8 Ağustos 2020 Cumartesi

Mucize Bir Yağ: Omega 3


Bugün birazcık da mucize besinlerden bahsedelim. Mesela Omega 3 ya da diğer bilinen adı ile balık yağı. Cücudumuzda beyin ve kalp fonksiyonları için anne karnından itibaren gereksinim duyulan besinlerden biridir. Omega 3'ün yanı sıra omega 6-9 ve krill yağı (krill oil) gibi balık yağı sınıfına giren besinler de bulunur. Genellikle deniz ürünleri balık yağı içeren ürünlerin başında gelir. Hatta şöyle ki; Amerikalı bilim adamlarınca yapılan bir araştırma, balık, soya, semizotu ve kabuklu yemişler gibi omega 3 yağ asitlerince zengin yiyecekleri tüketmenin Alzheimer hastalığı ve bunama riskini azaltabildiğini gösterdi. Başka araştırmalarda da daha önce benzer sonuçlar elde edilirken omega-3 mucizesi bir kez daha doğrulanmış oldu.
Omega 3 içeren yiyecekler genellikle deniz ürünleridir. Somon, uskumru, ton balığı, ringa balığı ve sardalya gibi soğuk sularda yaşayan yağlı balıklarda bol miktarda omega 3 bulunur. Bazı bitki, yemiş ve et ürünlerinde de Omega3 içeren yiyecekler bulunmaktadır. Omega-3 yağ asitleri, balık ve keten tohumu gibi gıdalarda bulunur.


Kuruyemiş ve tohumlar (keten tohumu, chia tohumu ve ceviz gibi), bitkisel yağlar (keten tohumu yağı, soya fasulyesi yağı ve kanola yağı gibi), takviyeli gıdalar (bazı meyve suları, süt, soya içecekleri ve bebek mamaları gibi) farklı miktarlarda omega 3 içerir.




Peki Omega 3’ün faydaları nelerdir?


Balık yağının hava kirliliğinin kalp üzerindeki olumsuz etkilerini azalttığını kim tahmin edebilirdi ki? 2012 yılında Amerika’da yapılan bir araştırmada, 29 orta yaşlı yetişkinin 4 hafta boyunca her gün 3 gr. balık yağı kullanması istendi ve günde 2 saat boyunca kirli havaya maruz bırakıldılar. Araştırma sonunda balık yağı kullanan grubun plasebo alan gruba göre, daha az negatif etkiye maruz kaldığını tespit edildi.
Bristol Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre 
Omega 3 balık yağı kireçlenme belirtilerini azaltmaktadır. Genetik olarak kireçlenme problemi yaşayan kobay fareleri Omega-3’ten zengin bir diyet ile beslendiklerinde, standart diyet ile beslenen farelere göre kireçlenmenin %50 azaldığı görülmüştür.

Yapılan araştırmalar telomer kısalmasının kök hücre fonksiyonlarını kısıtlayabildiğini ve hücresel yenilenmeyi yavaşlatarak erken yaşlanmaya yol açtığını göstermektedir. 2010 yılında California Üniversitesi’nde 600 hasta arasında yapılan bir araştırmada 
balık yağı ve telomer kısalması arasında bir bağ bulunmuştur.

Araştırmacılar balık yağı ve bilişsel zeka arasında pozitif bir ilişki bulmuşlardır. Balık yağı kullanan kişilerin kullanmayanlara göre beyinlerinin serebral korteks ve hipokampus bölümleri daha gelişmiş olduğu için, hafıza ve düşünme yönünden daha başarılı oldukları görülmüştür. Balık yağı omega-3 yağ asitlerinden meydana geldiği için vücuda esansiyel yağ desteği sağlar. Esansiyel yağları vücut tek başına üretemez, gıdalar yoluyla alınması gerekmektedir. Balık yağı vücutta yağa dönüşmez (yağ olarak depolanmaz); aksine hücreleri koruyucu bir yağ tabakası olarak kullanır. Omega-3 yetişkin insanlarda dikkati ve konsantrasyonu artırıyor. Depresyon tedavisini destekliyor ve hatta Alzheimer hastalığı riskini azalttığı da düşünülüyor.
Bu arada unutmadan; Omega-3, gençler, çocuklar ve tüm yaş gruplarında öneriliyor. Ülkemizde balık tüketimi yeterli olmadığı için, özel bir yan etki görülmediği sürece kullanımında sakınca bulunmuyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme