30 Ocak 2014 Perşembe

Kocaeli Özel Hayat Tıp Merkezi


Özel Hayat Tıp Merkezi olarak 2007 Ocak ayından itibaren Mora Terapi hizmeti sunmaktayız. Kocaeli'nde ilk ve uzun yılladır Mora Terapi hizmeti veren bir sağlık kurumuyuz. Bu güne kadar binlerce kişiye Mora Terapi seansları uyguladık.Geri dönüşler o kadar güzel ki, bizi gururlandırıyor. Mora Terapi'nin madde bağımlılığındaki başarısı nedeniyle kendimize güveniyoruz ve gelen hastalara çok net cevaplar verebiliyoruz.
Tedaviye gelenler beni sırdaş olarak görüyor. Seanslara geldiklerinde dertlerini paylaşıyorlar yaşadıklarını, hastalıklarını anlatıyorlar. Kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru anlamak, empati kurmak çok önemli. Motive etmek gerekiyor. Uzun zamandır Mora Terapi seanslarını uyguladığımız için de artık kişilerin mimiklerinden ,konuşmasından, kullandığı kelimelerden durumunu anlayabiliyorum.Tedaviden sonra bile ziyaretime gelenler, teşekkür etmek için arayanlar oluyor. Onlar kadar mutlu oluyorum. Kişileri sigara bağımlılığından kurtarmak tarifi olmayan bir duygu.

Öncelikle bu bir tedavi süreci. Özenli olmak ve kişiye özel olmak gerekiyor. Kişiye özel seanslar uygulanmalı. Tek seansla sigarayı bırakan kişiler çoğunlukta ama eğer kişinin destek seansa ihtiyacı varsa mutlaka vakit kaybetmeden kişiye uygun olan seans yapılmalı. Bu süreçte kişinin de bize zaman ayırması, uyması, gerekenlerini yerine getirmesi çok önemli. Tedaviden sonra kullandığımız çip, damla ve sarı kantaron tableti de fayda sağlıyor. Birçok kişi damlaya ve sarı kantaron takviyesine bile hiç gerek duymadığını, kullanmadığını dile getiriyor.
Sigarayı bırakmak imkansız değil.Yeter ki kişi bunu istesin ve karar versin. Sonrasında Mora Terapi de süreci kolaylaştırıyor. Kendini ve çevresindekileri üzmeden, yıpratmadan kolay bir şekilde sigarayı bırakmasını sağlıyor.
Kişiler tedirgin olabilir "acaba bırakabilecek miyim, bana fayda sağlayacak mı" gibi tereddütlerin olması çok doğal. Oysa Mora Terapi sonrasında itirafta bulunan, keşke daha önce gelseydim, diyen bir çok kişi olduğunu söylemeliyim. Bir çok kişi tavsiye üzerine bize ulaşıyor.
Özel Hayat Tıp Merkezi olarak Mora Terapi ailesinin bir üyesi olmaktan ve hastalarımıza bu hizmeti sunmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz.

Herkese sigarasız sağlıklı günler.

Gamze Çalışkan
Mora Terapi Uzmanı

11 Ocak 2014 Cumartesi

S'Clinic Mora Merkezi'nden Sirel Önder Anlatıyor...


Öncelikle hastalarımıza verdiğimiz tüyolardan söz etmek istiyorum sizlere; sigarayı bırakan hastalarımızın karşılaştığı yeni bir sorun olan kilo problemi konusunda çok işe yaradığını tespit ettiğim bir önerim oluyor. Sigara içerken elinin alışmış olduğu hareketleri engellemesi ve gıdaya yönelecek olan boşluğu doldurması açısından, kişilere, hem kilo aldırmayacak hem de elini oyalayabilecek bir yöntem olarak beyaz leblebi ve tuzsuz kabak çekirdeği yemelerini öneriyorum. Aldığım geri dönüşler son derece memnuniyet verici... Hem sigaraya olan el alışkanlığını engellemiş hem de kilo aldırabilecek gıdalardan uzak kalmayı başarmış oluyorlar...




Benim hastalarımın memnuniyeti ve onlarla yaşadığım en büyük tecrübeler Taksim Alman Hastanesinde yaptığım çalışmalar sırasında gerçekleşmiştir. Dr. Alper Çelik tarafından diyabet hastalarına başarıyla yapılan bir operasyon için, bu hastaların o ameliyata girmeden önce sigara kullanıyorlarsa mutlaka sigarayı bırakmaları isteniyor. Sigarayı bırakamayan hastaları Dr. Alper Çelik ameliyat etmiyor! Biz Mora Terapi yöntemiyle o hastaların %90ına sigarayı bıraktırabildik! 


S'CLİNİC MORA MERKEZİ olarak en anlamlı çalışmalarımı orada yaptığımı düşünüyorum...
Hatta bununla ilgili küçük anılarımız var. Artvinden gelen ve ameliyat olmayı bekleyen bir hasta vardı. Ancak bir türlü sigarayı bırakamıyordu, çok da sinirli, gergin bir kişiliğe sahipti. Hatta eşi hanımefendi bizlere "boşuna uğraşıyorsunuz o sigarayı bırakmayacak ve bu ameliyatı olamayacak" diyordu. Tek seansta üstelik hiç destek seansı almadan  sigarayı bıraktı ve ameliyatını oldu...
Sigarayı tek seans da bıraktırdığımız ABD de yaşayan bir hastam Meritta Dauti(kendisinden izin alarak adını veriyorum) bizi orada öyle güzel anlatmış ki, ABD'den arayarak orada bu işlemi bulamadıklarını onlara nasıl yardımcı olabileceğimi soran pek çok kişi oldu. 
Ayrıca 2013 Ekim ayında Kanal24'de Teknopark programında Mora Terapi'yi anlattık...

9 Ocak 2014 Perşembe

Mora Terapi Bursa'da 5 Yaşında


Bursa'daki yetkili merkezlerimizden MORABURSA, Dr. Sema Karadağ ve ekibinin güler yüzlü, özverili, destekleyici hizmetiyle 5 yılda üç binden fazla kişinin sigaradan kurtulmasını sağladı.

MORA TERAPİ konusunda dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden Dr. Sema Karadağ, sigara bıraktırma konusunda Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği sigara bıraktırma yöntemlerini uygularken, MORA TERAPİ desteği ile başarısını her geçen gün artırıyor.

Sigara bıraktırma tedavisinin yanı sıra kilo kontrolünde ve duydu durum bozuklukları destek tedavilerinde de MORA TERAPİ ile hastalarına hizmet veriyor.

Türkiye’de Super Tuning dengeleme sistemini ilk uygulayan merkezlerden biri olan MORABURSA, modern tıp teknolojisiyle, kansız, ağrısız, radyasyonsuz, tüm vücut sağlık taraması yaparak, vücutta dolaşım ve sinir sisteminin oluşturduğu sağlıklı enerji akımlarını inceleyip, enerji blokajı olan, yani sağlıklı çalışmayan yerleri tespit ederek, enerji dengelemesi de yapıyor.



Necati Biçen sigarayı bırakmasının 1.yılını
MORABURSA'da kutladı.














Şemsettin Duman sigarayı bıraktıktan 8 ay sonra, bir arkadaşını terapiye getirdiğinde MORABURSA hatıra defterine yazdığı yazı...


2020 yılından itibaren Bursa - Nilüfer ilçesinde
MEDICA MORA MERKEZİ faaliyet göstermekte. 

MEDICA MORA MERKEZİ İletişim Bilgileri,

Adres: Özlüce Ahmet Taner Kışlalı Bulvarı 163. (280) Sk. Öndül Elite Office İş Merkezi Nilüfer-Bursa

Klinik Yetkilisi Emre KIZILATEŞ: 0530 016 64 14




6 Ocak 2014 Pazartesi

Pek Çok Kronik Hastalığın Çözümü Mora Terapi ile Mümkün


Yaşadığımız çağda sağlık kavramı da yeni boyutlar ve anlamlar kazanıyor. Sağlıklı olmak sadece bedenen değil, ruhen ve zihnen ve sosyal olarak da kişinin kendini iyi hissetmesi gerekiyor. Tamamlayıcı tıp uygulamaları, sağlık sorunlarının çözümünde en az yan etkisi olan doğal yöntemlerle hastalıkların kökenine inerek tedavi ediyor.
Kronik hastalıklarla boğuşan pek çok insan kullandıkları ilaçlarla birlikte tamamlayıcı tıp uygulamalarını da hayatlarına soktuklarında iyileşme sürecinin kısaldığı, kişinin kendini daha iyi hissettiği hatta doktorların verdikleri ilaçları azalttıkları gözlenmektedir. Yaşam biçimin yeniden düzenlenmesinde de tamamlayıcı tıp uygulamaları kişilere çok yardımcı olmaktadır. Sigara ve alkol bağımlılıklarından kurtulmakta, fazla kilolarla baş etmek için karbonhidrat bağımlılığından vazgeçmekte, stres ve duygu durum bozukluklarının giderilmesinde tamamlayıcı tıp uygulamaları yaşam kalitesini artıran çözümler sunmaktadır.
Bir tamamlayıcı tıp uygulaması olarak MORA Terapi de kısaca maddenin çevresinde oluşan elektromanyetik alandaki frekansların ve kişinin vücudundan alınan elektromanyetik frekansların tedavi amacıyla kullanılmasıdır. 2006 yılından beri Türkiye’de de var olan Mora Terapi yöntemi artık pek çok hastanede de tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Özellikle sigara bırakma, karbonhidrat bağımlılığı (kilo verme), alkol ve diğer bağımlılıklar, alerji, stres ve duygu durum bozuklukları endikasyonlarında yaygın, etkin ve yan etkisiz bir tedavi yöntemi olan Mora Terapi İstanbul Alman Hastanesi, gibi büyük hastanelerde ve Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi gibi üniversite hastanelerinde, ayrıca birçok özel hastanede kullanılmaktadır. Kullanımı da gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır.

Mora Terapi Tedavilerinde genellikle üç çeşit uygulama söz konusudur. Bu üç uygulama ayrı ayrı kullanılabildiği gibi, genellikle tedavilerin tamamına yakınında birlikte, kombine olarak kullanılır. Uygulamalardan ilki; zararlı, toksik veya alerjen madde frekanslarının vücuttan silinmesidir. Uygulamaların ikincisi vücuttan yayılan frekans bilgisinin sağlıklı ve sağlıksız olarak filtrelenmesi ve tanımlanmasıdır. Bu uygulamada sağlıksız frekans bilgisi vücuttan silinir ve sağlıklı frekans bilgisi ise vücutta desteklenir ve yükseltilir. Mora Terapi tedavilerinde uygulanan üçüncü uygulama ise, vücut ve kişi için gerekli olan sağlıklı frekans bilgisinin güçlendirilmesidir.
Bu uygulamalarla Mora Terapi, hastalığın kökenine iner, bağışıklık sistemini düzeltir ve yükseltir. Vücutta birikmiş olan toksik, yabancı ve alerjen maddelerin atılması sağlanır. Dolayısıyla klasik tıpta çözümü olmayan pek çok kronik hastalığın çözümü Mora Terapi ile mümkün olabilir. Mora Terapi tedavileri sonrasında kişi her şekilde eskiye oranla daha sağlıklı, bağışıklık sistemi daha güçlü, vücutta birikmiş toksik, yabancı veya alerjen madde miktarı daha az olacak şekilde yeni hayatına başlar.

18 Aralık 2013 Çarşamba

Ağrı Kesiciler Uzun Vadede Etkili Değil

Baş ağrısı önemli bir halk sağlığı sorunu ve görülme oranı da bir hayli yüksek.
Türkiye'de baş ağrısı çekenlerin gereksiz ağrı kesici kullanmayı alışkanlık haline getirdiğini ifade eden Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yahya Çelik, ''Baş ağrısında önemli olan ne tip bir baş ağrısı var, neden kaynaklanıyor, onun belirlenmesidir. Gerekli olan ilacı, gerekli olduğu zaman kullanmak önemli. Maalesef halkımızda ağrı kesici kültürü çok iyi oturmamış durumda. Baş ağrısı olan kişiler doktora gitmek yerine ya arkadaşına ya da eczacıya sorarak ağrı kesici alıyor'' dedi.
Ağrı kesicilerin çok masum olmadıklarını, uzun süreli kullanımlarda mide, karaciğer ve böbreklere çok ciddi zararlar verdiğini anlatan Çelik, ''Ağrı kesici kullanmak ağrıyı uzun vadede azaltmıyor. Ağrı kesici ağrı eşiğini düşürerek çok daha kolay ağrıya neden oluyor'' şeklinde konuştu.

27 Kasım 2013 Çarşamba

Migren Felç Yapabiliyor

Bazı hastalarda baş dönmesine ve görme kaybına neden olan migren, felç nedenleri arasında gösteriliyor.

DENİZLİ - Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi (PAÜ) Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, migren olarak adlandırılan günlük tekrar eden baş ağrılarının tedavi edilmemesi halinde felç yapabileceğini söyledi.
Erdoğan, insanın yapısından kaynaklanan migrenin ihmal edilmemesi gereken bir hastalık olduğunu ifade etti.
Günlük tekrar eden baş ağrılarının yüzde 30'undan fazlasının migren olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
''Migren biraz ihmal edilen bir baş ağrısı. Sürekli olarak tedavisi erteleniyor. Ağrının alınan ağrı kesicilerle geçebileceği düşünülerek doktora başvurulmuyor. Ağrı geçer düşüncesiyle beklemek doğru bir çözüm değil. Çünkü ağrı giderek artıyor ve dayanılmaz bir hal alıyor. Migren hastalarının bazılarında ağrının geleceği, öncü dediğimiz belirtilerle tespit edilebilir. Bu hastalarımız diğer hastalarımıza göre daha şanslı, önlemini önceden alabileceği için. Mesela ışık çarpmaları ve çizgiler gelmeye başlar.''

MİGREN SONRADAN OLUŞMAZMigren hastalarında başlayan baş ağrısının yüksek ışık ve seste daha da arttığını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Eğer rahatsızlık başladıysa hastanın ışıktan ve sesten kendisini izole etmesi gerekiyor. Bir anda başlayan ağrı şiddetini artırarak devam edeceği için uyumayı öneriyoruz. Sürekli ağrı kesici kullanılmasını istemiyoruz. Koruyucu tedaviyle günlük ihtiyaçmış gibi kullanılan ağrı kesici bağımlılığını azaltmaya çalışıyoruz.''
Migrenin sonradan oluşabilecek bir hastalık olmadığını dile getiren Erdoğan, ''Bir insanda migren varsa vardır, yoksa yoktur ama bunu tetikleyen kişisel özellikler vardır. Yiyecekler, hava sıcaklığı, yorgunluk sıklığını tetikler. Migren sonradan ortaya çıkan bir şey değil. Genetik olmasa da yapısal bir şey, bir insanda olup olmayacağı bellidir'' dedi.
Migrenin baş ağrısı dışında uyku bozukluğu, psikiyatrik hastalıklara ve iş gücü kaybına neden olacağını vurgulayan Erdoğan, ''Migren bazı hastalarda baş dönmesine ve görme kayıplarına neden olurken, bazı hastalarımızı da felç yapabiliyor'' diye konuştu.

26 Kasım 2013 Salı

Alerji, Yorgunluğun da Nedeni

Mevsim geçişlerinde görülme sıklığı artan alerji bazı kişilerde günlük yaşamı engelleyecek kadar şiddetli olabilir. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların yorgunluk hissi oluşturması ise ayrı bir sorun.

İSTANBUL - Hapşırık, burun tıkanıklığı, kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren alerji yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Alerji tedavisinde kullanılan ilaçların yorgunluk yaptığını belirten uzmanlara göre, bu yorgunluğu gidermek için vücudun vitamin ve minerale değil, aminoasitlere ihtiyacı var.  
10 kişiden 3’ünde görülen alerjik hastalıklar, bazılarında iş ve günlük yaşamı engelleyecek kadar şiddetli olabilir. KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Üzeyir, “Alerji, vücudumuzun değişik organ ve dokularında bazı maddelere karşı aşırı duyarlılık oluşmasıdır. Hastalık olarak adlandırılabilmesi için bu duyarlılığın vücuda zarar verir hale gelmiş olması gerekir. Çevreden gelen yabancı alerjik maddeler göz, burun, boğaz yoluyla vücuda girer. Burada onların içeri girmesini engelleyici reaksiyonla karşılaşırlar ki vücudumuzun korunması için bu gereklidir” dedi.
ALERJİYİ TETİKLEYEN ETKENLERDr. Üzeyir hava ile taşınabilecek kadar hafif ve belirli boyutta olan, burun dokusunda depolanan bitki, hayvan, protein parçaları ve yabancı maddelerin alerjiyi oluşturduğunu söyledi. Üzeyir, “Sık görülen alerjenler polenler, mantar sporları, hayvan derisi döküntüleri ve ev tozlarıdır. Havayolu ile geçenlerin tedavisinde temel prensip bunlardan uzak durmak; mümkün olmuyorsa ilaç veya uygun aşı yaptırmaktır. Alerji bazı kişilerde yıl boyu, bazı kişilerde ise bahar aylarında yaşanır. Tamamen bünyenin bir tepkisidir, yaş sınırı yoktur, çocukluk, gençlik ve yaşlılık dönemlerinde ortaya çıkabilir” diye konuştu.

ALERJİ, YORGUNLUK VE ASOSYALLİK YAPABİLİRYıl boyu süren alerjilerde çalışma ortamlarında bulunan maddelerin, ev tozu ve nem gibi unsurların sorunu tetiklediğini belirten Op. Dr. Mustafa Üzeyir, alerjinin son yıllarda arttığını söyledi, "klimalar, merkezi sistemi olan işyerleri ve evler, hava kirliliği ve beslenme alışkanlıkları alerjiyi ön plana çıkardı” dedi.
Alerji ilaçlarının ilk aşamadaki etkisi burnu açma, kaşıntıyı giderme, akıntıları azaltmaya yönelik olduğu için zaman zaman yorgunluğa sebep olabildiğini belirten Üzeyir, “Sadece ilaçlar değil, burun tıkanıklığı da uyku kalitesinden günlük yaşantımıza kadar her aşamayı ciddi şekilde etkiler. Öncelikle sağlıklı uyku uyuyamadığımız zaman yorgunluk hissederiz. Bu yorgunluk günlük yaşantımızdaki performansımızı, işimizi, verimliliğimizi, her şeyimizi etkiler. Genel yorgunluklarda kişinin psikolojisi ve uyku kalitesi bozulur. Kişi çevresinden hasta muamelesi görür. Trafik, sinema, tiyatro gibi toplu yerlere gitmek istemez, bu ortamlardan kaçmaya başlar ve asosyal olur. Bu nedenle alerjik kişinin mutlaka tedavi olması gerekir” ifadesini kullandı.