27 Mayıs 2019 Pazartesi

Çağımızın ve Çoğumuzun Sorunu: Stres!

“Stres” gündelik hayatımızda büyük bir yer kapladığından dolayı “stres kavramı” hepimizin aklında bir şeyler canlanıyor. Gündelik hayatta bu kadar çok kullanım alanına sahip olup bu kadar ‘yanlış kullanılan’ bir kavrama rastlamak kolay değildir. Bu kavramın yozlaşmasının önemli bir sebebi insan vücudunu doğrudan etkileyen bir “hormonal olay” olmasıdır. İnsan hastalıklarının sebebi ve çözümlerinde doğrudan veya dolaylı bir rol oynaması stres kavramının halkın yoğun kullanımına girmesine ve sonuç olarak yozlaşmasına sebep olmuştur. Bunlara rağmen insanların genel kanısının aksine her olayı stresle bağdaştırmak doğru değildir. Hatta size ilginç gelecek bir bilgi daha, stres yönetildiği zaman yararlı bile olabilir! 
Stresin pek çok ciddi sağlık problemine yol açtığı söylenmesine rağmen Kaliforniya Üniversitesi’nde psikiyatri doçenti Kirsten Aschbacher gibi araştırmacıların çalışmaları sonucunda stresin yaşlanma karşıtı etkileri olduğu kanıtlanmış görünüyor. Yine Kaliforniya Üniversitesinde stresin biyolojisini beynin endişe durumlarına ve travmatik olaylara tepkisini moleküler düzeyde inceleyen Yardımcı Doçent Daniela Kaufer ise yine kısa süreli ve az yoğunluklu olarak tanımladığı iyi stresin dikkati ve zihinsel performansı artırdığını; hafızayı güçlendirdiğini söylüyor. Peki genel olarak strese karşı nasıl düşünmeli ve nasıl davranmalıyız?


Düşük seviyeli stres yaratan durumlar, nörotrofin adı verilen beyin hücresi üretimini tetikleyerek ve beyin içinde yer alan nöronlar arasındaki bağlantıları güçlendirerek üretkenliği ve yaratıcılığı artırıyor. Yapılan incelemeler doğrultusunda, stresin hafıza ve öğrenme süreci üzerinde de olumlu etkileri olduğunu gösteriyor. Birkaç saati geçmeyen orta dereceli stres yaşanması, az miktarda üretildiğinde bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olan kortizol hormonlarının üretilmesini sağlıyor. Vücut, stres karşısında alarma geçerek kendisini muhtemel bir yaralanma ya da enfeksiyona karşı da koruma durumuna alıyor. Bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde önemli role sahip bir kimyasal olan interlökinin fazladan üretilmesi için çalışmaya başlayan biyolojik yapı, geçici de olsa yüksek güvenlik durumuna geçiyor.

Stresle başarıya ulaşmak ve stresi eğlenceye çevirmek de mümkün!

Kabul edilebilir düzeydeki “iyi stres”, bir hedefe ulaşırken önemli bir motivasyon unsuru oluyor. Aynı; işlerin teslim süresinin, sınav zamanının ya da ödeme vadesinin yaklaştığı zamanlarda daha yaratıcı çözümler bulunup üretkenliğin artması gibi stres de daha hızlı ve daha üretken çalışılması yönünde kişiyi teşvik ediyor. Psikoloji uzmanları; iş yerindeki, spor karşılaşmasındaki ya da yaratıcı bir etkiye ihtiyaç duyulan müzik performansı, resim veya tiyatro gibi sanatlardaki başarının da kimi zaman “ilham” olarak da tanımlanabilen baskı kaynaklı bu “akış hâli” sayesinde yakalandığını söylüyor.

Elbette ki stres, sadece kişinin kontrolü dışında oluşmuyor. Dış etkenlerden kaynaklanan stresin iyi yönleri olduğu gibi bir de kişinin kendi iradesiyle yaşamayı tercih ettiği stresler bulunuyor ki onların da hayatı daha eğlenceli kılmak gibi bir fonksiyonu bulunuyor. Zaten sağlığa en yararlı olan da hayattan zevk alabilmek olduğundan bu türden stresleri bilinçli olarak yaşamayı tercih etmek gerekiyor. Ve sen olarak aşağıdaki maddeleri uygulamamızda hepimiz için fayda var;

1.      Stresin neden kaynaklandığını bulun,
2.      Zor zamanlardan geçtiğinizi kabul edin ve bunun için bir şeyler yapın,
3.      Size nelerin iyi geldiğini hatırlayın ve tekrar tekrar yapın,
4.      Bir uzmanla görüşün.

Yazımız umarız ki faydalı olur. Herkese stresten uzak yıllar!






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder