vücut sinyallerinin vücuttan uzaklaştırılmasını amaçlayarak; Mora cihazları üzerine programlar şeklinde kaydedilmesiyle oluşturulmuştur.

Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi, kişinin zihnindeki tüm olumsuz duygu düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olur. Bu duygular örneğin; mutsuzluk, ilgi eksikliği, çaresizlik, öfke, nefret vb.dir.

Zihnin ve ruhun sağlıklı olmadığı bir durumda bütünsel sağlık düşünülemez. Mora Terapi Bach Çiçekleri Terapisi de tam bu noktada daha sağlıklı, mutlu ve dingin bir zihin ve ruh için çalışır. Böylelikle kişide olumlu ve pozitif duygular gelişir ve stres, korku, kaygı gibi negatif duygular bağlamında gerçekleşen eylemlerinde de azalma ve yok olma görülür.


1 Mayıs 2023 Pazartesi

MORA TERAPİ İLE İNSÜLİN DİRENCİNİZİ KIRABİLİRSİNİZ

 


İNSÜLİN DİRENCİ NEDİR?


İnsülin vücudumuzda pankreasta üretilen bir hormondur.

Beslenme sonrasında sindirim sistemi içerisinde besinlerde bulunan büyük yapılı karbonhidratlar parçalanarak küçük şekerlere dönüür ve daha sonra bu şeker emilerek kan dolaşımına katılır. Temel bir karbonhidrat olan glikoz, kan şekeri olarak bilinir. İnsülin hormonu kan dolaşımındaki şekerin hücreler tarafından alınmasını sağlar. Sonra da bu şeker enerji üretiminde kullanılır.

İnsülin direncini şu şekilde tanımlayabiliriz:

Gün içinde vücuda alınan şeker enerjiye dönüştürmek için insülin hormonuna ihtiyaç duyarız. İnsülin direnci; karaciğer, kas, yağ dokusu gibi yapılarda meydana gelen bozulma olarak ifade edilir. Bu hücreler insüline doğru tepki vermediğinde enerji üretimi için de glikozu kullanmaz. Bunun sonucunda da insülin direnci gelişir. İnsülin direncinin gelişmesiyle birlikte de kan şekeri düzeyi yükselir. Sistemsel olan bu bozulmanın sonucunda da pankreastan daha yüksek düzeyde insülin salınımı gerçekleşir.

Metabolik bozulma olarak da tanımlanan İnsülin direnci olarak adlandırdığımız bu olay neticesinde Tip 2 diyabet görülme olasılığı çok yüksektir.



İNSÜLİN DİRENCİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

• Cilde renk veren pigmentlerin artışından ötürü koyulaşma

• Deride yumuşama

• Hızlı ve aşırı kilo alma

• Kilo vermede sıkıntı yaşama

• Adet düzensizliği

• Aşırı tüylenme

• Kendini enerjisiz hissetme, sabahları yorgun kalkma

• Yemeklerden sonra uyku basması

• Konsantrasyon ve algılama güçlüğü

• Soğuk terleme ve üşüme

• Vücut direncinde azalma

• Hızlı yeme, sık ve çabuk acıkma

• Baygınlık hissi

• Tatlı krizleri

• Elde ayakta titreme



İNSÜLİN DİRENCİNE SEBEP OLACAK DURUMLAR

• Aşırı kilo

• Hareketsizlik

• Diyabet

• Polikistik over sendromu

• D vitamini eksikliği

• Sağlıksız ve dengesiz beslenme. Örneğin; işlenmiş gıdalar, çikolata, kek, dondurma, kraker vb. yiyeceklerin tüketimi.


İnsülin direncinin kırılması, vücudun insülini daha etkili bir şekilde kullanmaya başlaması anlamına gelir. Bu genellikle sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz alışkanlıklarıyla elde edilir. İnsülin direncinin kırılmasının vücuttaki olumlu değişikliklerini şu şekilde örneklendirebiliriz:

1. Kan şekerinin kontrolü: İnsülin direncinin kırılmasıyla birlikte, vücut insülini daha etkili bir şekilde kullanır ve kan şekerini daha iyi kontrol eder.

2. Kilo kaybı: İnsülin direncinin kırılması sonucu vücutta daha fazla yağ yakımı ve kilo kaybı olabilmektedir.

3. Kardiyovasküler sağlık: İnsülin direncinin kırılması, kan basıncını düşürebilir ve kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.

4. Metabolizma hızı: İnsülin direnci kırıldıktan sonra, metabolizma hızı artabilir ve vücut daha fazla kalori yakabilmektedir.

5. Daha iyi enerji seviyeleri: İnsülin direncinin kırılması, daha iyi enerji seviyeleri ve daha az yorgunluk hissi sağlayabilir.

Bu sonuçlara dayanarak insülin direncinin kırılmasının sağlığımız için ne kadar önemli olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz.



MORA TERAPİ İLE İNSÜLİN DİRENCİNİZİ KIRABİLİSİNİZ!

İnsülin direnci (Metabolik sendrom) terapisinde ilk amaç; insülin direncine neden olan risk faktörlerinin yaşam şekli değişiklikleri ve gerekli tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınmasıdır. Yaşam tarzı değişikliği dışında, metabolik sendromu tedavi edebilecek tek bir unsur söz konusu değildir. En uygun tedavi yöntemi kilo kaybının sağlanması, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi yaşam şekli değişiklerinin sağlanması ve sigara kullanımının sonlandırılmalıdır.

Yaşam tarzı ile doğrudan bağlantılı olan insülin direncinin tedavisinde başarılı sonuçlara imza atmış bütünsel tıp yöntemi Mora Terapiyi hastalarına uygulayan doktorlarımız, insülin direnci olan hastalarda iyileşmeye dair Mora Terapi ile gerçekleştirilmek istenen iki amacı: “Birincisi karbonhidrat bağımlılığını azaltmak veya bitirmek, ikincisi ise efektif bir detoksifikasyon ile insülinin etkinliğini artırmak.” şekilde özetlemektedir.

Kilo almaya neden olmasının dışında insülin direncinin ortaya çıkmasında da oldukça etkili olan karbonhidrat bağımlılığı için hastanın bağımlısı olduğu şeker, tatlı, çikolata, buğday ekmeği, un ve tuz gibi maddeler tüplere konularak Mora Terapi cihazları aracılığıyla vücuttan silinmektedir. İnsülin direncini kırmak için vücuttaki doku ve sistemler arasındaki iletişimin elektromanyetik frekanslar yardımıyla gerçekleşmesinden yola çıkan Mora Terapi teknolojisi, karbonhidrat bağımlılığı ile tahribata uğramış hücrelerin yeniden sağlıklı hale getirilmesini sağlamaktadır.

MORA TERAPİ İNSÜLİN DİRENCİNİ KIRMADA NEDEN BU KADAR ETKİLİ?

Mora Terapi’de, karbonhidrat bağımlılığının vücuttan silinmesi ile hastaların sağlıklı beslenmesine destek olunarak insülin direncine yola açan belirtilerin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. İnsülin direncinde Mora Terapi terapileri uygulanırken hastanın bütünsel olarak iyileşmesi ele alındığı için vücudun tüm zararlı maddelerden kurtulması ve aynı zamanda insülin hormonu ile hücre yüzeyindeki insülin reseptörlerinin etkileşiminin gerçekleştiği ortamın temizlenmesi amacıyla genel bir detoksifikasyon işlemi gerçekleştirilmektedir. Bu şekilde hem vücut zararlı frekanslardan arınmakta hem de vücuttaki insülin etkinliği arttırılmaktadır. Aynı zamanda seans sonrasında bol su içilmesine, dengeli ve sağlıklı beslenilmesine ve düzenli egzersize yönlendirme yapılarak kişilerin sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemeleri desteklenmektedir.

Araştırmalara göre Mora Terapi’nin insülin direncine etkisi hakkında yapılan bir çalışmada, 12 haftalık bir Mora Terapisi programına katılan 22 obez yetişkinin, program sonunda insülin direncinin azaldığı gözlemlenmiştir.